A n
An!..Ben doğar doğmaz suya bırakılan bir ‘an’ım. Binlerce metre yüksekte bir kaynaktan, göllere ve denizlere varırım. Bir molekül olup, hemcinslerimle o bütünü oluştururum.
"Okumak, zihnin kanatlarını açmaktır. — Helen Hayes"
"Okumak, zihnin kanatlarını açmaktır. — Helen Hayes"
An!..Ben doğar doğmaz suya bırakılan bir ‘an’ım. Binlerce metre yüksekte bir kaynaktan, göllere ve denizlere varırım. Bir molekül olup, hemcinslerimle o bütünü oluştururum.
Belki bir gün ve sonrası, bir hüzne kilitleneceğiz hepimiz. Vurdukça duvarlarına hüznün çıkış çabasıyla, yanılıp dönen sesler çarpacak yüzlerimize.
Bölünüyorsun...
Sen, bölünmek nasıl bir şey bilmeden yapıyorsun bunu. Bölünmek; sen çoğalmaya başladığında başlar...
Kulağımda sakin sakin çalan müzikle dönmeye karar verdim. Geldiğim yolları tekrar adımlamaya başladım. Gülümsememi de yanıma alarak tabii. Herkese gülümseyerek yürüdüm. Mutluluğun sırrını bulmuş bir mucit edasıyla. Mutluluğun sırrı yaşama güzel bakmakta
Sahi, nedir sizin için 14 Şubat?
Kiminiz, son yıllarda dayatıldığı biçimde ‘Sevgililer Günü’, kiminiz ‘Aziz Valentine Günü’, kiminiz ‘Dünya Öykü Günü’, kiminiz ‘Kadınların Şiddete Karşı Sesini Yükseltme Günü̵
Aynanın karşısına geçim yargılamazsım kendini; “ne istiyorum, ne bekliyorum, gerçek amacım ne” sormazsın kendine, gerek duymazsın evlenmek istersin sadece evlenmelisindir çünkü günün birinde herkes evlenir
Artık üç şekerli içiyorum çayımı ve yanında çilekli, susamlı kurabiyelerim. Güneşin doğuşunu seyrediyorum hızlı geçen bir gecenin ardından, yüzümü yıkıyorum soğuğa aldırmadan, dudağımı şekilden şekile sokup ıslık çalmayı öğreniyorum, sonra bir üç şekerli çay daha...
“Meğer dostluklar da anayollara atılan bir çiçek gibi hüzünle ezilirmiş “
2006 yılının sonbahar aylarında tanışmıştık Sevgi’yle. Tanıştığımız yer bir hastane odası. Ben refakatçiydim O ise hasta.
.....yaşanan yaşanacak çarklar yerine oturacak oturuyor da, bize kaderimiz kalıyor, oda Yaradan’ın verdiği tek zerre haksızlık yapılmaz diyor insana hak ettiğin sana, o halde saflar belirlensin tövbelere otursun, hak bilinsin kul adına!
Pembe beyaz sevinçler, en tatlı mutluluklar, en derin acılar, kabus gibi yalnızlıklar, hayat boyunca yaşadığımız acı-tatlı tüm duygularımız; akıttığımız her damlada gizemini korur.
İnsanlık için gönderilmiş herşey insandan daha değerli değildir. İnsanlık için gönderilen şeyler yüzünden insanlara kıymayınız.