Küçük Dostum
Mavişim, can dostum, büyükçe bir kafeste hemcinsleri ile ilk gördüğüm an ona çoktan kanım kaynamıştı bile.
"Yazarın görevi, görünmeyeni görünür kılmaktır. — James Baldwin"
"Yazarın görevi, görünmeyeni görünür kılmaktır. — James Baldwin"
Mavişim, can dostum, büyükçe bir kafeste hemcinsleri ile ilk gördüğüm an ona çoktan kanım kaynamıştı bile.
...mutlu olmak isteyen her insanın yapması gereken en önemli şey, insanlardan beklentilerini ortadan kaldırmaktır....
...dünyanın en büyük bencilleri, kendi mutluluklarını başkalarının mutsuzlukları üzerine inşa edenlerdir...
...Kafası kopmuş bir hamamböceği 1 hafta daha yaşayabilir. Sonuçta ağzı olmadığından su içemediği için susuzluktan ölür...
Basitlikten kastım “ucuz” olmak değil… Yalın olmak…
Basitlik, maalesef, hiçlik toplumumuzda…
Oysa…
Basit olmayı becerebilmek başlı başına bir mesele, her ne kadar önemsenmiyorsa bile… Hatta, hafifsenme nedeniniz olsa bile.
Uyandım.
Dışarıdan kuşların sabah oldu şakımaları doluyor odaya… Yıllardır aynı saatte uyanıyoruz onlarla, yaz kış. Çoğu insan kuşların kışın ötüşüne tanık olmaz. Ben bilirim; onlar yaz-kış beraber uyanır, birbirlerini selamlarlar…
Gece nereye giderler bilir misiniz? Ben de bilmiyorum. Ama sabahları hiç aksatmadan bir araya
Orhan Pamuk, “...eğer kalbinize nakşeylediğiniz bir güzelin resmi varsa, dünya hala sizin evinizdir.” diyor.
Hep çeker sizi sanki bir koku, aşktan, sevgiden belki de mutluluktan gelen ılık bir rüzgar taşır onu, diğer yandan kaynağını acıdan, kederden belki de hüzünden gelen soğuk bir fırtına doğurmuştur...
“Söz gümüşse sükut altındır” sözünün belki de tek istisnasıdır “Dengbéjlik”
hayaller özeldir,ve bu özelik her insanın kaleminde can bulur.Benim de kalemimde böyle can buldu...
İnsanların sırlarını değil, bigeliğini araştıracaksınız.
Dedikodularını yapmayacaksınız, yaptıkları iyilikleri anlatacaksınız.
Eğer yanlış bilgilerle çıkmaz bir yola girmişlerse, kınamak yerine, yapıcı eleştirilerinizle onları, yanlışlarından döndüreceksiniz.
En zoru boşlukta kalmak...
Boşu boşuna yaşamak,öylesine bakmak doğaya,amaçsızca yürümek sokaklarda...Bir amacın olmadan,bir sevdiğin olmadan yaşamak ne acı...
Bir davan olmalı şu hayatta,en azından bir amacın, o da yoksa bir sevdiğin olmalı...
Aylardan sonra yine yazmaya cesaret ediyorum. Bir cesaret bu gerçekten,öyle birikmişlikler var ki,bir anda ne ben onlarla yüzleşebilecek kadar güçlüyüm, ne de taşmalarını kontrol edebilecek kadar dingin...
Sağar gibi yavaş yavaş olmalı,sağaltma dedikleri de aslında bu olmalı ama, nasıl yapmalı?
O yüzdendir ki,yani kontrol