Anneme Sevgilerle
kısaca anneme itafen yazılmış mektup içimdekileri sahici olarak döküyorum.
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazanırsan kimse görmez, kaybedersen herkes görür." – George Orwell (kurgusal)"
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazanırsan kimse görmez, kaybedersen herkes görür." – George Orwell (kurgusal)"
kısaca anneme itafen yazılmış mektup içimdekileri sahici olarak döküyorum.
Anlayamadım, sizin onbeş günlük senelik izniniz mi var? O zaman mı hoplayıp, zıplayıp, metliyorsunuz günışığında?
küstü seviler
Şebnem İşigüzel
Hayaletin denize düştüğü yere hızla koşarken, bir taraftan üzerindeki giysileri çıkarıp atıyordu. Denizin serin sularına atladı. Hızla yüzerek sularda çırpınan hayalete ulaştı. Bu bir hayalet değil bir genç kadındı. Sol koluyla sıkıca kavradı kadını.
Gök yüzü zifiri karanlıktı. Sokak lambalarının çoğu yanmıyordu. Cadde boyunca yanan birkaç lamba, aydınlatma için yetersiz kalıyordu.
Sen soldan yürüdün hep, kalbin olduğu yerden. Benim seçimim büyük akciğerden yanaydı, ne de olsa sıkı sağcıydım.
Alman bayan yazar Herta Müller'den bir başka öykü.
"Kimse kızmasın bana.. Haklıyım ben.. Bir davam var, yoluma çıkmayın"
“Denizden gelen uğultular sallarken üç kuruşluk jiletleri karanlık delikanlıların aç gözlü göğüslerine/ Rüzgâra yamanmış dolunaylarla şahlanır itler, çığlığın çığlığa kanka düştüğü tehlikelerde./ Raconun kırmızı pelerinini savururken o zarif zamana
... Türk Dil Kurumu'na kızdım biraz da. Seni sana anlatacak, bana da tercüman olacak cümleleri yoktu lugatlarda. Ama "ciddiyet" kelimesini koymuşlardı kullanalım diye, onu da ben kullanmadım, kullanamazdım yada kullanamadım...
Yalnızlıkların içinde kaybolmuş bir kişilik ve yabancılaşan benlik. Artık susmuştur dil, sönmüştür gözlerdeki ışık. Artık eşyalar konuşmaya başlar...
Sema Kaygusuz