Gecelerin Haşyeti
Geceler, insanlar açısından genellikle bir hüzün kaynağı olmuşlardır.
Ritmik akışkanlığını icra ederken, yaratılanlardan asla bir himmet beklemez.
"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"
"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"
Geceler, insanlar açısından genellikle bir hüzün kaynağı olmuşlardır.
Ritmik akışkanlığını icra ederken, yaratılanlardan asla bir himmet beklemez.
mutlak her insan kadar yarım hesaplar bırakacağım gerimde ve her insan bende yarım hesaplar bırakacak...
ben sıgarayı bırakalı onbeş yıl olduğu halde, bugün bir sıgara içsem sanki hiç bırakmamış gibi başlar ve devam ederim..
Ama bazı şahsiyetler vardır ki, hangi koşullarda yaşarsa yaşasın dirayet ve şecaat konularında daha samimi, ön yargıdan uzak durmayı başararak daha duyarlı oluyorlar, feragat konusunda örnek alınacak değerlere haiz bulunuyorlar.
Aldırma a şair, bu tufan gelir gecer, sen sıkı tut kalemini, seyreyle ...
Hesapsız bir zerrenin olmadığı hakikatini,
Haykıran akidenin mensupları,
Hareket ve kuvvetin kime ait olduğunu,
Elbette bilmek durumundadır.
...şarkıyı tekrar tekrar söylerken, yalnızlığı hatırlatan yazarlar, şarkıcılar, şairler geçiyor aklımdan.
Bir film sahnesinden, bir kitaba giriyorum, bir şiirden çıkıp, bir öyküde buluyorum kendimi.
Olaylar, yerler, kişiler değişiyor ,fakat hissettiklerim değişmiyor...
İİnsanın içine dönük mistik bir tarzda kaleme alınmış bir yazıdır. İnsanın yaşamında biriktirdiği onca şey artıklar olarak aktarılmıştır.
Şehir dondu kaldı, onlara anlam veremeden, korkudan sessiz sessiz titredi. Sanki bir çıtırtı onları daha çok kızdıracak, daha çok azdıracaktı. Koca şehir çıtını çıkaramadı.
Şehir mağluptu, onlar muzaffer…
Saniyelik kararlar daha sonraları insanların 'kader' diyerek arkasına sığındıklarını yaratıyorlar sanırım.
Zamanın ne kadar hızlı geçtiğinin hiç bir zaman farkındalığına varamadım. Varabileceğim zamanı iple çekerken, varabileceğimden kuşkuluyum...
nasıl bir elma istiyor canınız? kırmızı, iri, tatlı, olgun mu?..keşke biz de bir elma olsaydık!.. ama değiliz işte..ya bizim özelliklerimiz!?...ne zor bir soru değil mi?
Kurtlar sofrası en karmaşık serüven olsada, önümüze sunulan hayat pek farklı degildi aslında. Sırları boldu, sınırları yoktu; ne garipti hayat!
Çok sevimsiz bile olsa, onlarca kez yenilmek, sıkıntılara katlanmak, acılarımız azalsın diye zamanın belleğimizdeki anıları soldurmasını beklemek gerçeğin kendisidir. Ben, çok sevdiği annesini, babasını, kardeşini, eşini, arkadaşını, sevgilisini, işini ve
B. Nihan Eren