Öykü
Yalnızlığı Okuyorum Gözlerinde -2-
Bu kent; her geçen gün bizi bizden uzaklaştıran bu kent, bir dilim ekmek için çalışıp didinen insanların doldurduğu, kirli,gürültülü bu lanet kent hepimizi esir ediyordu da biz farkında değildik... çocuklarımızın gözlerinde parıltılı gülücükler yoktu, gen

Şeker Ve Çikolata
“Yaş kemale erdi ama ben hala eremedim”. Bu lafın ardına okkalı bir hikaye iyi giderdi aslında. Ortaya piyaz, biraz peynir bir de rakı. Şeker, çikolata da nereden çıktı?
Tapınak Yazıtı
Eski bir tapınak yazıtıdır.İ.Ö Xsentus 'un yazdığı bir yazıdır.
Iska!
bir daha ne zaman gelirim bu sokağa , ne zaman görürüm bir daha o ayakları bilmiyorum. neleri daha ne kadar ıskalarım bilmiyorum işte. beremi ıslık çalarak çantama koyuyorum , her çıkarışımda biraz daha erken takıyorum. cebimde durdukça yada ben çıkardıkç
O ve Ben
Bir o vardı, eskiden. benim bir yerime bir şey olsa benden çok onun yüreği
sızlardı. Birkaç gün görmesek birbirimizi özlemi duyardık içimizde. Laf
olsun diye değil bu sözüm hakikaten özlerdik, candan...
o vardı, eskiden. yediğimiz içtiğimiz ayrı g
Mavi Bir Hayal
Savaşsiz Ve Bariş Dolu Bi̇r Dünya Hayali̇yle Yazilmiştir
Mary\_Jane,ben ve bira
Mary jane... Gizem yüklü bir kadın. Öylesine biri. Yaşam şekli, düşünce tarzı(düşünmemek de ki inadı), sonsuz bölü sonsuz belirsizlikleri anımsatan bilinmezliği, daha çok
küçük sayılabilecek olan yaşı ve dik kafalılığıyla öylesine diyebileceğim biri. Di
Hayyat
Kıyamete bir adım yaklaşacak olmanın verdiği heyecanla Celaleddin Efendi’nin dudaklarında bir gülümseme belirdi. Tam o sırada uykusundan uyanan Hayyat Efendi, Fırat Nehri kenarında bir kayanın üzerinde oturduğunu duyumsadı ve ne anlama geldiğini bilemediği emet sözcüğüne bakmasına müteakiben yirmi beş yıl sürecek olan kıyamet tellallığına başladı...
Yarımyamalak
yarımyamalak yazılar…
ne başı belli ne sonu. Ne aşktan haber
verir ne nefretten. yarımyamalaktır bu yazılar ,
eksik kalmıştır her zaman. Korkunun , cesaret
edememişliğin ardı ardına dizilmiş halidir yani.
İnsanın Serveti
Bir varmış bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş ama çokmuş demek yokmuş. Münasebetsizin biri her şeye burnunu sokmuş, onun yüzünden her iş kokmuş, düzen bozulmuş. Büyüğünden küçüğüne herkes yokluk çekip sıkıntı yaşamış. Sonunda her şey düzelmiş de işler
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20