"Okumak, başka birinin zihniyle düşünmektir. — Arthur Schopenhauer"

Öykü

Ağır Roman(tik) – 2001

“Denizden gelen uğultular sallarken üç kuruşluk jiletleri karanlık delikanlıların aç gözlü göğüslerine/ Rüzgâra yamanmış dolunaylarla şahlanır itler, çığlığın çığlığa kanka düştüğü tehlikelerde./ Raconun kırmızı pelerinini savururken o zarif zamana

yazı resim

Öyle Bir Gündü

İnsanlar, öyküde geçtiği gibi öfke ve kinlerini unutup birbirlerini bağışlamayı, birbirlerine karşı saygı duymayı başarabildiği gün gerçek mutluğu yakalayabileceklerdir.

Trendeki Oyun

Bayanlar Mehmet Amcaya tiksinti ile baktılar; oysa onun aldırdığı yoktu. Durmadan bit kırıyordu(!) Bayanlar bu kez çileden çıktı. Homurdanarak kompartımanı terk etmeye başladılar...

Ses

külden kor, kordan ateş yapacak coşkularım. ya yok edecek ya da yerle bir olacağım ama asla uzlaşmayacağım.

Umutlar Yeşerirken

Tam üç aydır, evet üç aydır işsizdi. Bir yıl önce iflas etmişti. Bir kişide ki yüklü alacağını tahsil edememiş ve bundan dolayı tıkanarak işini çevirememişti. Günlerce uykusuz kalmış, çaresizce Allaha yalvarmış ama kendisine borçlu olan kişiden bir haber bile alamamıştı.

Defin

Musalla taşında bekleyen, yeşil örtülere bürünmüş uğursuz tabuttaki adamı, avludaki herkes tanırdı. Büyük mermer avluda bekleşen, saf tutmuş bir avuç adam ve berilerinde karalara bürünmüş, kızarık gözlü kadınlar, beraberce yas tutuyorlardı.

Tedavülü Zararlı Öyküler - 1

Gülün öyküsü gül solduğu zaman yankılanacaktır kulaklarda...
Göz yaşlarımızda saklı kalacaktır hasretlerimiz...
En yakınımızdan bile sakladığımız gözyaşlarımızda...
Erkekliğe sığdıramayıp damarlarımıza akıttığımız gözyaşlarımızda...

Başa Dön