Alkol Gecesinin Acısı
Sevdiklerimizi kaybetmek hayal bile olsa ürkütücüdür.İnsan daha bir savunmasız hisseder kendini.Ve çabuk uyanmak lazımdır bu hayallerden...
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazanırsan kimse inanmaz, kaybedersen kimse görmez." — **Terry Pratchett**"
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazanırsan kimse inanmaz, kaybedersen kimse görmez." — **Terry Pratchett**"
Sevdiklerimizi kaybetmek hayal bile olsa ürkütücüdür.İnsan daha bir savunmasız hisseder kendini.Ve çabuk uyanmak lazımdır bu hayallerden...
“Bu solcuların da ayrıcalıklı liderleri, dokunulmaz generalleri, söz söylenmez tanrıları yok mu? Polis örgütleriniz, hapishaneleriniz olacaksa, neden yaşamı kendime zehir edeyim ki?” Aynen böyle söylenmişti. “Sevgili Tuna’cığım” derken, Rus romanlarının o kibar, kadın karakterleri gibi içini dökmüştü. Bu konuşmalara kadar Nilüfer, benim için gülünç, sefih, ancak bir öyküde
İçindeki sızı ancak bu böyle uslanırdı. Bütün bunları hatırlamaya hiç gerek yoktu halbuki! Birazdan, buz gibi kaygan asfaltın üstünde bir oyana bir bu yana savrulup, demir bariyerlere çarparak duracaktı araba.
Kasada para üstü çevirirken, müşteriye biraz para veriyor, sonra “Oldu mu?” diyordu. Müşteri “Eksik” deyince biraz daha veriyordu. Kasada sık sık açık çıkıyordu.
Bu dağ mengene dağıdır
Tanyeli atanda van'da
Bu dağ nemrut yavrusudur
Tanyeli atanda nemruda karşı
Kendisinden beklenmeyen bir çabuklukla, çantasına davrandığı an, Ulaş’ın tam ensesine 7,65’lik bir namlu dayandı. Ulaş kayıtsızca:
—Sen zaten beni öldürdün, dedi. Tetiği çeksen ne fayda, demesine fırsat kalmadan Ajlan kızımız, tiz bir çığlıkla uyandı. Başucu arkadaşları da ordaydılar. Yine ağlamaklı biçimde:
—Ulaş, dedi. Bu
"Büyük bir kitabevi…
Gürültülü sayılabilecek bir ortam; etrafta kitaplarla ilgilenenler, kitaplarla ilgilenenlerle ilgilenenler, öylesine etrafına bakınanlar, zaman geçirmek için buldukları ilk kapalı alana girenler…
Ve ben…
Ve sen…"
'... Yalnızlıktandı tüm rakı şişelerinin kapağını açmalar ve oturtmalar masanın sen olmayan tarafına. Yalnızlığını…'
Açıyorsun gözlerini yatağında, bembeyaz tavana bakarak. Günün ilk sahnesi: tavana beyaz soğukluğunda bir merhaba!
Kaybedenlerin sessiz çığlıdır bu öykü,bütün kaybedenlere şapka çıkarırım...
İri, siyah gözlerini dünyaya açtığında küçük midilli
Gördüğü ilk şey gözlerini kamaştıran yoğun ışık kümesiydi...
Lisenin en yakışıklı en popüler ve en karizmatik delikanlılarından Metin 15 Mayıs cumartesi günü evleniyordu. Metin arkadaşlarının içinde en haylazıydı. Bir sürü tanınmış arkadaşı vardı. Arkadaş çevresi tarafından sevilen biriydi.
Zamanını şaşırmış adet günlerinin melankolik etkisiyle kusuyordu kız
Bir derenin kenarında
Doğada her şey birbirine benzemek zorunda mı diye düşündü ve bıraktı kendini gerçeğin kollarına...
Zülfü Livaneli