"Okumak, düşünceyi başkasının eliyle yürütmektir. — Jorge Luis Borges"

Öykü > Aşk ve Romantizm

karışık

Kurt Adam

Sinan köyde yaşayan yağız bir delikanlıdır . Daha hayat denilen denizin kıyılarında dolaşmakta hayat denizinin içine bir kez olsun girmemiştir. Hayata atılım yapmıştır. Annesi onun iyi bir eğitim almasından yanadır. Ama o köyde ava merakı olduğundan okuldan kaçmaları okul eğitiminden uzaklaşmasına neden olmuştur. Arkadaşlarıyla dolaşır onlarla sigara içer,

üzgün

Kalbini Kıramam

Feleğe kahredip gurbete göçen,
Yurdunu sıladan saymaz güzelim.
Hasretin tasından hüzünler içen,
Mermerden mezarda aymaz güzelim.

üzgün

Sevgilicilik Oyunu

Gözlerimi açıyorum. Sonra üzerimdeki çarşafı atıyorum, sonra kolumdaki hortumu hızla çekip çıkarıyorum… Kalkmak istiyorum ama yok, yapamıyorum. Etrafıma bakıyorum. Birileri yemek yiyor. İçerisi sıcak, havasız. Bu hastaneler neden hep aynı kokar. Bayılacağım şimdi diyorum kendime.
Güneş içeride.
Güneş doğmuş demek.
Kıyametin kopmadığı

karışık/nostaljik

Zamansız Gelen

-"İyi de beş.." Sorumu tamamlayamamıştım çünkü ürkütücü cevap zaten karşımda duruyordu. Cevabın etkisiyle elimdeki tepsi direk olarak yere düşmüştü.Bı sırada bir arkadaşımın ayağını yakmış olmalısın dediğini güç bela hatırlıyorum

üzgün

Şiir Defterimiz

Beni şiirlerimle sevmiştin.
En güzel şiirin sen olduğunu bilmeden.
Kalın bir defter verdin bana. Sana yazdığım şiirleri o deftere geçmemi istedin. Sonrada sımsıkı tembihledin.

üzgün

Kara Kaplı Gurur

Sizce de gururun fazlası zarar değil mi?içimde saklı kalan hayal ötesi hikaye ama gerçeğin tam ortası aslında

karışık

Yıldızlar Hep Kayarmı

Kıyıdan denize vuran ışıltılar denizin üzerinde özgürce dans ediyorlardı.Arada sırada geçen kayıkların motor sesleri karanlığın o acımasız perdesini yırtıyor olsalarda tekrar o sihirli ve acımasız ortam oluşuveriyordu.

üzgün

Umutsuz Bekleyiş

Romantizmden ne kadar az anladığımı bu öyküyü okuduğunuzda görebilirsiniz... Bunu da lisede yazmıştım.

olumlu

En Güzel Çiçek Yarışması:

M.Ö. 250 yıllarında eski Çin'de Thing-Zda bölgesinin prensi imparator olarak tahta çıkmak üzereydi. Ama yasalara göre tahta çıkmadan önce evlenmesi gerekiyordu.

üzgün

Acıyan Kalbim Acıma Sus Dinlen Artık. ‏

Seni o kadar çook sevdim ki başta belli etmesem de çünkü uğradığını hissettim kalmayacaktın kalbimde bu kalp bu ağır yükü taşıyamaz dedim uzak durdum..Sensizliği de taşıyamadı....Sorumsuzdun kalmamayı öğretmişin ısrarla kalbine...Kızdım çook kızdım sen konuşmadıkça ben susamadım avazım çıktığınca bağırarak susmak istedim.Sustum sustum...Bitmedi susmalarım.

olumlu

Gül Aşkım

Nazende baharlar vardı el değmemiş hayal iklimlerinde. Rengârenk arzularıyla her dem boy veren gülşenler ve lâl eden ihtişamıyla besberrak süzülen nehir. Ağlamaklı iken gülmek nasılsa his mısralarında, işte o haldeyim ki ben, bahar gözlerini tarif etmekteyim.
Kırlarda gezinen bir ceylan bakışlı dilşah'ın yoluna, ansızın çıkan bir

üzgün

Elvedâ Yalancı Aşkım!

Ne zaman canı sıkkın olsa rıhtımdaki koca çınarın altına giderdi. Sonbahar gelmişti. Dalgın dalgın otururken, esen rüzgârla savrulan bir yaprak ayağının dibine düştü. Sararmıştı. Hiçbir varlık, zamana karşı koyamıyordu. Aşklar bile

üzgün

Turuncu Bir Ölüm

Küçük küçük dörtlükler yazmalıyım, bu küçücük koridorlarda, bu küçücük odada, bizi anlatmak için büyücek sözlere gerek yok derken öteki yarısı, bir tek haber göndermemişti, yazdığı onca karalamaya rağmen tek bir kelime dahi. Buna komadaki ayrılık diyordu, bitkisel hayat hali, acı yok , duygu yok , öfke yok ...

Başa Dön