..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bilge kişi her şeye şaşan kişidir. -Andre Gide
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Toplum ve Birey > Ahmet Zeytinci




6 Şubat 2021
Mega Şehir Olmaktan Çıkmış Bir Mega Köy  
Ahmet Zeytinci
Şimdiye kadar İstanbul'da belediye başkanlığı yapmış insanlar, siyasetçiler televizyonlara bakıp da sular içinde yüzen ve botlar ile kurtarılmayı bekleyen insanları gördükçe utanmalısınız kendinizden ve İstanbul halkından. Kalabalık, kalabalık ve yine kalabalık. Bir şehirde bu kadar insan yığılırsa o şehirde hele de sağlam bir belediyecilik anlayışı yoksa, o şehrin insanlarının büyük bölümü o şehirde yaşamıyor sürünüyor demektir. Daha gecekondulaşmanın önünün bile tam alamamış bir belediyecilik anlayışı. Nereye kadar sürer bu o da belli değil...


:CAD:
İstanbul vatanımızın milletimizin göz bebeği bir şehir. Daha doğrusu göz bebeği bir şehirdi eskiden. Bir zamanlar Mega şehir diye anılan şimdilerde ise başta trafik ve çarpık kentleşme gibi bir çok sorununu çözememiş bir Mega Köy artık İstanbul benim gözümde. Geçenlerde yağan yağmur şehirde ki alt yapının ne kadar yetersiz ve yavan olduğunu da gözler önüne serdi. Televizyonlarda yaşananları gördükçe, insanların o çaresiz hallerine bakıp da vah vah dememenin imkanı yok...





Şimdiye kadar İstanbul'da belediye başkanlığı yapmış insanlar, siyasetçiler televizyonlara bakıp da sular içinde yüzen ve botlar ile kurtarılmayı bekleyen insanları gördükçe utanmalısınız kendinizden ve İstanbul halkından. Kalabalık, kalabalık ve yine kalabalık. Bir şehirde bu kadar insan yığılırsa o şehirde hele de sağlam bir belediyecilik anlayışı yoksa, o şehrin insanlarının büyük bölümü o şehirde yaşamıyor sürünüyor demektir. Daha gecekondulaşmanın önünün bile tam alamamış bir belediyecilik anlayışı. Nereye kadar sürer bu o da belli değil...





Bayram öncesi şehirden çıkmaya, tatil yörelerine gitmeye çalışan insanları gördükçe içim parçalandı gerçekten. Otobüs terminalinde sinir katsayıları tavan yapmış bir dolu insan. Bir buçuk iki saatlik Bolu şehrine insanlar on iki saatte vardıklarını söylüyorlardı. Televizyonlarda hiç boşuna reklam yapmasınlar bu siyasiler. Ben gördüklerime duyduklarıma mı inanayım, yoksa o düzeysiz siyasetçilerin İstanbul'u şöyle kalkındırdık, İstanbul'a böyle çağ atlattık palavralarına mı inanayım? Düşünün bir kere böyle çarpık şehirleşmenin olduğu bir yere Olimpiyat düzenlemesi için Uluslararası Olimpiyat Komitesi şans verir mi? Verirse yazık eder...





İstanbul gibi bir şehre seksen yüz kilometre metro hattı yaptık diye kimselere hava atmayın. Gidin de dünyanın büyük şehirlerinden Paris'e, Moskova'ya, Berlin'e bir bakın hem onlar bu metro hatlarını on on beş sene önce değil seksen yüz yıl önce yapmışlar. Üstelik de bizimkilerin uzunluk olarak on katı, yirmi katı. Dış ülkelerde ve o başkentlerde yaşayan bir sürü dostlarımız, arkadaşlarımız var. O büyük şehirlerin hiç birinde şiddetli yağmur yağdığı zaman her hangi bir yeri su basmıyor, dereler, ırmaklar taşmıyor, insanlar şehirde plastik botlar ile gezmiyor.





Belediyelerimiz ve onları yönetenler bizleri ne zaman vatandaş yerine, insan yerine koyup da hizmetleri tam, eksiksiz olarak yerine getirecekler, ya da biz göremedik ama çocuklarımız belki görür mü diyeceğiz ilerleyen yıllarda. Benim fazla umudum da yok bu konuda. Bir siyasetçi İstanbul gibi bir şehirde belediye başkanı olmak için propagandaya milyonlar harcıyorsa, boşa da yapmıyordur bu harcamayı. Ne zaman ki siyaset bir rant aracı olmaktan çıkıp bir hizmet yarışına dönerse işte o zaman Türkiye ilerleme yoluna girmiş demektir her konuda. Allah başımıza liyakatli yöneticiler seçmemiz için bize güç versin. Yoksa ne İstanbul ne Ankara ya da başka şehirler hep Mega Köy olarak kalmaya devam eder gider...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın toplum ve birey kümesinde bulunan diğer yazıları...
Z Kuşağını Nasıl Kafalarız
İslam'a Bundan Daha Fazla Kötülük Olamaz
Eskiden Olsa Üzülürdüm
Aşağılık Komplekslerinizi Aşağıya Alın Biraz
Yeter ki İradenize Sahip Olun
Hak Ödemelerinde Kredi Kartı Geçmiyor
Senden Adam Olmaz
Zaman İleriye İnsan Geriye Gidiyor Sanki
Bağ Kur Emeklisi Üvey Evlat Gibi
Zurnanın Zırt Dediği Yer Tam Neresi

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Adaletin Terazisi
Olimpiyat mı Dediniz
Gözyaşlarına Bahane Yoktur
Milli Takıma Tavsiyeler
Yüreğimizi de Yakmayın
Bu Vahşilerin O Vahşilerden Ne Farkı Var
Alçak Dağlar Ben de Yüksekleri Babamda En Yüksekleri Dedemde
Böyle Gösterişlere Gerek Yok
Tuvaletsel Durumlar
Yuvarlak Masa Toplantıları Nasıl Yapılır

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Aşkın Güzelliği Bizle [Şiir]
Bebekler Ölmesin Bir Daha [Şiir]
Dışarıda Bir Yağmur Bir Yağmur [Şiir]
Var Mısın [Şiir]
Ben Yitip Gittiğimde [Şiir]
İçimde Şehirler Boğulur [Şiir]
Kırık Cam ve Kediler [Şiir]
Benim Canım Gönlümün Baharı [Şiir]
Aşk Böyle Bir Şey İşte [Şiir]
Biz Türküler Söylediğimizde [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Ahmet Zeytinci, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.