Neden Bakış ve Hayat
Hayatınızdaki farklılıkları ve size eş edegerleri yada deymeyenleri sizin çözmek veya sizi öğrenmek isteyenlerın yaşamak istekleri başarmak ve başarısızlık nedenleri ve sonuçları
"Hayat bir tiyatro sahnesi gibidir, ama kötü bir prova gibidir; asla gerçek bir temsil olmaz." - Franz Kafka"
"Hayat bir tiyatro sahnesi gibidir, ama kötü bir prova gibidir; asla gerçek bir temsil olmaz." - Franz Kafka"
Hayatınızdaki farklılıkları ve size eş edegerleri yada deymeyenleri sizin çözmek veya sizi öğrenmek isteyenlerın yaşamak istekleri başarmak ve başarısızlık nedenleri ve sonuçları
Lafı uzattım yine. Kendi tarihimi bırakacağım bir posta kutusunun önünde duruyorum şimdi. Şu elimde tuttuğum ve toplamı yirmi bir adet olan mektupları birazdan kutuya bırakacağım. Benim posta kutumun, bu ülkede yaşayıp, kendi posta kutusunu yetim bırakan
Hayat bu değil miydi özünde, yüreğinin götürdüğü yere gitmek ve gittiğin yerde mutlu olabilmek. Kimsenin ne düşündüğünü, ne hissettiğini, ne dediğini önemsemeden. Dilediğin gibi yaşayabilmek hayatı...
hadi bembeyaz sıcacık karlar çizelim, adı "umut" olsun.Ve orta yerde bütün gülücükleriyle başı dimdik, gözleri sıcacık bir çocuk kartopu tutsun..
Hayata dokunmak, yaşamı tam dokunduğumuz yerden yakalamak belki de... Yaşamda bizim için çok önemli olduğunu belkide farkedemediğimiz bir duyuyu yüz üstüne çıkarmaktı tüm isteğim
Ve gitti çocuk... kararsız adımlarla uzaklaştı...
Onun ne hissettiğini düşündü kız. Hayallere zorlanabilir miydi bir insan?
yittiğinde tekrar bulunamayacak hiç bir ilke ithafen, tüm delilere ve delillere inat .
Ve bizler batı rüzgarları kadar özgür sanıyorduk düşlerimizi, tutsakmış düşlerimiz bile içimizde.
Toprağını kaybetmiş bir dünya, yeşilliği solup gitmiş bir orman, yıldızları sönmüş bir gökyüzü... Tüm bunların bir farkı var mıydı oyuncağını kaybetmiş bir çocuktan?
O zaman nasıl olsa yüreğinizin en taze yerinden söküp değdiğiniz bir başka ten muhakkak bulacaksınızdır... Hep aynı yanılgıya düşecek ama asla özleyen olmayacaksınız... Sevgi oyuncağı bu kadar çokken ve sizde bu kadar sevmeye hevesliyken hayat nasılda baş
O gece anladım ki; yağmurlarında sebebi vardı yağmak için, ağlamak içinse bir şeyler gerekirdi.
Kapıdaki çizgi kadın bendim ve o , başka daha bir sürü kadın gibi oda bizden biriydi sade basit ve bir kalemin kalınlıgından çıkan kadın.Duyguyu kendimden yok edip çizgi gibi banada bir kalemin anlam vermesini diliyorum şimdi.
Şimdi uyku beni çağırıyor,epey oldu uyumayalı..Sahi saat kaç oldu?Masamın üzerinde bir şeyler çizipte başaramamanın,bir güzeli somutlaştıramamanın yorgunluğuna kardeş oluşuveriyor kapanmaya hevesli gözlerim.İnat etsem mi bilmiyorum.Özlüyorum seni şimdi.Yatağımı yurt bilip ona doğru yöneliyorum..Masamın üzerindekileri;karaladıklarımı,yazdıklarımı ve çizdiklerimi öyle dağınık öyle umursamaz bir şekilde bırakarak kendimi unutkanlığıma bırakıyorum.Unutuluşumun yıldönümünde olduğumu unutarak...
'' Gece çöktü '' dedi kız, kendine... Yatağında oturmuş, bir elinde sigarası, diğerinde bir kalem, '' gece çöktü '' yazdı...
Ahmet Ümit