Yazmak; Kişinin Yaşama Attığı İmzadır
Neden ve ne için yazı yazıyorum. Yazı yazma nedenlerim. Yazı yazamnın bende yarattığı duygular
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Neden ve ne için yazı yazıyorum. Yazı yazma nedenlerim. Yazı yazamnın bende yarattığı duygular
Kusmak, istemsizdir. Seçilmemiştir. Biyolojik sisteminizin kabul etmediklerinden kurtulmanın en iyi yöntemidir. Manifestodur, eylemdir, isyandır kusmak!
Şimdi biraz Japonların deprem sonrası sergiledikleri tavırlardan sozedelim. Bu kadar büyük bir felâkete uğramalarına karşın, ortada sağa sola koşuşan bir kalabalık yok. Salya, sümük ağlayıp “ nerede bu devlet” diye yırtınan yok. Yardım noktalarına saldıran yok. Herkes tek sıra olarak yardım almak için bekleşiyor.
Hep maratona benzetirler ya hayatı , bitiremeyeceğimizden değil.
Farklı kondisyonlara sahip herkes bitirebilir bu maratonu .aslında uzun olması değildir maratonu bizim için zor kılan , gitmeyi seçtiğimiz yollardır ve hatta zaman zaman yürüyebilecek olmamızın aklımıza bile gelmemesidir.
En fazla alıyorsun eline kalemi kağıdı, hariçten değil ama dahilden gazel okuyorsun… sonra dönüyorsun yazdıklarının başına ‘ulan, ne yazmışım ben, hiç bi şey anlamadım. Okuyan nasıl anlayacak’ diyorsun… sonra da ‘amaaaan, zaten anlamaları gerekenleri anlamaya çalışmıyorlar, benim ki de eksik kalıversin’, diyor boş veriyorsun…
Ben güneşin altında yaşananların çiğ gerçekliğini karanlığın illüzyonlarına tercih ederim. Gece günah tadında, şehvet kıvamında bir şeydir. Karanlık saatler hırsızlara arkadaşlık eder. Katilleri ve fahişeleri, ihaneti ve cinneti gizler. Gece hain bir pusu
Zaman...
Sahi, nedir Zaman?
Gelenle gelecek olanın hadısatı
Anların Zamanı yoktur; anıların vardır...
yani başa gelenin.
Şimdi ellerimi uzatsam kim tutacak benden başka ve benden başka kim acıtacak canımı? (elbet tutan da acıtan da bulunur da kimse benim kadar iyi yapamaz herhalde bu işi) Benim gibi hayata siyah ve beyaz bakanların aklının eremediği hem dost hem düşman tabiri nasıl hazmedilecek nasıl sindirilecek içe?
Sevgim denizimle güzel bir zaman geçirmiştim. Balkonda titrerken bunları hatırladım, üzerinden uzun zaman geçmiş gibi. Çok zamanlarımız oldu bizim.
Uzak durmasını istediğimiz ölüm, kuşların kanadında gelmekte ve bir kanadında çocuklarımız uçup gitmekte.
Sen neymişsin be Ahmet Altan?...
İktisat Fakültesi koridorlarındaki koşuşun bir harikaydı.
Bayağı çalışmıssın .
Az gayret ,100 metrede rekor kırman bile mümkün be Ahmet Altan.
Demek sadece yazı yazmıyordun ha...
İzedebiyat yazarlarından Nilüfer Magriso'yu anma... Nilüfer Magriso'nun "Yaşam Mucizedir" adı altında toplanan yapıtı ile ilgili...
Alçak gönüllü özür sözcükleriyle kendine bağlamayı düşünme beni.. Eğer bu olsaydı aşkın bedeli, aşk, hiç bir zaman yaşanamazdı özgürce..
Hepimiz zaman arkeologlarıyız. Sırtımızı akıp giden hayata dönüp geçmişi kazıyoruz sürekli yalnızlığımızda. Dündeyiz, bir önceki yılda, on yılda, giderek pro-fallus çağın bilinmezliğinde. İnce çalışıyoruz. Beynimizde törpü, sinir uçlarımız diken diken. Yolculuğumuz hep ardımıza düşüyor. Dedelerimizin beşiğini sallıyoruz uzun gecelerde.
İskender Pala