Öykü > Aşk ve Romantizm
Ya Benimsin Ya Toprağın
Onu görmek benim için bir tutku haline gelmişti. Onu düşünmediğim an yoktu neredeyse. Yolda, evde, iş yerinde hatta tuvalette bile onu düşünüyordum. Aşk bu olmalıydı. O ise benim farkımda bile değildi. Onun dikkatini çekmek için her şeyi yapmıştım. Fakat o bana karşı çok ilgisizdi.
Sonbahara Düşen "Umut" Tanesi
Hiç dokunmasa da sonbahara, o haince ilerliyordu bedeninin yeşermemiş bahçelerinde… Ömrünün her deminde gece bakışlı, bu esmer mevsim çok zordu. Kurumuş yaprak gibi döküldü Sevda hanım’ın umutsuz elleri iki yana… Kanayan gözyaşı yağmur oldu, bezgin nefesi yaralı bir rüzgar. Gecelerce inledi kalbi kırık sızıları, yalnız yatağında. Soldu gözleri
Küçük Bir Aşk Hikayesi - 1
Tanık olduğum en naif aşk sanırım onların ki.En çıkarsız, yalansız-dolansız, ihanetsiz( en azından şimdilik öyle), şiddet içermeyen, incinmelerin ve kalpte cam kırıklarının olmadığı bir aşk.
Ruhumdan Uzak
Sana gelişim, aşkın yüreğimde şahlanışı gibi... Kapıyı çalıyorum. Giriniz, diyorsun. Usulca adım atıyorum. İşte, masanın başındasın. / Gülümsüyorsun; gülümsüyorum. Havadan sudan konuşuyoruz. Sen, “Kahve içer misin?” diye soruyorsun. “Olur” diyorum. Bir telefon ve birkaç dakika içinde gelen iki orta kahve. / Bana kahvemi uzatırken ellerimiz çarpışıyor. Bir anda
Aşk Kağıda Yazılıyormuş...
"...Hiç tanımadığı bir kızla mektuplaşmaya başladı. Adı Holly idi. Mektupların ardı arkası kesilmedi. Her yeni mektupta bir birlerinden biraz daha etkileniyor ve yürekleri görünmez bir aşk bağı ile bağlanıyordu..."
Güneş Yine Doğacak
Ankara’daki ilk akşamım… Ü. karşımda. Güneşin nadir olarak rengârenk battığı, buz gibi bir havada, kahverengi paltosuna sarılmış, gülümsüyor..
Kızıl saçları alnına düşmüş, elleri paltosunun cebinde. Bir şeyler anlatmak istiyor gözleri. Ben varamıyorum farkına, güzelliği aklımı almış durumda..
Her Yeni Günde Doğan Güneşle Birlikte
Geçen her saniyede binlerce hatırası gözlerinin önünden geçerken, binlerce düşüncede bir savaş meydanında tozu dumana katıp savaşmaktaydılar. Bu savaş iyi ve kötünün savaşı değildi, iyilerle iyiler savaşmak zorundalardı ve birbirlerini incitmeden üstünlük sağlamak için kılıçlarını çekmişler kesmeyen taraflarını birbirlerine vuruyorlardı, okçular oklarıyla değil yaylarıyla vuruyordu birbirlerine.
Kız Kulesi"nden St. Morritz"e Bir Akşam Yemeği
Yatak odasının açık unutulan kapı eşiğine ulaştığında Agâh Bey’in bakışları gayri ihtiyari komedin üzerinde durmakta olan valize kaydı. Evet, eşi yine her zamanki gibi çıkacağı yolculuk öncesinde hiç üşenmeden titizlikle hazırlayıp şimdi bulunduğu o yere bırakmıştı onu. Fakat nedense bu kez valiz olduğundan daha bir şişkince görünüyordu gözüne.
Ağaçlara Fısıldayan Adam
Ferhat her zaman ki yaptığına nokta koymak istiyordu. Bunu nasıl yapacağını bilmiyordu. Bir çaresi olmalıydı. Ya odunları kırarken kulağına gelen seslere aldırmayacak veya artık ağaçlara fısıldamayı kesecekti. Ferhat ağaçlara fısıldamayı biliyordu. Yapması gereken ağacın içinden kendi içine görünmez bir ışığın nurun aktığını düşünmekti.
Meyhane
Kısgın çöllerden eserek gelen toz bulutlarında, çamur yağmurlarında leyla'nın gözlerinden, kirpiklerinden zerreler olduğnu bilirim. Leyla o zerrelerden bakar bana. Gülümseyerek...
Naçizane Fikrim, Kalmandı Ama
Azaltarak bırakmalı dedi doktor... Azaltarak aşka dair her ne varsa...
Şiir Defterimiz
Beni şiirlerimle sevmiştin.
En güzel şiirin sen olduğunu bilmeden.
Kalın bir defter verdin bana. Sana yazdığım şiirleri o deftere geçmemi istedin. Sonrada sımsıkı tembihledin.
Zamansız Gelen
-"İyi de beş.." Sorumu tamamlayamamıştım çünkü ürkütücü cevap zaten karşımda duruyordu. Cevabın etkisiyle elimdeki tepsi direk olarak yere düşmüştü.Bı sırada bir arkadaşımın ayağını yakmış olmalısın dediğini güç bela hatırlıyorum
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20





