Yediyi Çeyrek Geçe
Uyandi. yatagin icinde sagina soluna donmeye basladi. Sinir oluyordu bu durumdan; ama yapabilecegi bir sey de yoktu...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Uyandi. yatagin icinde sagina soluna donmeye basladi. Sinir oluyordu bu durumdan; ama yapabilecegi bir sey de yoktu...
Devrim tüm kulakları tırmalarcasına yayılıyordu bütün gökyüzünebütün kulaklara ve kalblere
Bu yolculuklar,öyle gezi turları alınan türden değildir!
İhsan Oktay Anar
Bu kent; her geçen gün bizi bizden uzaklaştıran bu kent, bir dilim ekmek için çalışıp didinen insanların doldurduğu, kirli,gürültülü bu lanet kent hepimizi esir ediyordu da biz farkında değildik... çocuklarımızın gözlerinde parıltılı gülücükler yoktu, gen
Kimse kızmasın içimden geçenlere
Ki ben,yüreklerinize bir yürek dolusu gül bırakarak
Gidiyorum
Bütün nefretlerimi
Yarım kalmışlarımı
insan gerçek aşkını bulmak için yollara düşer kimi zaman. Ya bu yol bir resim sergisiyse...
Ardına kadar açık olan kapının eşiğinde kalakaldılar. Ne Ayşe bir adım yanaşabiliyordu ne de Ali. İçeriden yabancı bir koku geliyordu. Ali’nin burnunu sızlatan, Ayşe’nin midesini bulandıran yabancı bir koku...
Lanetin akustik prensesi bir hancı edasıyla baldırlarıma dokundu. Etim yarıldı. Kanım titredi. Sen tüyün duyumsamadaki repertuarını ezberlerken; benim, doruklara olan inancım, mağaraya olan imgeleme gücüm arttı.
Adam vurduğu sineği tutup pencereden atarken düşünüyordu;
“Yaş kemale erdi ama ben hala eremedim”. Bu lafın ardına okkalı bir hikaye iyi giderdi aslında. Ortaya piyaz, biraz peynir bir de rakı. Şeker, çikolata da nereden çıktı?
Kerem Eksen