..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşamın tanımı yoktur. -Halikarnas Balıkçısı
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Beklenmedik
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

İttifaklar Birer Referans Noktasıydılar 17
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

17/1 Totem alanda mirasçılık ve temas etme kuralı şimdi; ittifakın mirasçısı olma ve ittifakın temas edeni olmaya dönüşmüştü. Bu iki temel başlangıç koşulu köleci sisteme göre dönüşmüştü. Bu dönüşme; kişiyi ana babasına mirasçı yapan dönüşmeydi. Kişiye ana baba kardeşler arasında el ele değdirmenin temasını yapan dönüşmelerdi. Kolektif yükümlülükler ana babaya göre inşacı ana baba totemi üzerine indirgenmişti. Köleci sistem içinde bir de mü

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Beklenmedik
 Evlilik Kâbusu  (GAYE DİLEK GEZER)

Mutlu bir evlilik umarken yok artık daha neler dedirtecek cinsten bir olay ve de son.
 Küçücük Hikâyeler - 2  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

-Gogol'un öldüğü günden tam yüz sene önce doğmuşum. Bu cevap biraz ukalacaydı ama o sorunun sahibi de bunu hak etmişti. Soruların hazır cevapları bekleneceği yerde soranın da araştırması gerekmez miydi? İ
 Miras  (Kamil Erbil)

Rahmetlinin çocukları hala gözleriyle sessiz, hareketsiz,sabit bir noktaya bakıyorlardı.
 Tuhaf Bir Raslantı  (ERDEN ERKİN)

Sanırım dört ay kadar sonraydı, bir gün büromda gazetelere göz gezdiriyordum. Uludağda önüme çıkan o kadının gazetede resmini gördüm. ERDEN ERKİN
 Gözlerine Dalmak Calypso'nun…  (Mehmet Aydın)

Okyanusun ortasında bıraktığın düşlerimizi, şimdi hangi kağıt gemilerin küpeştelerinde bir varmış ile bir yokmuş arasında yolculuklara çıkartabilirdim...
 Unutulmayan Hatıralar  (ERDEN ERKİN)

Prensip olarak evli bir kadınla asla birlikteliğim olamaz, ancak öyle bir göz göze geliyorduk ki...Bakışlarıyla bana öyle şeyler anlatıyordu ki..Ve ben onu o kadar iyi anlıyordum ki... ERDEN ERKİN
 Sepetçi İle Zengin Adam  (Serdar Yıldırım)

Vaktiyle bir ülkenin bir şehrinde bir sepetçi adam yaşıyormuş. Bu sepetçi sabahtan akşama kadar dükkânında sepet yapmakla uğraşırmış. İşine saygı duyar, en ucuza satacağı sepetleri bile büyük bir özenle hazırlarmış. Bundan dolayı yaptığı sepetler çok sağlam ve dayanıklı olurmuş. Başka şehirlerden, kasabalardan, köylerden onun yaptığı sepetleri almak için dükkânına gelenler bile varmış. Bu sepetçi yalnız salı günleri dükkânında bulunmazmış, çünkü salı günleri o şehirde pazar yeri kurulurmuş ve sepetçi pazarda sergi kurar, sepet satarmış.
 Senin Hikayen  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Özetlersek: Sen yüzsüz, utanmaz, alçak, namussuz, kalleş, şerefsiz, haysiyetsiz, soyguncu, adi... bir varlıktın.
 Prostat  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Mola verinceye kadar dayanabilir miydi? Ağrı giderek artıyordu, daha fazla bekleyemeyeceğini anlayınca yerinden kalkıp şoförün yanına gitti.
10 
 Bir Ziyafet  (Yûşa Irmak)

Bizim Timur abi boğazını çok sever. Trakyalı olmasına rağmen bir doğulu gibi et – balık yemeye bayılır. Yemek ve yediği yemek üzerine şiir yazmak ayrıca onun özel bir zevkidir.
11 
 Giderken beni de götürür müsün..?  (pelin onay)

Kendini çaresiz, yorgun ve yalnız hissediyordu. Yanına oturduğu yatağın üstüne kapattı yüzünü. Bir elin omzunu tutup, onu kaldırmasını ve sarılmasını diledi. İmkansızı diledi yani...
12 
 Yaban Arısı  (Talha Yaman)

