Sedat Bey'in Acısı
Sedat Bey’ in acısı artık “çok” olmuştu. Kelimeler, acı süslü, acıya hasret meraklı ruhların içerisinde kendilerine yer almışlardı bile.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Sedat Bey’ in acısı artık “çok” olmuştu. Kelimeler, acı süslü, acıya hasret meraklı ruhların içerisinde kendilerine yer almışlardı bile.
Tam olarak bitmemiş bir çalışma, hep başlayıp da yarım bıraktıklarım gibi aslında. Bir arkadaşımın başından geçen bir kara sevda sonrası yazdım... Yorumlarınızı bekliyorum...
........
Ercan Kesal
hedeflere hapsolunca tutkular, düşler tökezlemeye başlar; döke saça kendini ulaşır ölümüne, formüllere rehin kalan yaşamlar...
Çevresi daha açık renkti, ortasına doğru koyulaşıyordu. Rengini tam olarak söylemek zordu. İlk bakışta siyah gibi görünüyordu ama bir süre sonra içinde gökkuşağının yedi rengini de ayırdeder olmuştum.
Şuan bildiğim tek şey var; zıplasam bir daha ayaklarımın yere basmayacağına inandığım kadar kendimi rahat ve hafif hissetmem...
Bu fantastik bir öküdür. Neler yapabildiğimizin farkına varmadan verdiğimiz uğraşların bir kesitidir. Okuyun ibret alın. Hem gururlanın hem sorgulayın.
Bu saplantılı ağrı -bu kara gölgeli delik göğsümdeki..
Hayat bundan sonraki oyunymuz yine körebe unutma olur mu?
Sabahın erken vakti çıkar evden. Sığındığı kentin sokaklarını bir bir geçer. Yenikapı da yan yatmış gemiye bakmaktadır. Sevgilisi kucağında uyumaktadır. Sabahın serin suları hışımla vurmaktadır gemiyi. Gemi karaya bağlanmıştır. Dalgalar vurdukça diğer ya
Her yer birbirinin bütünü gibi. Tamamlandığında daha da büyüyen bir bulmaca. Dar sokaklar, yine içimi boğarcasına üzerime geliyor. Yetilerimi her geçen gün kaybediyorum. Mukavemetim kırılıyor. Hava nedense daha da soğuyor. İnsanlar, gittikçe
Evet kabul etmemek imkansız. Değişiyorum... Sabah perdelerimi açarak güneşe günaydın dediğimi hiç hatırlamıyorum.
Ahmet Altan