Başlığı Siz Koyun
Örümcek olma konusunda ciddiyim. İlginç bir deneyim olabilir. Sakarlara tavsiye edilmiyorsa benim için zorlayıcı olurdu. Sekiz bacağım bir pabuca girerdi sanırım. Bilmiyorum hiç örümcek olmadım.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Örümcek olma konusunda ciddiyim. İlginç bir deneyim olabilir. Sakarlara tavsiye edilmiyorsa benim için zorlayıcı olurdu. Sekiz bacağım bir pabuca girerdi sanırım. Bilmiyorum hiç örümcek olmadım.
Ve artık bıraktım yıldızlara koşmayı, öğrendim kadere bağlanmayı… Artık acı benim, sadece benim acım… Bir çift yeşil gözle başlayan hayallerim, yine o bir çift yeşil gözün gururumu kırmasıyla söndü…
Ne gördüğümü görmen için gözlerimi sonsuz sayıda sonsuz parçaya bölsen de, gözlerimde göremeyeceğin görmeği,
Fiyakası askıya alınmış acılarımı kullanıyor beli hayata bağlanmış hayatın kuklası…
Üyesi olduğum tüm tren istasyonlarının kayıtları silindi bir dokunuşunla belleğimden. Yürüyüş kolu takım komutanlığı emrine atandığım söylendi.
Karanlıktan karanlığa kayan AŞKlar... Sadece parlak oldukları için değil, dilekler ile dolu oldukları için.
Aniden bastırır yağmur, birinci kat balkonun soğuk ve bir o kadar çamurlu betonunda saklanır, yağmuru izlerdik…
Duyuyorum / Hayatın tınısını derinden. / Nakış nakış işleniyor yüreğime hayat. / Birkaç figürün bir araya getirdiği bir gösteri / Ve milyarlarca figüran bilinen ve bilinmeyen...
Böyle olmalıydı hayat diyerek hazırlanmış düş krokileri bulunuyor yüksek rakımlı, az bakımlı evlerde. Hafızalara kazınmış kaybedişler. Gözaltında kaybolmuş bir kozmetik ürünü hayat. Sürersin, gömersin geçer gider..
Hangi aynada tozlanmış bir ruhu yakalasak, ardında biriktirdiği acılara tanık olmamak elde değil../Acıysa kendi içinde bir aşkın en baskın hali olsa gerek yüzümüze yansıyan..
Belki kimse güllenmeyecek, silahlar altında. İkindiye varmadan vurulacak düşlerinden güller. Ansızın kenetlenecek belki elleri boğazında, yudumlayacak son nefesini. Kimse meraklısı değil ki, kelimelerimizin çığlık olup titretmesi meydanlarda, ne ütopya ama! Sancısız kalmaktan korkarım gerisi iki satır arası boşluk.
-Artık bitirmeli bu sessizliği, tarihsiz takvim yaprağı eklemeli seneye...
Kuşlar kanat çırpsa, gözümün bakmaya yetmediği engin denizin üstünde. Hafif bir rüzgâr esse ama üşütmese…
Üşütse bile, bir bardak sıcak çaya sığınmalıyım, üşüdükçe daha sıkı kavramalıyım bardağı…
Hüsnü Arkan’ın sesini duysam arada bir:
Bir dokun bin ah dinle, döner dünya dert içinde
Sihirli pabuçların var olmayacağını biliyorum ama bu hayal benim hayatın sihirlerini yakalamamı sağladı.
Ben hayatı hissetmek istiyorum, renkler kadar renkli, renkler kadar çeşitli ve alacalı…
...Gidişimin bir derinliği olmalı, şnokerle dalınmalı ama havasız bırakmamalı..Suskunluk adı altındaki bütün silahlar tutukluk yapmalı, hedefi bulamamalı ama panzerler çalışmalı..Gidişimin gürültülü bir yanı olmalı yani, rahatsızlık vermeli, uyku kaçırmal
Sağırlaşmış duygularımızla, görmediğimiz güzelliklerle, zamanı bir maratoncu adımlarıyla takip etmemizle, neler kaçırdığımızı fark ettim birden..
M. Kemal Sayar