Yok
Tam olarak bitmemiş bir çalışma, hep başlayıp da yarım bıraktıklarım gibi aslında. Bir arkadaşımın başından geçen bir kara sevda sonrası yazdım... Yorumlarınızı bekliyorum...
"Yarınki gazetede intihar ettiğimi okursan, bil ki bu sadece pazarlama stratejimin bir parçasıdır." — Oscar Wilde"
"Yarınki gazetede intihar ettiğimi okursan, bil ki bu sadece pazarlama stratejimin bir parçasıdır." — Oscar Wilde"
Tam olarak bitmemiş bir çalışma, hep başlayıp da yarım bıraktıklarım gibi aslında. Bir arkadaşımın başından geçen bir kara sevda sonrası yazdım... Yorumlarınızı bekliyorum...
Gündelik şeyler anlatıyordu dostu. Bekliyordu adam. Bir askerin beceriksizliğiyle ilerleyen dostunu bekliyordu. Kopacak fırtınanın savrukluğunu bekliyordu. Kent insanının içine düştüğü bunalımlarla koştuğu sokakları bekliyordu.
Herkes çılgınca dans edip ezgiler söylüyor, gençler birbirlerine sarılıp kucaklaşıyor, oyunlar oynuyordu. Kimileri çoktan sarhoş olup bir taraflara sızıp kalmış, kimileri şarap küplerinin dibine tünemiş içmeye devam ediyordu.
Memduh Şevket Esendal
Senden de üvey babamdan da nefret ediyorum dedi... Üstelik sen de onun gibi alkollusun. O gün öylesine gittim ki kayboldu gelişlerim...
Umudun Bi̇ti̇ği̇ Yerde Her Zaman Yeni̇ Umutlar Bekler Bi̇zi̇ Yeterki̇ Onu Gömesi̇ni̇ Bi̇leli̇m
Garaj Pi̇sli̇ği̇nde Pusuya Yatmiş İnsan Yüzleri̇nde,yerden Toplanip 'i̇çi̇lmeye Çailşilan Nefes Orospusu Olmuş İzmari̇tlerde,eldeki̇ Tütün Kokusunda,yepyeni̇ Yolculuklarda Açiğa Çikan Eski̇ Hüzün Yumaklarinda...
Senden kaçışım başka bir şehirde, başka bir ülkede devam ediyor. Paylaşmaktan ve acılardan kaçarken kendimden bir parçayı da orada bıraktığımı biliyorum. Belki asla bulamayacağım bir parçayı. İlk yaz sabahlarında içimde hissettiğim kıpırtıları, sen ya da
annecim, pastanın soğumasını bekleyen o eski benden eser kalmadı, senin kadar bile olamadım, ne vasiyet bırakacağım biri var ne de vasiyetime yazabileceğim bir pasta...
yaşlı bir elin umutsuzluğa doğru uzanan elinin hikayesidir bu...
"Ey Rabbim senin kelamın için yanıp tutuşan, yoluna
yapışıp kelamına sımsıkı sarılan kulunu sen son
nefesinde yalnız bırakır mısın hiç?"
Reşat Nuri Güntekin