"Kitap, cebinizde taşıdığınız bir bahçedir. — Çin atasözü"

Deneme

Soğuk Düşler Yaşadım Hayata Dair

Mektubuma bu şiirle başlamak istedim. Çünkü sen derdin ki kelebekleri incitmek istiyorsan gülleri kanatlarından kır. İşte bu yüzden seni mutlu etmek için gül kokan mısralarla başladım mektubuma mor kelebeğim.

yazı resim

Fatma Nine Öz Türkçe Sözcük Kullanıyor

Çocuklar, torunlar gözel gonuşmeyom deye gızıyorlardı bana; şinciden sonra bi m.k diyemezler. Bu konuda isteklendirmem de çok iyi. Yani , motivasyonum çok iyi demek istiyom. Baksana ne gadar gözel Öz Türkçe gonuşuyom, bi de üstelik Öz Türkçe yazıyom.

İyi Biri

Size koz sağlayan değerleriniz olmadan da dik durabiliyorsanız, zaten doğru yoldasınız demektir. Unutmayın ki iyiler mutlaka kazanır. Bu satırlarda olduğu gibi de hatırlanır

Çaya Dair Kırk Yazı (10)

Eylülü tarif et denilse, öyle mevsimlere değgin cilt cilt ansiklopedi devirmem. Eylül, yaz ile kış arasındaki hüzün renkli geçiş köprüsünün ete kemiğe bürünmüş hali./ Takvim yapraklarına yazılan misalidir. Cümlelerini kurarım. Devamında ağaçların ağır ağır suskunluğa bürünmesi, buruk bir merhabanın ardınca gelen elveda eylül

Yaratıcılığın Kaynağı Öfke.

Hepimiz etkilenimlerimizin bütünüyüz. Bildiğimizi iddia ettiğimiz anda öğrenmeye karşı direnç göstermiş oluruz. Oysa karşımızdakinin söylediklerini iyi analiz etmiş olsak anlayabiliriz. Çünkü en doğru bilinenlerde dahi yanlışlar en yanlış kabul edilenlerde dahi doğruluk payları vardır.

Günlük Koşuşturmaca da Edebiyat

Bir yerden sonra yeter artık! Diye bağırmak geliyor içimden. Uzun süredir de günlük politik gelişmeleri sadece yüzeysel takip ediyorum, hatta etmiyorum. Köşe yazıları, yorumlar hep politikacılar üzerine, manşetler ona keza.

Hız ve Dünya

Son sürat, gevşemeye izin vermeden, canlılara has bir duruşla, bir şeyleri heba etmeden. Hız yolun en güzel kısmı, koşuşturma bitmek bilmeden. En gereksiz, en dokunaklı, bir uçurum kenarında ya da bir başlangıç çizgisinde!

Mudurnu'lu Fatma Nine'nin Günlüğü - 25

Gışın en büyük eğlencem, kuşlar sevgili günlüğüm. Yalnızlığımızı unutduran guşlar. Serçe guşlarım, garabakal guşlarım. Hem bahçeme, hem pencere gıyılarıma geliyorla. Onlar uçun cam gıyısına avuç avuç döktüğüm pirinç gırıklarını yiyorla. O gadar alıştılar ki, garınları doyunca gitmiyorla. Suçlu, mahzun çocuk gibi duruyorla penceremde.

Başa Dön