Öykü > Sürrealizm
Yasak Mıydı Sahiden?
Bir gün ansızın ortaya çıkan gizemli bir tren, tüm kelimeleri alıp götürmeye başlar. İnsanlar ve kelimeler arasındaki bu zoraki ayrılık, toplumda büyük bir şaşkınlık ve telaş yaratır. Herkesin ortak hazinesi olan kelimeler olmadan yaşamak mümkün müdür? Bu alegorik hikâye, ifade özgürlüğü ve dilin önemine dair düşündürücü bir anlatı
Atatürk'ün Dönüşü
Bir insanın özellikle de bir kahramanın büyük bir tarihsel kişiliğin rearkarnasyon ile tekrar hayata dönmesi muhteşem bişey olabilirdi..
Biliyorum Ellerim Ağlayacak
düşlerinden uzaklaşırken, ellerimden düşen buzdan damlalar
ona söylemek istediğim sözcüklere dönüşüyordu.
İsterik Kadın, Haydi Oradan Sen De!
Kirli, yorgun bir gündü tamamlanan. Çiseyen yağmur egzoz ve homurtulara karışarak benim gibi evinin yolunu tutan kent sakinlerinin tepesine inmekteydi. Çöp yığınlarından yükselen şu iğrenç kokuyu saymazsak özlemişim tozun toprağın kokusunu. Derin bir nefesle çektim doyasıya içime; dağı ovayı vadiyi. “Ah ulan ” dedim kendi kendime “ kaz
Meçhul Adam
beynim zonkluyordu,ayağa kalkamıyordum.düşlerim,gözlerimin bittiği anda zihnimde düello yapıyordu.
Kaktüs ve Akrebin Kısa Tarihi
‘Zamanın Kısa Tarihi’ni yazmak isterdim. Ancak, Profesör Stephen Hawking benden önce davranıp popüler bilim kitabı olan bu çalışmasını 1988'de yayınladı. Bana da popüler olmayan bu öykümü sizlerle paylaşmak düştü.
Hayat, güneş ışınlarının fütursuz foton tacizine uğrayan pangaea çölünde başlıyor. Kaktüsümüz çölün merkezinde çevresinde kerpiç duvarlar olan
Muhteşem Kopya
Lise yıllarından bir anı..her sınavın bir kahramanı vardır. 1O alacaklar önceden bellidir. Siz kopya çekip 1O aldınız mı hiç? Ben gördüm. O gün dilim tutuldu !!!
Ölü Harfler Tapinagi
Siyah harfler düşmüştü dilimden, lambalar yeşilden kırmızıya
atlarken. İki araba birbirine çarptığında, yayageçidinin beyaz
çizgilerine kırmızı damarlar yayılıyordu .Kırmızı, ince ve uzun
damarlar, bir ağacın kökleri gibi, bir haritada beliren nehirler gibi,
bir piyanistin ellerinin üzerindeki
Çapraz Gece
"rüzgarın tıslamaları,bütün gizemleri bu dört kişinin parlaklığı gitmiş gözlerine yansıtıyordu."
Ruh İklimleri
"ıstırap yüklü son havadislerden bir gazete kupürü düşüyor ruhumun burkuntularına."
Matruşka Tükürük Hokkasında
sahnem tükürük seline kapıldı...
seyircilerin çoğu boğuldular...
arka sıralarda oturanlar, çıkış kapısına yakındılar...kaçabildiler...
. Adem .
parmakları direksiyonu kavrarken,
tırnak aralarında beyaz zerrecikler göze çarpıyordu.
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20











