"Yazmak, zamanı görünür kılar. — Margaret Atwood"

Öykü

Tek Çare

Gülbahar, yuvasından yavrusunu kaptırmış kuş gibi, çaresiz dönüp durdu eşinin başında. Aklına birden kayın validesiyle kayın babası düştü. Gecenin bu ileri saatinde -henüz üstünden çıkarmadığı-gelinliğiyle, kayın babasının yanına gitmek için hızla evden çıktı. Kocasını o halde tek başına bırakarak.

Öyle Dur Çekiyorum!

bana bir aptala bakar gibi baktı ve hayır dedi, güzel elmamız için tüm kurtların birleşmesine adayacağım kendimi! dur ulan dedim, ne diyorsun sen! bir kırıkkale çıkardı dayadı burnuma. hareketlerim engellenemez dedi. engellenirsin engellenmesine bok sıpas

Sen Beni Ciddiye Alma

... Türk Dil Kurumu'na kızdım biraz da. Seni sana anlatacak, bana da tercüman olacak cümleleri yoktu lugatlarda. Ama "ciddiyet" kelimesini koymuşlardı kullanalım diye, onu da ben kullanmadım, kullanamazdım yada kullanamadım...

Son

Kapı açıldı. Kızın kafası karışıktı. Bir ileri adım attı bir de geri. Sanki bildiği herşeyi unutmuştu. Sanki hayata bir tavrı kalmamıştı, uçmuş gitmişti hepsi. Hayır uçup gitmemişti, tükenmişti, bozuk çıkmıştı, son kullanma tarihi geçmişti. Bütün bu insanlar nasıl oluyordu da aynı biçimlerle idare edebiliyordu. Kızınkiler tükenivermişti işte. Yenisini

Başa Dön