Bulmayı Umduğunuz Düşleriniz Sahi Kaldımı Yanınızda...
Yanılmıyordum
öğrenemedik sevmeyi,
öğrenemedik merhamet etmeyi,
öğrenemedik kötülük etmemeyi,
öğrenemedik bir kereliğinede olsa taviz vermeyi,
"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"
"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"
Yanılmıyordum
öğrenemedik sevmeyi,
öğrenemedik merhamet etmeyi,
öğrenemedik kötülük etmemeyi,
öğrenemedik bir kereliğinede olsa taviz vermeyi,
Ağaçlar, yapraklarını hep taze tutardı, dökülse, yenileri yüreğinde yeniden kendini gösterirdi. Sonsuz bir akış, niyetlerinin sonucu, seni kendine döndürüp, yakınındaki sevgileri anımsatırdı... Hep ama hep olacaktı, girdap değildi, acı değildi, mutluluğun özü ve en büyüğüydü.
İşte sen! Kendine dönünce daha bir mutluluk verensin... Bu olmalı! İstenen!
Yapmayı çok istediğim bir tasarımı paylaşmak istedim. Belki bu yazıyı okuyan ve parası olup tasarımın herhangi bir parçası hoşuna giden birisi çıkar ve en azından tasarım bir tasarı olmaktan kurtulur...
Her şeylerini alıp gittiler / Bir, çiçekleri kaldı saksılarda / Bir, uykuda düşleri / Yürekleri birde...
Düşünceler beyin kavanozundadır.Uçmak isterler, özgür kalmak isterler.Aklı başında insan, açar bütün kapaklarını, salıverir karasineklerini ve beynini yiyip bitiren sivrisineklerini.
Bazen düşüncelerimizi bir sinek gibi salıverdiğimizde, gidip bir pisliğe konabilir.Yanlış düşünceler bizi, yanlış yerlere sevk edebilir.
Konuşmasam da anla… Yanan yüreğine bir yudum su, her adımda kuşların söylediği şarkılar gibi duy beni… Gri olmasın, benimle bir renk cümbüşüne dönüşsün hayat… Gözlerini gözlerimden ayırma güzel sesinle bana masallar anlat baba… Gözlerini gözlerimden ayırma baba ne olur… Ellerini ellerimden ayırma, rüyalar bitti artık gerçeklere uyan ne
ne zormuş herşeyin yalan olduğunu öğrenmek ama yine de ona inanmayı istemek...
İnsanın bilinçaltı derinliklerindeki bilgileri ortaya çıkaran o güç rüyalarımız dır. Orada ne kadar özgürlüğümüzü yaşarsak yaşayalım takıldığımız yerde sistemin devreye girişini izliyoruz.
Mekan yalnızca bir arka fon oluştururmuş insanlara ve yaşamlarına...İnsanını ve yaşamını yitiren mekan,yalnızca hoş desenli boş bir kağıda dönermiş üzerine dalıp dalıp hafızayı canlandırmaya yarayan...
Tanımsız benliğime mahkum eder camdan kelepçeler.Gardiyan olarak acılarımı tayin eder başıma.Hiç terketmez acılar beni biran olsun kurtulamam.
“Romandan fırlamış bir roman kahramanı gibi..”
“Öyle kırılgan, mahcup tavırlarla çocuk gibi… Öyle masum, öyle içten sıcak, sevecen…”
“Şiirin dizeleri gibi akıcı, derin… Aşığın sazının telleri kadar duygulu…”
Neden geçmedin diye sormayacak mı sana zaman?
Neden geçmedin o yardan, bir diğerinden vazgeçmeden?
Büyük, saydam, korunaklı ve huzurlu bir yerdi. Ellerinin aradığı, sesinin yankılandığı, büyüleyici bir anıydı. Resimler hatırların temsili, acılar mutlulukların gölgesiydi.
Nedeni zorunlu bir temayı gösteriyor. Zorunlu ve akıcı. Yenileyici ve kalıcı. Rüzgar sonsuz bir ritm, anlatılanlar kuruntusuz bir ilim. İşte seçimlerin getirdiği yer ! İstekler değil,
Hele bir elleri vardı, göreceksiniz,
Beş uzantısı olan ak bir yıldız.
Görürsün ama temas edemezsin.
Dudakları da aynen öyle;
Gün doğumuyla kızaran, ufuk çizgisi gibi
Birden düştü yüreğine ılık ılık bahar taneleri.
Kuşların cıvıltısı içini kıpırdattı, bahar gelmişti yüreğine
Filizlenmiş hayalleri karşısındaydı artık, göz göze bakarken ne olduğunu
Anlamadan hayatın en büyük günahını işliyordu.
Artık dünya yoktu, evren yoktu, benlik yok…
Hasret serpilmez umudun yanına,bir kere serptin mi kendi kendini eker.Önce toprağı kandırıp sokulur yanıbaşına ve salmaya başlar zehir salgılayan kökünü.O kök salmaya başlayınca anlarsın hasretin toprağa nasıl sımsıkı tutunduğunu,serptiğine pişman olup sökmek istersin umudun yanından.Vurduğun kazmalar,attığın kürek kürek topraklar...
Yaşım 21
06/04/2009 Tarih
Günlerden pazartesi
Saat 08:00 gibi
Saatim yok ve düşüncelerimi boğan bir şeyler var,
Bazen yolda yürürken eski evler görürsün. Kimler, hangi zamanlarda oturmuş bilmezsin. Belki akşamları, dışarda soğuk rüzgar eserken, pencerenin kenarında hiç bulamayacağı hayatları isteyen, gece yatağa yattığında tatlı düşlere dalan hırslı, yetkin bir insan...
Sevdiğin şeylere dokunurken hayat henüz değişmemiştr. Değişeceği de dünyanın gidişatından bellidir. Şansa inanıp