Acılarına Ben Kefilim
Acıların yarınlarda müjde kokan ciceklerdi..Düsünsene karların altındaki citlenbikleri...Aylarca toprakla kar arasında kalırlar..Ama içlerinde hicbir zaman umutsuzluguna yenilmezler
"Korkma, hayat sandığın kadar uzun değil. Asıl korkman gereken, yeterince gülmemiş olman." – Neil Gaiman"
"Korkma, hayat sandığın kadar uzun değil. Asıl korkman gereken, yeterince gülmemiş olman." – Neil Gaiman"
Acıların yarınlarda müjde kokan ciceklerdi..Düsünsene karların altındaki citlenbikleri...Aylarca toprakla kar arasında kalırlar..Ama içlerinde hicbir zaman umutsuzluguna yenilmezler
gözlerin istanbul gibiydi nice cevherler var keşfedemediğim ....
Sakın unutma adımı
Hesap veremezsin anılara
Kim dediklerinde susarsın
Konuşmadığın her saniye
Saatin akrebi akıtır zehrini
Fakir soframdaki bereketimdir gülüşlerin..Varlığındır onca acıya dayanma sebebim..Ve acıya tok, mutluluğa aç gönlümün sevgi ekmeği..
Gül açan şafaklarda , dibacesinde gül olan taze bir başlangıçtır sevdan… Zaman yelesi alev alev bir yılkı koşan. Yolun sonunda sen varsan, her meşakkate katlanır bu emanet can.
O gün görünürde yanan mektuplardı belki ama aslında yanan duygularımdı, sevgilerimdi, aşklarımdı daha ötesi yüreğimdi…
Ben yüreğimi yakmıştım o gün anlatabiliyor muyum?
Bir insan yüreğini ateşe atıp da sıradan bir değnekle karıştıra karıştıra yakar mı?
Hasretini katıp gönderdim postayla
Ne posta kabul etti ne givercinler ne ulaklar
Bu yük ağır kaldıramaz kanatlar
Herşey ne kadar güzel sevgilim, ne mutluyuz bak…
Ama sen bakamazdın değil mi? Bu sadece benim masalımdı ve gözlerimin kapalı olduğunu unuttum.
Yıldızları toplayıp merdiven yapıp odana
Gizlice içeri süzülürken parmakların ucunda
Uyandırmadan seyretmek doya doya
Her dönüşünde saklanmak yatağın dibine
Biliyor muydun?... Meşeler, çok güçlüdür. Kökleri, toprağın derinlerine iner ve yayılır. Meşenin bu derinliğe doğru dalışını ve çeperlere açılımını aynı esirgemezlikle kucaklar toprak... Ve ağaç, büyük bir güvenle birleşir toprakla. Güven duymadığı peliti, toprak istemez; pelit güven duymazsa, sereserpe veremez kendini toprağa.
Güller de ağlar tıpkı senin gibi. Sen de bir kelebeğin ardından gözyaşı dökersin. Onun için hayaller kurarak, beynine giden damarlarından arzularını yürütürsün. Kalbinin bir başka attığını düşünürsün. Daha bir güzelleşirsin.
Sevgi, yahut aşk, manevi bir duygu; soyut bir kavram. Kirletilmesi güç bir değer. Meşhur meseldir:Evvel zamanlarda devr-i kadim ademlerinden bir adem. Bilge bir zata gider. “ Efendim ben Hak âşığı olmak istiyorum.” der.
Aşkın dev boyutları karşısında çok küçüksün sen daha. Bilmezsin bir yaprak gibi nasıl savrulacağını sağa sola. Aşk dilde değil yürekte yerleşmeli gülüm. Sen bakma herkesin ağzında dansettiğine. Dudaklarınla değil yüreğinle haykırmalısın aşkı gülüm. Bir zehir gibi dolaşır aşk damarlarında ince ince. Bilmezsin nasıl yayılacağını her bir anına; gününe
Elbet bir gün çıkar içimizde isyan eden ölüm. Haykırır avazı çıktıkça Bir sebepsiz ölümden ibaret olur her ne yaşanmışsa. Kendimizi, unutulmayan yağmurlarda saklasak da sevgisiz bırakır uzun geçen yıllar.
Size göre aşkın bir kokusu var mıdır?Varsa nedir?Bana göre mi?Bana göre vardır ve okuyunca hakvermeniz ihtimaldir!
Düşlerimden topladım tüm silahlarımı ve bir gece yarısı vurdum beni.
İşte gidiyorum çeşmi siyahım!
Bu sazın kopmayan son teliyle çalıyorum türkümüzü! Kentin sınırlarını kanatıyor, pır pır atan yüreğim ayrılığın ilk sancısıyla!