Öykü > Sürrealizm
Kedisini Kaybeden Adam
Hemen hemen aynı günlerde ise bir başka şey oldu. Onun da hemen ardından bir başka şey daha oldu. İlk olan neydi bende bilmediğim için ikinci kısımdan başlayacağız.
Film Şeridi
Birden sevgilimin üzerine yürüdüm.Alt dudağını dişlerimin arasına alıp ısırdım. Ellerini saçıma dolayıp başımı arkaya devirdi. Dudağım kanamıştı. Kapıyı vurup çıktı.
La Teşbih ve La Temsil
Yaşananları farklı açılardan hep beraber görüyoruz. Aslında toplum, sümen altı edilmiş kağıtlar dışında kayıttadır. yaşanmış olan Ermeni vatandaşlarımızın
tehciri sonrasında olanları babam anlatmıştı. Babam
Sungurlu'da bir Ermeni Aileyi olaylar yatışana dek evimizde misafir ettiklerini anlatmıştı. Bu Aileyle önce Ankara'da, yıllar sonra da İstanbul'da hayatta
Kan Kaybediyorum...
Yaşamın dışına itildim çünkü ben, bitirdim o döngüyü, atlattım o kaosu, nefesim kesilmeye başlıyor tekrardan,oysaki bir kez ölmüştüm ben...
Saat Gökyüzüne Yaklaşıyor
Kuıtuluş Parkı... Havuz kenarı ve havuzda yüzen balıklar... Bir bankta oturuyorum.
Yoksulluk sınırının altında kalan babamın emekli maaşı yetersizliği ve hükümet tarafından emeklilerin hala fazla maaş alıyormuş muamelesi görmeleri yüzünden sinirle yere tükürüyorum.
Kuşluk Sanat Edebiyat Dergisi - Mart Sayısı 2007
Dünyanın Herhangi Bir Köşesi, Bilin Bakalım Neresi?
Müşteri kayıt defterinin üzerindeki parmak izlerinden bariz bir şekilde anlaşılıyordu ki yakın bir zaman önce bir müşterinin kaydı yapılmıştı. Ama bu müşterinin koltuklara oturmadığı kesindi. Çünkü en son koltuğa oturan kişinin koltuk üzerinde bıraktığı iz üzerini ince bir toz tabakası kaplamıştı. Binanın havası Sercan’ın ciğerlerine işlemişti. Yok tarihi
Yasak Mıydı Sahiden?
Bir gün ansızın ortaya çıkan gizemli bir tren, tüm kelimeleri alıp götürmeye başlar. İnsanlar ve kelimeler arasındaki bu zoraki ayrılık, toplumda büyük bir şaşkınlık ve telaş yaratır. Herkesin ortak hazinesi olan kelimeler olmadan yaşamak mümkün müdür? Bu alegorik hikâye, ifade özgürlüğü ve dilin önemine dair düşündürücü bir anlatı
Biliyorum Ellerim Ağlayacak
düşlerinden uzaklaşırken, ellerimden düşen buzdan damlalar
ona söylemek istediğim sözcüklere dönüşüyordu.
İsterik Kadın, Haydi Oradan Sen De!
Kirli, yorgun bir gündü tamamlanan. Çiseyen yağmur egzoz ve homurtulara karışarak benim gibi evinin yolunu tutan kent sakinlerinin tepesine inmekteydi. Çöp yığınlarından yükselen şu iğrenç kokuyu saymazsak özlemişim tozun toprağın kokusunu. Derin bir nefesle çektim doyasıya içime; dağı ovayı vadiyi. “Ah ulan ” dedim kendi kendime “ kaz
Madam Porfori
Ne mi diyecek Peder, sevgili beyler, hanımefendiler, bu güzel günde susunuz ve sessizliğe bürününüz. Sicim gibi havai fişeklerle tutuşmamız zaman alacak ama mutlaka tutuşup patlayacağız. Yukarıya daha yukarıya, daha yükseğe. Pat pat pat Çok sıkıcı bir alman virtüöze gibisin, gelip kafamın oydun. Korkunç ateş karıncaların hücrelerimi yedi. Pervasızlık
Kaktüs ve Akrebin Kısa Tarihi
‘Zamanın Kısa Tarihi’ni yazmak isterdim. Ancak, Profesör Stephen Hawking benden önce davranıp popüler bilim kitabı olan bu çalışmasını 1988'de yayınladı. Bana da popüler olmayan bu öykümü sizlerle paylaşmak düştü.
Hayat, güneş ışınlarının fütursuz foton tacizine uğrayan pangaea çölünde başlıyor. Kaktüsümüz çölün merkezinde çevresinde kerpiç duvarlar olan
Atatürk'ün Dönüşü
Bir insanın özellikle de bir kahramanın büyük bir tarihsel kişiliğin rearkarnasyon ile tekrar hayata dönmesi muhteşem bişey olabilirdi..
Muhteşem Kopya
Lise yıllarından bir anı..her sınavın bir kahramanı vardır. 1O alacaklar önceden bellidir. Siz kopya çekip 1O aldınız mı hiç? Ben gördüm. O gün dilim tutuldu !!!
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20











