Caddelerde Rüzgar, Aklımda Aşk Var...
dedim ya, beni merak etme. Üzülmüyorum. Yalnızca biraz, sadece biraz üşüyorum...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
dedim ya, beni merak etme. Üzülmüyorum. Yalnızca biraz, sadece biraz üşüyorum...
hep uzak kalmaya çalışırdın bende, sevgimden, kalbinden. zarardı çünkü kendin bana. oysa ben herşeyi bilinçli yaptım; sevmek dışında
Seni bilenler seni soruyorlar arada. O çok sevdiğin gözlerimin içine bakıp “unuttun mu” diyorlar. “Unuttum” diyorum gülümseyerek.
Kalbimin kavında usul usul yıllanan, adı güzel, tadı güzel sevgili… gitme...
Sanadır seslenişim ey yar… Sende hatırına düşür beni… Suskun bir gül gibi yüreğine düşür, sevindir beni… Uyan derin uykularından, uyan… Geceye çevirdiğim ıslak göz bebeklerime bak… Gözlerimden akan yaşlara vurul… Gül sükutundaki dillerimden söyleyemediklerimi duy… Yanıma gel sevgili… Sesini ek yüreğime, ilikle sevda gömleğini tenime… Gerçekler öldürürken beni
Sonu henüz belli olmayan, ansızın başlayan bir hikayeden küçük bir anı kublesi.
Gözyaşlarımın mendili olur mu yar öpüşlerin? Yanaklarımda gezinse ellerin, durulur mu dersin çağlayan yüreğim? Sorgulamalar boşuna... Yanıtı olmazmış düşlerde kalmış dibi tutmuş bekleyişlerin...
Serin bir rüzgâr esiyor penceremden ruhuma doğru. Silinebilmiş dediğim geçmişim karşılıyor onu. Yaşananlar birer birer sorguya çekiliyor yalnızlığımda. Ayrılıklar kapılıp gitmek isterken rüzgâra, sevgiler bırakmıyor. Savrulup gitmek istiyorum. Hepsi gitsin diye. Geriye ne ayrılık kalmalı ne de sevdalar.
Alman edebiayatında sevgi, hoşgörü ve insan hakları üzerine bir deneme.
Yakında yeniden doğucam o ilk iliklerime kadar doldurduğum her neyi... yamamam için aldığım nefesi merak ettiğim o ilk hissediş...
şimdi tek bir cümleyle özetlemeliyim seni hayatımda\_\_Sen Başıma gelen en güzel şeydin\_\_anladın mı bittikten sonra.....
Bir kelebek uyanıyor içimde, kalbimin tam orta yerinde. Narince çırpmaya hazırlanıyor renklerle bezeli geniş kanatlarını. Kanatlarından önce maviyi bırakıyor içime. Mavinin derin sessizliğini ve gizemli anlamlılığını akıtıyor tüm bedenime.
Sen ölmedin baba oradasın arka bahçemde,yemyeşil bir ovanın ortasındaki o büyük ağacın altında ruhun.Ne zaman özlese içimdeki kızım kokunu oraya,o beyaz çitin ardındaki bahçeye yolluyorum onu.Pembe elbisesi ardından savrularak koşuyor sana, sarılıyor,sarılıyor…
Bir gün bir yerlerde farklı hayatlar yaşayacağız .Zaman zaman aklımızdan geçireceğiz isimlerimizi, belki tebessüm belki hüzün hislerimiz olacak. Yine de mutlu kal.