İlan-ı Aşkın Tanımı
Hele bir elleri vardı, göreceksiniz,
Beş uzantısı olan ak bir yıldız.
Görürsün ama temas edemezsin.
Dudakları da aynen öyle;
Gün doğumuyla kızaran, ufuk çizgisi gibi
"Sabahın sekizi ve Salı... Henüz kahvemi bitirmeden önce, Tanrı'dan daha azını yargılayabilir miyim?" - Dorothy Parker"
"Sabahın sekizi ve Salı... Henüz kahvemi bitirmeden önce, Tanrı'dan daha azını yargılayabilir miyim?" - Dorothy Parker"
Hele bir elleri vardı, göreceksiniz,
Beş uzantısı olan ak bir yıldız.
Görürsün ama temas edemezsin.
Dudakları da aynen öyle;
Gün doğumuyla kızaran, ufuk çizgisi gibi
Bana göre şiir; iç dünyamızın ruhsal coğrafyasıdır.
Fikret Başkaya
Bazen beynim açlık çekiyor. Aslında bu tamamen küstahlıktan.
Müziğin ruhun gıdası olduğuna dair bir önerme var, biliyorsunuz. Şunu söyleyeyim; müzik gerçekten de insanı doyuruyor (elbette öyle boktan bebek'te üç beş tur atarımlar falan hiç bir yeri doyuramaz!). Fakat ondan da öte, bazen müzik insanı başka dünyalara uçuruyor.
Direnmenin anlamı yok; geldi işte yine, yeni yıl. Yani en klişesinden, bir yıl daha yaşlandık, olgunlaştık, hatalarımızı gördük, hayatlar kattık hayatımıza...
Bir emekli olarak, öğretmenler gününü kutlayacağım için üzgünüm.
Aşk nedir diye sordu bana ürkek tavırlarıyla beklediği cevapları alabilmek umuduyla ve korkularıyla yüzleşmeye gönüllü bir kahraman edasıyla cevaplamamı bekledi
"Neyi görmedik ki bu hayatta… Neyi tatmadık ki… Bazen durup da hayatı günlük lüks zevklerle yaşadığımız için boş nitelendiriyoruz kendimizi." diye başlıyor Mehmet Cem UYSAL bu yazısına. Kendisini baştan keşfedercesine çok insana hayatlarındaki en gerçek aynayı sunuyor.
Şehitlerimizin ruhlarına saygısızlık olur diye normal ses tonumuzdan daha düşük bir ses tonuyla konuşmaya çalışırken, bir dondurmacının sesiyle irkildim. Sonra kalabalığı gören diğer satıcılar; kartpostal, hediyelik eşya ve su satıcıları bir taraftan, yiyecek satanlar diğer taraftan bağırıp duruyorlardı. Sanki bir mahalle pazarının esnafı gibiydiler.
Halk arasında yanlış bilinen bir konuyu ayetlerle delillendirerek anlatmak istiyorum. Toplumumuzda ölen kişinin mezarı başında Kuran okumak ya da ilerleyen zamanlarda Kuran okuyup ölünün ruhuna göndermek gibi bir takım adetler vardır. Ancak bilinmelidir ki ölen kişinin amel defteri ölümüyle beraber kapanır. Ve herkes, hayattayken -kendi- yapıp ettiklerinden sorumludur.
Orhan Pamuk