Duyguya Ad Koyabilmek
Kahredici bir trafik. Saygısız, insanı her an hayattan koparıp alabilecek denli kuralları hiçe sayan eğitimsiz bir kalabalık var, kendini insan olarak görmek isteyenlerin içinde.
"Yazmak, bir hayaleti kovalamak gibidir; yakaladığında, aslında kendin olduğunu fark edersin." – Franz Kafka"
"Yazmak, bir hayaleti kovalamak gibidir; yakaladığında, aslında kendin olduğunu fark edersin." – Franz Kafka"
Kahredici bir trafik. Saygısız, insanı her an hayattan koparıp alabilecek denli kuralları hiçe sayan eğitimsiz bir kalabalık var, kendini insan olarak görmek isteyenlerin içinde.
Başkaları gibi olduğumuz bu dünyada, kendimiz gibi olmaya çalışmalıyız
Allah’ın emirlerini öğrenebileceğimiz tek kaynak olan Kuran’ı Kerim 1400 yıl önce peygamber efendimize vahyedilmiştir.
Vişne reçelinin tadı çok değişiktir. Çünkü sadece tatlı bir vişnenin, ekşi bir vişnenin ya da tatsız bir vişnenin tadını almayız ondan.
Artık kuruyemişlerin tek tek isimlerini biliyorum.Dahası yeni yılın eve davet ettigimiz biri olmadığını...Yakıcılığını...
Hani kendimden geçip, ‘Depresyondayım’ şarkısını dinlediğim ve evden dışarı çıkmadığım dönemsel sıkıntılarım vardır bilirsin, şimdi itiraf ediyorum onca dertten kaçtığım, en güvenli sığınağımsın sen benim
Bir mektubun, tual’deki renginden yazıyorum bu kelimeleri sana../Bir alışkanlık olsa gerek bu../Aşk’ın anlamına tutunan...
Oysa bir kentin gelinlik kızlar gibi alımlı,çekici ve kışkırtıcı olması gerekmez mi?
Yikik Kentleri̇n Terkedi̇lmi̇ş Evleri̇nde Eski̇den Kalma Bi̇rkaç Çocuk Gülüşü O Kadar…
Amasra... Bir balık lokantasındayız.Babama sarılmışım, tüm şımarıklığımla ve hiç büyümemişliğimle.Yüzümün hüznünü bir tek ben anlıyorum bakınca resme....
Hayatımda hissettiğim en güzel kum taneleri üzerindeyken, bunu biliyorken, kabul etmişken, olmadıklarını söyleyebiliyorum. Dört kişilik birkaç yaz günü. Masum mutluluk, farkında olmadan yaşananı... İsmen Alinko ve kalben “aile”dir buna sebep
Mavişim, can dostum, büyükçe bir kafeste hemcinsleri ile ilk gördüğüm an ona çoktan kanım kaynamıştı bile.
Nasıldır zaman bilirsin, acımasızlığı gözlerinden damlar...Nasılda suskundur kini öfkesi, nasılda beyazdır hissedilmesin diye ateşi...Zamanı en iyi sen bilirsin, birde ben... Ben... Bir gece vakti parmaklarından çığlıklar içinde kayıp düşen arnavut kaldırımlarına bu şehrin ve darmadağın olan ben...Hatırlarsın uluyan bir rüzgar tam o anda; taşın bağrımı deldiği ve beni
Hepimiz zaman arkeologlarıyız. Sırtımızı akıp giden hayata dönüp geçmişi kazıyoruz sürekli yalnızlığımızda. Dündeyiz, bir önceki yılda, on yılda, giderek pro-fallus çağın bilinmezliğinde. İnce çalışıyoruz. Beynimizde törpü, sinir uçlarımız diken diken. Yolculuğumuz hep ardımıza düşüyor. Dedelerimizin beşiğini sallıyoruz uzun gecelerde.
Hayaller hep uzak anı , yaşanmamışlar acı birer hatıra olacak demek ki içimizde.
İlyas Halil’i Bütün Dünya Dergisi’yle tanıdım. O akıcı ve şiirsel anlatımını çok beğendim. Kaç zamandır kitaplarını arıyordum ama bir türlü bulamıyordum.
Çoğu kişinin ismini bile duymadığı bir yazar, şairdir İlyas Halil. İki yıl önce “Dört Damla Bahar Yağmuru” adlı şiir kitabını okumuştum. Gerçekten de, bahar yağmuru