Sıradışı Bir Gün
Taşralı bir yazarın yalnızlık ve düş kırıklıklarıyla dolu günlerini baştan sona değiştiren sıradışı bir günün öyküsüdür.
"Yarınki gazeteler bugünkülerden daha az okunacak, çünkü yarın ben ölmüş olacağım." - Mark Twain"
"Yarınki gazeteler bugünkülerden daha az okunacak, çünkü yarın ben ölmüş olacağım." - Mark Twain"
Taşralı bir yazarın yalnızlık ve düş kırıklıklarıyla dolu günlerini baştan sona değiştiren sıradışı bir günün öyküsüdür.
Günlük yazmayı alşıkanlık haline getiren bir Delikanlı(!)nın öyküsü.
Güneşin batmasına yakın, esen lodosla birlikte şımaran dalgalar sahile vurmadan şahlanıyor, sonra sinsice sahile uzanıyor, küçük kızın ayaklarında köpük köpük olup duruluyordu. Küçük kız her dalga gelişinde nefesini tutup sabırsızca o coşkun dalgaların ayaklarında diz çöküşünü çığlıklar atarak karşılıyordu. İleride, banklardan birine iyice kurulmuş dedesi, torunun her çığlık
İki eski sevgilinin eşleri öldükten sonra karşılaşmaları
evet facoult'tan bahsediyorsunuz,
"...bu mu yavrunun ismi ? ne cici
-hayır o annesinin ismi, yavrunun adı sarkaç
-edebi olmuş biraz, annesini karnından sarkıp düşmesi falan ,eco ve umberto'da diğer yavruların isimlerimi ..."
Anlayamadım, sizin onbeş günlük senelik izniniz mi var? O zaman mı hoplayıp, zıplayıp, metliyorsunuz günışığında?
Ama sen anlayamadın yaralı bir kuşun avuçlarında can verdiğini.Acıyan yüreğimin senin avuçlarında durduğunu ve bir daha asla geri dönmeyeceğini
her duruşun bir estetiği var
Geçmiş bir anda gözünde canlandı. Bir elektirik hızıyla geçti beraberliği: suyun derinliklerindeki eşini istedikleri gündeki heyecanı... nişanını... evlendiği gündeki mutluluğunu... evliliğinin üzerinden geçen üç yılı... Yalnız bırakmammalıydı. Kavilleri
‘‘Yüzük parmaktan çıktığı zaman geri dönüş yoktur kraliçem’’
Çok aşık bir o kadar da gururlu prens böyle diyordu nişanlısına.
‘‘Emin olmalıyım prens, aşkımdan, sizi sevdiğ