"Yazmak, varoluşsal bir kahvaltıdır; çoğu zaman acı, bazen de çok acı biten." – Albert Camus (kurgusal)"

Öykü

Bir Yol Hikayesi

Arkasına baktı yolcu. Geride bıraktıklarına Bir fotoğraf karesine sığabilecek kadar küçük şehrin, sokak lambalarının cılız ışıklarıyla bıraktığı gölgesine Zifiri karanlıktan şehre ve otobüsün camına düşen kar tanelerini fark etti sonra. Titredi. Soğuğun

umutların bittiği yer

Geçmiş bir anda gözünde canlandı. Bir elektirik hızıyla geçti beraberliği: suyun derinliklerindeki eşini istedikleri gündeki heyecanı... nişanını... evlendiği gündeki mutluluğunu... evliliğinin üzerinden geçen üç yılı... Yalnız bırakmammalıydı. Kavilleri

Varoluş Anksiyetesi

Biliyor musun seni kendi yerime koyup kendi sorunlarımı çözmeye çalışmaktan da bıktım artık.
Senin bana ne kadar uzak bir kendinin olduğunu düşünsen de bana o kadar yakınsın ki..

İstifa

"İlk 5 saniye herhangi bir tepki verebilirseniz, uykunuz derinleşir.
10. saniyeye kadar beklerseniz bu iyi bir rüya mı yoksa bir kâbus mu ayırt edememeye başlar, huzursuzlaşırsınız.
Eğer 20. saniyeye kadar beklerseniz
Uyanırsınız. "

Mome Djakunde

derinlerde umut saklı olduğu sürece dışarıda uzak bir yerde mutluluk var...

Bir Tutam Yalnızlık

Bir tutam yalnızlık uzattı, sonra çevresine bakındı yavaşça. Ürkek bakışlarını yere çevirdi hemen, sanki biri yakalayacakmışçasına. Aniden gecenin içinde kayboldu, o.

Öğle Vakti

Öğle vakti bu ufak şehirde bana, zamanın durduğu hissini veren, şu anda karşısında durduğum eski okulumun bahçe duvarları, duvar kenarlarinda birikmiş tozlar, rüzgarın sürüklediği kağıt parçaları, boyası dökülmüş bahçe kapısı, beyaz direkte rüzgarla hafifçe sallanan bayrak, uzaktan gelen ezan sesi, toz ve at dışkısı kokulu sarı güneş sıcağı.

Biblo Hayatlar

...Uzun zamandan beri ilk kez “tüm bu olanlarda nesi?” diye sordu kendine. Gitarcıya baktı, o da düşünceli düşünceli yere bakıyordu. Kim bilir belki kızda tüm bu olanların ne olduğunu yazıyordu. Eğilip baktılar kızın yazdıklarına...

Başa Dön