Şiir, Şair, İhtiras
Vuslata hiçbir zaman erişilmeyen, muhatabı inciltiş yıpratış. Dudaklardan ruhunun dökülen aksi, çıldırma noktası, bedeninin çözülüşü...
"Sabahın köründe uyanmak, Tanrı'nın sana 'bir günün daha var, mahvet' deme şeklidir." - Dorothy Parker (kurgusal)"
"Sabahın köründe uyanmak, Tanrı'nın sana 'bir günün daha var, mahvet' deme şeklidir." - Dorothy Parker (kurgusal)"
Vuslata hiçbir zaman erişilmeyen, muhatabı inciltiş yıpratış. Dudaklardan ruhunun dökülen aksi, çıldırma noktası, bedeninin çözülüşü...
Ebu Zerr'in maksadı üzüm yemek İdi..Bağcıyı döğmek değil.
Çağdaş Ebuzerciler bağcı'yı gebertip bağı bostanı gasb etmeyi.
Dostoyevski, devrin bir çok ilerici genci gibi büyük toprak ağalarını koruyan kölelik kanunlarının yarattığı sosyal ve siyasal yapıdan rahatsızlığını Belinski’nin toplantılarına katılarak belirtir.
Yaşamı boyunca derin bir kimlik çatışması yaşamış, ne gerçek bir Alman ne de gerçek bir Çek olabilmeyi başarabilmiş Franz Kafka...
Eğer bir böcek olsaydım ne olurdu? Şimdi ki önemsenmemden çok beni o halde bağrına basabilecek biri olur muydu? Eline alıp gezdirebilecek, çatır çutur amansız sesler çıkarsam da beni dinleyebilecek. Sevgi her şeyi ciddi ciddi yener mi belki de şu 4 5 saatimi ayırarak okuyup bitirdiğim Kafka'nın "Dönüşüm" kitabı
Daima söylerim: “Her ölüm erkendir aslında.” Hayat bütün zorluklara ve sıkıntılara rağmen yaşanmaya değerdir. Ölümü kimse sevdiklerine yakıştırmak ve yaklaştırmak istemez. Her ölüm arkasında bir enkaz bıraksa da şair ve yazarların ölümü ayrı bir yıkımdır. Çünkü onların hayran kitleleri vardır. Böyle ölümler sadece yakın akrabaları değil, ölen kişinin
Edebiyat çocuklarımız için kurtarılmış bir alan gibi kalmadı. Kalamadı... Bunun sebebine dair küçük bir deneme...
Oyunlar, dedik Değişen dünya şartlarında değişen oyunlar Kumda oynayan çocuklar, artık çocuk yuvalarında halıflekslerde, internet sayfalarında, playstation başlarında Ne oyunu oyun olarak görebiliyoruz, ne de zamanı zaman olarak
Gönül erleri maddeden ölseler de manen gönüllerde yaşarlar. Çünkü onların davası Allah’ın davasıdır. İlayi kelimetullah davası için nefes alan bu ulu zatlar, dünyayı bir durak olarak görmüşlerdir. Gerçekte dünya cennet hayatını kazanmak ve manevi mertebe elde etmek için bir mekteptir. Bu mektepte ham ruhlar manevi ilimlerin ziyasıyla olgunlaştırılır.
Trabzon’un değerleri ve değerlileri saymakla bitmez. Bu değerlerden ve değerlilerden biri de İnşaat Mühendisi-Şair Halit Macit Beyefendi’dir. Bu ‘beyefendi’ ifadesini özellikle kullanıyorum. Çünkü onun en belirgin vasıflarından biri de beyefendiliğidir. Onunla tanışıp konuşanların ilk izlenimi bu özelliğine dairdir. Halit Macit Ağabeyi 18 yıldan beri tanırım. Karadeniz Yazarlar Birliği’nin
Hayat Memat:
Mermer tezgâh Evet, tezgâh kavramını, toplum olarak, anlam genişlemesine uğratmış, gerçek anlamı dışında, tuzağa düşürme anlamında kullanmışız. Eskiden tuzaklar kalın iplerle, ağaçlarla, demirlerle yapılırken, şimdi de mermerden yapılıyor. Herkes birbirini tezgâha getiriyor. Hem de mermer tezgâha
Tesadüfen gördüğüm bir kalpti onunkisi. Daha ilk saniyelerde farkedilen bir iç ürpertisi, bir kendinle yüzleşme, bir uzaklara bakma, hatırlama ve gözyaşıydı gerisi. Tokat gibi patladı yüzümde.. Sarsıcı, çokça yalnız, tedirgin edici, çokça yıkıcı gerçeklerdi. Bir çağan ırmak betimlemesiydi bu yaşananlar..
Yaşadıklarımı, yaşayamadıklarımı, özlemlerimi, öteki olmam veya berikine sığınmamı, özlemlerimi, sıkıntılarımı, iç çekişmelerimi, umutlarımı bulduğum bir kitap. Faik Öcal’ın Yitik Anılar Şehri kitabı.
İlk defa İzedebiyat’ta görüldü ‘Mor Ölüm’ romanı... Ama daha pek çok İzedebiyat okuru görmeye fırsat bulamadan siteden çekildi. Ardından da Sanem ALTAYLI’nın romanı çekildi. Fantastik roman kümesine bir virüs girmişti sanki. İzedebiyat’ta görünüp kaçan ‘roman bölümleri’ bir kitap olarak vitrinlere dağılmıştı...
Öğretmenlik yaptığım yıllarda rahatsızlık duyduğum bir konu vardı. O da Atatürk’ü öğrencilerimize anlatabilmek ve tanıtabilmek için giriştiğimiz yoğun çabalardı. Rahatsızlık duymam; Atatürk’ü tanıtmak ve anlatmak için gösterdiğ
Barışçı olmak, barışı arzulamak yetmez. Barış için savaşmalıdır. Boşnaklar, orada mısınız?