Umut(suzluk) Üzerine
Umut olmadan yaşanmaz mı ? Umutsuzluk ölümcül hastalık mıdır ?
\*\*
Umut elimde kötü bir silaha dönüşebilir ancak, oysa umutsuzluk bir çelik yelekten daha koruyucudur.
\---
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
Umut olmadan yaşanmaz mı ? Umutsuzluk ölümcül hastalık mıdır ?
\*\*
Umut elimde kötü bir silaha dönüşebilir ancak, oysa umutsuzluk bir çelik yelekten daha koruyucudur.
\---
Bardağı eskiten ölüsu!..
Zamanı kemiren ölüsandalye!
Düş ve hayalin dişleri arasında sıkışıp kalmış ölübattaniye!
Sahibinin beynine her gece bir din gibi iniveren ölüsır!
Pekala hissetmenin çok ötesinde, sonsuzda, mecranın şu an itibariyle, içkin bir aşka evrildiği sabitlendi.
İnsanoğlunun tamamen eşit olduğu an, mekan, benliğin hışma uğradığı vadi: aşk, ölüm.
Cam bir eşyanın kırılmasından sonra bir daha bir araya gelmesi mümkün olmadığı gibi, güven de tuzla buz olur yalan karşısında. Artık o kişi doğru söylese de karşıdakinin şüpheli bakışlarından kurtulamaz.
Ve neden ve ne zaman, kendi içindeki en uzak yerlere yolculuklara başlar. Neden kilidi pas tutmuş sandukaların kapağını aralar, içine kendini hapsettiği kapıları açar.
Isıtan buzdolabı + kirleten çamaşır makine sı + toz serpen elektrik süpürgesi = buda 3 ü bir arada nın ‘’ kısmetsiz bedevi mönüsü ’’ dür ..
Kana kana kanadım, duyuramadım. Kavramları silkeleyip atarken bir kenara silkinip atıldığımı duyumsadım, engel olamadım. Kendi Tanrıcılığımı oynarken kendimi deneysel süreçlerimin deneği yaptım. Hırpalandım.
Toplumda, genelde dinimizi, özelde bir grubu şahsımızda temsilederiz. Ne yazık ki onu temsil etmeye layık olsak da olmasak da“Müslümanım” diyen herkes bu görevi yüklenmiş oluyor. Bu nedenle “Bizebakan neyi görüyor?” sorusunu herkesin kendine sorması gerekiyor.
Kadın bir sigara yaktı...artık kendi sigarasını kendi yakıyordu, gerçi hala elleri titriyordu ama....
Geçmiş bir acıdan arta kalan hüzünlü bakışlar ! Serzenişlerim vurur yalnızlığa ; vurduğu yerde biten gül değil, içli bir ağlayışın hıçkırıkları sadece...Acıyla yoğrulmuş sevdaların lokmaları kalır boğazımda düğüm düğüm. Kesilir nefesim ve başka bir acının mayasından başka bir işe yaramaz.
Hayatımın yollarda geçen yarısına, şimdi dönüp baktığımda, yolların birikip sokak olduklarını görüp keyifleniyorum. Binlerce sokak ismi taşıyor olmanın kendine has renkliliği, kendi çıkmazlarına yenik bir kalbin içinde gökkuşağı çeviremese de, minik gamze
Ve gitti çocuk... kararsız adımlarla uzaklaştı...
Onun ne hissettiğini düşündü kız. Hayallere zorlanabilir miydi bir insan?
Mektuplar…Asla vazgeçemediğim bir anlatım biçimi. Zarfa koyup gönderilecek bir adres olmadan, babama yazıyorum , size belki de, ama herkesden önce kendime sanırım..
Bir sey biliyorsun ama açıklayamıyorsun ,dünyada ters giden bir şeyler var seni sinirlendiriyor .”Matrix” nedir…Heryerdir etrafımızı çevreler pencereden baktığında ,işine gititiginde heryerde H.Çiğdem Yorgancıoğlu
Bir kedinin, kuyruğunu yakalama çabasıydı aşk dediğimiz..Aslında bizim bir parçamız, her an bedenimizde taşıdığımızdı ama nedense oyun oynamak istediğimizde hep kovalayıp yakalayamadığımızdı aşk..
Toprağını kaybetmiş bir dünya, yeşilliği solup gitmiş bir orman, yıldızları sönmüş bir gökyüzü... Tüm bunların bir farkı var mıydı oyuncağını kaybetmiş bir çocuktan?
Mektuplar…Asla vazgeçemediğim bir anlatım biçimi. Zarfa koyup gönderilecek bir adres olmadan, babama yazıyorum , size belki de, ama herkesden önce kendime sanırım..
O kadar yalanmış ki masallarımız, geri dönmeye karar verdiğimizde, arkamızda bıraktığımız ayak izlerini bile bulamadık. Ne yürümeyi becerebildik geleceğe doğru, ne de geri dönmeyi adamakıllı. Meğer masalmış tüm yaşadıklarımız ve yalanmış tüm masallarımız.