"Yazmak, varoluşsal bir kahvaltıdır; çoğu zaman acı, bazen de çok acı biten." – Albert Camus (kurgusal)"

Öykü

Umut

Adam elindeki gazeteyi bırakıp giderken,gözünde Doğu Türkistanlı adamın yüzü canlandı,sanki kendisiyle konuşur gibiydi;
-Sağol gardaş,sağol...sağol...
İçinin burkulduğunu hissetti.

Ölen Ağaç

Sonra sinirleniyor bana hayat. Kin kusmaya başlıyor birden. Yeşil yaprakları kuruyup dökülüyor, dallarını insanın ulaşabileceğinden daha yaşlı otlar bürüyor ve çelik gibi sertleşiyor girintili gövdesi. Kaçmamam için sıkmaya başlıyor beni. Kuru dallarından

Oyunbozan

Ağır ağır, her adımda aklından geçen herşeyi silip atarak önce çalışma odasına geçip öyküyü son haliyle bilgisayara kaydedip kapattı, sonra ışığı söndürdü. Üstündekileri tek tek çırakıp fırlatarak çırılçıplak girdi yatağa. Ayaklarını karnına çekti ve uyku

Kırık Kiremitler

Bir sarmaşığın dalına tutunarak çıkabiliyorum evin çatısına. Köylerde bütün evlerin bahçesi vardır; ve o bahçeye tepeden bakmak neredeyse bütün çocukların vazgeçilmez tutkusudur. Kiremitleri kontrol etmek için çıkan babaların unuttuğu merdivenler,onlara y

Sarı Vosvos - Bölüm 2

Güzel anılar... Ankara’yı Antalya’ya bağlayan – şimdilik bağlayamayan – karayolunun bilmem kaçıncı kilometresi; saat gecenin üçü; iki gidiş, iki geliş olmak üzere dört sıra konvoy...

Başa Dön