Sevme Organı
İlk sevgi tepkisi veren organ gözlerdir. Bir başka dalgalını verir, bebeğinin etrafını saran açık deniz yosunları.
"Kelimeler özgür bırakıldığında dünyayı kurar. — Toni Morrison"
"Kelimeler özgür bırakıldığında dünyayı kurar. — Toni Morrison"
İlk sevgi tepkisi veren organ gözlerdir. Bir başka dalgalını verir, bebeğinin etrafını saran açık deniz yosunları.
AŞK a dair bir yazı,hayatımızın vazgecilmezlerinden olan AŞK ıdilimiz dondugunce anlatamaya calısacagım..
Oysa diye başlıyorsa bir yazı, bilmek gerekir ki içinde yaşanan olayların, üzülen ve yanan bir yüreğin, küllenmiş bir sevdanın izleri vardır. Dökülen göz yaşlarının akıp gitmek için kendine yeni bir yol aradığı günlerdir.
Oysa neler yapılmazdı ki yaşan
......İmkansızlık vantuz gibi yapışmışken; damarlarımda senin aktığını nerden bilecek... Ayaz vuran yüreğimi senin sıcaklığının ısıttığını nasıl hissedecekti ki...
“Özlediğim...! ” diye haykırırsın rüzgarlara verip sesini. Duyar da belki yüzünü sana çevirir diye. Nafile olduğunu bilsen de sesini rüzgara emanet edip usanmadan seslenirsin. “Özlediğim...!”
Dar vakitlerde durma sevgili… Yaşamak ölümden beterken vur yumruklarını geceye… İlk defa ağla… Son defa ağla… Gözlerinden silme gülüşlerimin gamzesini… Bana inat sesli harflerin olsun sevdadan yana dudaklarında…
En son bir pazartesi sabahıydı seni görüşüm. Ve bittiği gündü o gün. Bilseydim o gün sana daha çok sarılırdım, kokunu benliğimle tanıştırırdım. Kokuna hasretim, sesine, tenine... En çok da neyi biliyor musun? İyi ya da kötü her anımızda binlerce sevgi sözcüklerini bir köşeye atıp söylediğimiz o "CANOM" kelimesine...
Bazı kokular geçmişten gelir demiştin. Çocukluğumuzun esintilerini dolaştırırlar yüzümüzde. Açık kalmış bir çeşmenin etrafında- yeşermiş yosun kokuları,toprak kokuları dolaşır- ince su arkları üzerinde kurduğumuz kırılgan köprülerin.
“Ben bir çözüm bulurum” diyen erkekler masalmış meğer. Hep var sanmışım, hep olsun istemişim, ama hep yanılmışım.
Sanadır seslenişim ey yar… Sende hatırına düşür beni… Suskun bir gül gibi yüreğine düşür, sevindir beni… Uyan derin uykularından, uyan… Geceye çevirdiğim ıslak göz bebeklerime bak… Gözlerimden akan yaşlara vurul… Gül sükutundaki dillerimden söyleyemediklerimi duy… Yanıma gel sevgili… Sesini ek yüreğime, ilikle sevda gömleğini tenime… Gerçekler öldürürken beni
nedense hep güzel şeyler için geç kalırız yada kalmak zorunda bırakılırız ama bari bir kez olsun geç kalmayalım
Aşkı öğrenmek ancak dinlemekle mümkün. Sadece seyretmek, bize içi boş aşklar yaşatıyor. Aşk görmeden yaşanabilir, ancak dinlenmeden yaşanmaz.
Sokağında yürümeye çalışan ve esasında o sokağın kendisidir. Ve sokağın en yakın arkadaşıdır. Ve el vermiştir sokağa sanırsınız çıkmazdı...
dedim ya, beni merak etme. Üzülmüyorum. Yalnızca biraz, sadece biraz üşüyorum...
Serin bir rüzgâr esiyor penceremden ruhuma doğru. Silinebilmiş dediğim geçmişim karşılıyor onu. Yaşananlar birer birer sorguya çekiliyor yalnızlığımda. Ayrılıklar kapılıp gitmek isterken rüzgâra, sevgiler bırakmıyor. Savrulup gitmek istiyorum. Hepsi gitsin diye. Geriye ne ayrılık kalmalı ne de sevdalar.
İnsan hep bir şeyler görür hayatı boyunca. Ama o iki gözünün sevdiğini görmesi kadar güzel bir şey olmasa gerek.
ne zaman yaşanır ki bunca sevda...
hangi emeğin karşılığı,hangi hüzünlü baharı ardında kalan...
hangimiz sevmediyse,okumasın!!!