Sıcak bir kış günüydü.Ani fren sonrası dev bir homurtu tüm otobüsü baştan sona turladı.İçinde dersine yetişmeye çalışan öğrencilerden sıkıntıdan patlayan ihtiyarlara mesaisi yeni bitmiş memurlardan hastaneden dönen hastalıklı insanlara kadar çeşit çeşit insan bilhassa burunlarından soluyarak içinde bulunduğumuz insan dolu fırını daha da bi harlıyorlardı.Hayatta kalma içgüdüsü doruktaydı.En ufak bir dalgınlıkta yerle bir olacağını bilen bu insanlar vahşi bir kurt gibi tetikteydiler.Bendeniz İsmet ise bu kurtlar sofrasının ortasında başımı cama dayamış ufak bir ritim tutturarak yolculuğumu yapıyordum.Bir gözüm uzun uzun uzaklara dalmışken bir gözüm de camdan görüntüsü yansıyan kızın bacaklarını kesiyordu.Yine de sıkılıyordum.Özellikle de bu küçük mahşer meydanında.Önümde cama sıralanıp benim gibi uzaklara dalmış olan işsizler mi dersin yoksa nefesinin tek damlasını ziyan etmeden arkadaşına birşeyler anlatan kıza mı?Hepsi yaşadığım azabı kat be kat artırıyordu.
13 
 Schatzi...  (Mehmet Aydın)

Aysız bir gecede bırakıp kaçtığın düşlerimizi, Marsailles Lejyoneri bir adamın, kanlı parmaklarına ve kirli geçmişine sırtlarken,her ilmiği askla örülmüş sevdalarımızı kızlık kanınla buladın sen..
14 
 Bir Ruh Çağırma Operasyonu  (Mehmet Sinan Gür)

Bazı şeyler var ki doğru kullanılırsa çok işe yarar. Böyle ruh çağırıldığını hiç duymadınız mı?
15 
 İn Aşağıya Ulan  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Dolmuşun içinde, hareket etmesini bekleyen ayaktaki yolculardan bazıları “çıt çıt” diyor, bazıları da kafasını sallıyor. Sabırları tükenmek üzere.
16 
 34 Yıl Sonra Gelen İtiraf  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Şimdi seni burada görünce ve anlattıklarını dinleyince de anladım ki bana acı veren hayat değilmiş, benmişim hayatı acıtan. Hayat bana engel koymamış, benim kendimmiş bir engel...
17 
 Plastiksiz  (OZAN ÖNEN)

GARAJ PİSLİĞİNDE PUSUYA YATMIŞ İNSAN YÜZLERİNDE,YERDEN TOPLANIP 'İÇİLMEYE ÇAILŞILAN NEFES OROSPUSU OLMUŞ İZMARİTLERDE,ELDEKİ TÜTÜN KOKUSUNDA,YEPYENİ YOLCULUKLARDA AÇIĞA ÇIKAN ESKİ HÜZÜN YUMAKLARINDA...
18 
 Yumurtanı Nasıl İstersin Canım, Rafadan mı Kafadan mı?  (Emine Pişiren)

Dedi ve tam sınıftan çıkarken arkalardan bir hışırtı ve müdürümüzün tam sırtına isabet eden yumurta, krem rengi elbisesini sarıya çalmıştı. Tüm sınıf aniden sessizleşmişti; bazılarımızın arkalara doğru radar gibi çevrilen başları adeta bir suçlu arar gibiydi.
19 
 Sarı Kediyi, Niçin Kireç Kuyusuna Atmıştım? - 1 -  (Emine Pişiren)

Öğle tatillerimde birden ortadan kaybolmamı neden sır gibi saklıyordum, bilmem ama arkadaşlarımın -herhalde o yavru kedileri annesinden alıp ayıracakları korkusu - yavrulara zarar verecekleri düşüncesi, çocuk yüreğimi kaygıyla dolduruyordu. Beni arayıp da bulamayan, derste yakalayıp “nerede?” olduğumu soran arkadaşlarıma “Annem dışarı salmıyor, evde yemek yememi istiyor…” gibi bahanelerimle savuşturuyordum.,,
20 
 Kim Ben, Ben Kim  (ERTUĞRUL ÖZARSLAN)

İzmir de bir edebiyat atölyesinde eleştirmen Hülya Soyşekerci Hoca'mızla birlikte "Kafka'nın Dönüşüm" adlı eserini işlemiştik. Hülya Hoca'mız "Dönüşüm" eserinden yola çıkarak öykü yazmayı denememizi önerdi. Ben de bu öneri üzerine "Kim Ben, Ben Kim" adlı öyküyü yazdım.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Miras
Kamil Erbil
Öykü > Beklenmedik
Evlilik Kâbusu
GAYE DİLEK GEZER
Öykü > Beklenmedik
Prostat
Ömer Faruk Hüsmüllü
Öykü > Beklenmedik
Bir Ziyafet
Yûşa Irmak
Öykü > Beklenmedik
Yaban Arısı
Talha Yaman
Öykü > Beklenmedik
Nokta
Hacer AKTAŞ
Öykü > Beklenmedik
Beyaz Türkler
mehmet avcı
Öykü > Beklenmedik
Mısırcı
Cafer ŞAHİN
Öykü > Beklenmedik

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © , 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.