Benim Ütopyam
Anka’nın kanadının sıcaklığında sabahladım bugün. Hayal dünyamın sonu gelmez girdaplarında koşmaktan bitkin düşmüş bir halde; Kaf Dağına sırtımı yaslayarak…
"Gelecek, her zaman bugünmüş gibi davranır, ta ki biz onu bozup düne çevirene kadar." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
"Gelecek, her zaman bugünmüş gibi davranır, ta ki biz onu bozup düne çevirene kadar." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
Anka’nın kanadının sıcaklığında sabahladım bugün. Hayal dünyamın sonu gelmez girdaplarında koşmaktan bitkin düşmüş bir halde; Kaf Dağına sırtımı yaslayarak…
Sağırlaşmış duygularımızla, görmediğimiz güzelliklerle, zamanı bir maratoncu adımlarıyla takip etmemizle, neler kaçırdığımızı fark ettim birden..
Gelincikler varsın kıskansın dudaklarının kırmızısını. Rüzgarlar saçlarında rüyaya dalsın. Varsın ay geceye yaslanıp, altından elleriyle denizleri okşasın. İlk defa bütün kitaplar yalan, rüyalar gerçek olsun.
Birine yar dediyseniz ve ona ragmen gittiyse ne söylenebilirki ardindan,
Neler yasanir neler anlatilir,
Yar dön artik sen gideli ben gülmez oldum
Üyesi olduğum tüm tren istasyonlarının kayıtları silindi bir dokunuşunla belleğimden. Yürüyüş kolu takım komutanlığı emrine atandığım söylendi.
İnsanlar, çoğu zaman gündelik yaşamlarından tutun da bütün yaşamlarının akıbetini biçimlendiren olayları bekleyişlerle, umut etmekle vakitlerini geçirirler. Oysa ki bu yaşamda beklemek en büyük güçken, buna gücü kalmayanlar ise yalnızca umuda sarılmak zorundadırlar.
Şimdi, toplayıcı ve kurgucusu kayıp o hayâlle aramda sadece bir anı var. Biri bana diğeri ruhuma ait iki kusur arasında, yalnız bir gerçek arıyorum.
Saatlerdir camdan doğanın manzarasını izlemekteyim…Yalnızım…Hayatımı romanlardan başka paylaşabildiğim daha doğrusu paylaşmaya cesaret edebildiğim sadık bir dostum yok…Hiç olmadı zaten…
O kadar kolay ki küsmek, kırılmak ve üzülmek. Oysa gökyüzü, gönüllere hep açıktır. Barıştıkça sarılır yaralar ve buluşur maviliklerle çocuklar. Düşlerden öte bir hakikatin izlerini taşır uçurtmalar. Öylesine güzel salınırlar ki göklerde, sanki istikbali yansıtırlar. Artık iyileşsin acıyan yaralar, ilacı Aşk'tır bilesin.
...Gidişimin bir derinliği olmalı, şnokerle dalınmalı ama havasız bırakmamalı..Suskunluk adı altındaki bütün silahlar tutukluk yapmalı, hedefi bulamamalı ama panzerler çalışmalı..Gidişimin gürültülü bir yanı olmalı yani, rahatsızlık vermeli, uyku kaçırmal
Havanın hali belli. Ya ben ! Sıcaklığına tutunmak istediğim zamanları beklerken ruhum üşüyor. Ard arda fırtınalar yaşıyorum. Oysa yağmur herkes için yağıyor
Ne gördüğümü görmen için gözlerimi sonsuz sayıda sonsuz parçaya bölsen de, gözlerimde göremeyeceğin görmeği,
Sen, rüyalarında taşınmayan bir güzellikle yolculuk ederken, benim yastığımın altında Azrail'in kalbi atıyor.
Hangi aynada tozlanmış bir ruhu yakalasak, ardında biriktirdiği acılara tanık olmamak elde değil../Acıysa kendi içinde bir aşkın en baskın hali olsa gerek yüzümüze yansıyan..