Özlemek diyorsun bana
Sen yoksun aslında. Ama ben hep varmışsın gibi yaşıyorum,sanki bana hep gülüyormuşsun gibi içimi açmayan yalnızlığımı terkediyorum aynalarda. Hayat diyorum sana. Anlamıyorum diyorsun bana....
"Yazmak, aslında kendi kafandaki sesleri susturmanın en gürültülü yolu." - Neil Gaiman"
"Yazmak, aslında kendi kafandaki sesleri susturmanın en gürültülü yolu." - Neil Gaiman"
Sen yoksun aslında. Ama ben hep varmışsın gibi yaşıyorum,sanki bana hep gülüyormuşsun gibi içimi açmayan yalnızlığımı terkediyorum aynalarda. Hayat diyorum sana. Anlamıyorum diyorsun bana....
Bir bütünün iki parçası sanki... Birinin yanında yer almak ikisinin arasında kalmak demek gibi
Kendi içinde körebeye tutuşmuşken odalar yarası bir türlü iyileşmeyen kabuklarımız kangrene dönüşmüş çoktan.
Gir,özümün derinliklerine açsın sevdasını bana ama ürkeğimdir,ayrılıktada aşık.Bana öğretsin ay ışığında arınmayı,sevişsin bakire kalarak...
"Kâğıt kalemin kundağı, sardım sarmaladım ikisini, hazırladım harfleri, bayram günü giyinmiş gibi, hayallerimi özgür bıraktım ve utanmadım, korkmadım, çekinmedim, zorlandım ama pes etmedim, vaktini bekledim, emek sabır demekti, satırlarım filiz verene kadar bekledim."
Herkesin uyuduğu geceyarısı sendromlarında, ayın soyunuşunu izleyecektik gökyüzünün bakirliğine inat / Ay gökyüzünü seviyordu, sen beni. Asildi gece, asildi gece doğumları...
Hayat Bazen... ummadığın anda çıkar karşına acılar. mutluluğu ararsın acıların ardı sıra ve çeker gidersin, karanlık, kuytu ve sessiz arka sokaklara....
Ağıt yakılan diyarlarda sana hasret büyütür yüreğim. Asmışım kendimi bembeyaz bir bulutun sessizliğine. Gökyüzü gecelerime hançerli sevdiğim. Nasılda özlerim seni bir bilsen,nasılda ağlamak gelir şimdi içimden....
Zamanı yırtan sessizliğin içinde, nerden geldiği belirsiz bir ok hızla saplanıyor yüreğime. Kaçamıyorum, savunamıyorum, gözlerimi kapatamıyorum.
Daha ilk günden ısınmıştım sana,sanki gökyüzüm sen,yağmurlarım sendin,düşmeden içimdeki yalnızlığın kumsallarına.Denizleri senin için renklendirdim ben,bulutları senin için yakaladım. Sanki en ufak bir rüzgarda savrulacak gibi değildim uykusuzluklarına...
“Yüzüme dokundu. Bunlar ne” dedi. Konuşamadım…
Sevgimin hasretime eklenen imkânsızlığını söyleyemedim...
Suskunluk artarak devam ediyor... Yazılmayan kelimeleri düşlüyorum, kimse için hiçbir anlam ifade etmeyen şeyler. Gözlerimin önünde fışkıran aydınlığın içinde hayal meyal seni görüyorum. Yüzünde yüzyıllardan arınıp gelmiş olgun bir meyva tadında bir tebes