Acı Uçurum Kenarı
Zamanını şaşırmış adet günlerinin melankolik etkisiyle kusuyordu kız
Bir derenin kenarında
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazanırsan kimse inanmaz, kaybedersen kimse görmez." — **Terry Pratchett**"
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazanırsan kimse inanmaz, kaybedersen kimse görmez." — **Terry Pratchett**"
Zamanını şaşırmış adet günlerinin melankolik etkisiyle kusuyordu kız
Bir derenin kenarında
Doğada her şey birbirine benzemek zorunda mı diye düşündü ve bıraktı kendini gerçeğin kollarına...
Erkeğin ölümüyle kaldırdılar sobayı. Doğal gaz döşediler. Odun sobası başka bir evde tekrar açtı gözlerini
Gündelik şeyler anlatıyordu dostu. Bekliyordu adam. Bir askerin beceriksizliğiyle ilerleyen dostunu bekliyordu. Kopacak fırtınanın savrukluğunu bekliyordu. Kent insanının içine düştüğü bunalımlarla koştuğu sokakları bekliyordu.
Senden de üvey babamdan da nefret ediyorum dedi... Üstelik sen de onun gibi alkollusun. O gün öylesine gittim ki kayboldu gelişlerim...
Bir erkek, bir kadına niçin ilgi duyar? Yoksa, bu ifadeyi, bir kadının hangi özellikleri bir erkeği etkiler olarak mı değiştirmeli?
Güzel ya da feminen ya da cinsel-çekicilik ve kadınlar ve erkekler ve etkileşim...
O sabah uyandığında kafası karmakarışıktı. Önceki geceden, uykusundan, yolculuğundan ve rüyalarından kalması gereken acıları yoktu. Hiçbir şey yoktu!
Her oyun -en neşelisi, en yenisi, en ilham vericisi bile- eninde sonunda hüzünlenmeye mahkum korkarım.
Karşınıza çıkan her güzellige aldanmayın. Ama bu sizi mutlu ediyorsa, içinizden geleni yapın.
Her aşkın bir sesi vardır mutlaka. Kendi sesini bir bir notalaştıran sesler. Gewrenin ney sesine benzeyen nefesinde, aşkın bir gün bu şehirden Eskişehire kıdemli bir polisin karısı olarak gideceğine kim inanırdı. Gewrenin de İkbal
Karanlık bir sabahın sessizliğinde, yalnız bir avukat olan Merve'nin hayatı, gizemli mesajlarla alt üst oluyor. Küçük şehirdeki düzenli yaşamı, telefonuna üşüşen endişe verici mesajlarla bozulurken, beklediği her dakika üzerine çöken sessizlik giderek ağırlaşıyor. Dünün sıradan bir gün olduğunu düşünürken, bugün bilinmezlikle dolu bir bekleyişin içinde bulunuyor.
Melisa Kesmez