"Bir klasik, söyleyeceklerini söylemeyi hiç bitirmemiş kitaptır. — Italo Calvino"

Öykü > Anı

olumsuz

Son On Saattir Yemek Yemedim

”Geliyorum yaa..! Durduramazsınız beni. Takip ederim, peşinizden gelirim.”
“Bilemiyorum” diyor Atakan “Akşam geri dönemeyebilirsin ama”
Benim bakış açımdan ise her şey dönüyor. Yüzümü yıkamam gerek, kendime gelmeliyim.
Ayağa kalkıyorum ama üç-boyutlu mekan kavrayışımı yitirdiğimi fark ediyorum. Atakan koluma girip fısıldıyor;

nostaljik

Akşehir Deresi Suskun Akar

Akşehir ve Çocukluğuma dair anılarda kalanlar...
Akşehir deresi suskun akar, geçmişin mayıslarından arta kalan son selleriyle, İğdeli Dede’nin güneybatı yönündeki eski kale kalıntısının altındaki Yazıcı Köprüsünde coşarak ve derenin kıyısına inen her sokak boyunca yüksünmeden devşirdiği eski ve mağrur bir tarihin izlerini de yanına katarak…

üzgün

Hako (Bir Zavallı Deli)

Fırtınanın sesi,Hako’nun iniltileri gibiydi.Ne yapıyordu acaba şu anda?Gözleri hala o boşlukta mıydı?Pencerede uğuldayan rüzgar,Hako’nun sesiyle bir türkü mırıldanıyordu şimdi.Ama ağır bir türküydü bu;kaderi yazanlarla onu oynayanlara bir küfür gibi…

karışık

Sevmek ve Anlaşılmak

bir zamanlar yakacık endüstri meslek lisesi adında bir okul varmış bu okulda okuyan sevil adında güzelci güzel biç kızla yılmaz adında biç çocuk varmış biç gün yağmurlu biç havada yılmazın okul servisi yoldan geçerken biç arkadaşı sevili görmüş ve şoföre onu da alalımdı ıslanmasın demiş şoför kabul etmiş

olumlu

Benim Ankara'm +

İçme suyumuzu Sucu Emir getiriyor. Cam damacasının kurşun mühürünü özenle söküyor, sonra da Kavacık Menba Suyunu boca ediyor topraktan yapılmış, toprak renkli küpümüzün içine. Ancak gün gelecek, genel naylonlaşmadan Sucu Emir'in damacanaları da paylarını alacak ve yerlerini bu günkü plastik su bidonlarına bırakacaklar, ama daha o zamanlar biz

nostaljik

Oymalı Amca

Onu en son uzun carsida gördüm. Herzaman ki delikanlılıgı,cüssesiyle iftara çok çok olsa 45 dakika vardı. Eve götürmek iftarı birlikte yapmak istedim ama diyemedim. Sanıyorum babamdan hatirladigim en son adamdı Oymalı...

karışık

Köprüleri Yıkmak İçindi Yaptıklarım…

El eleydik birlikte olduğumuz her dakika da, her saniye de… Birbirimize dokunmak nefes almak gibi gerekliydi, zorunluydu adeta bizim için, hayat buluyorduk birbirimizin gözlerine derinlemesine bakmaktan, doyulmaz bir haz alıyorduk dudak dudağa konuşmaktan… Aşk-sevgi denilen şeyin ta kendisiydi yaşadığımız, hem de görenleri kıskandıran, nazarlara davetiye çıkaran türden bir

üzgün

Hüzünlü Veda

zorlanıyorum.Kağıt ve kalem bu kez çok farklı geliyor bana…Birşeyler engel oluyor sanki,kocaman şehirde yalnızlığımı paylaşacak bir dost bir arkadaş arıyorum.Boş kaldırımlar çekilmez geliyor artık…Soğuğa aldırmadan yürüyorum caddeler boyu…Sizin hiç kalabalığın içinde yalnız kaldığınız derdinize ortak olacak bir dost bulamadığınız oldu mu?Sanırım teyzemin ölüm anını anlattığım için oluyor tüm

olumsuz

Sigara Yanığı

Ci'nin çirkin bir kadın olduğunu söylesem kötülük etmiş sayılmam. Bunun için adeta uğraşmış gibiydi çünkü. Salaş giyim, kötü makyaj, kötü ve yamuk bir saç kesimi. Üstelik erkeksi tavırları vardı.

üzgün

Mektubun Aşkı

ilk hatırladığım o güzel sözleri yazarken çok düşünmediğim ve kalbimin içinden geçen binlerce sözcük arasında seçtiğim küçük bir kaç cümle

dramatik

Sıradan Bir Gün

sıradan bir gün değil…
Bir kabusun ortasından başlıyorum, içim biraz uyku istiyor, aleni sevişmek az biraz da…
Yine geçici sahiciliklerin dokunuşlarıyla evcilleştiriyorum kendimi, masalım her geçen gün daha da kalabalıklaşıyor ama gözüm hiç birini ısırmıyor…
Keyifsiz bir yağmur düşüyor toprağın çıplak göğsüne,

Başa Dön