"Bana bir kütüphane verin ve dünyanın geri kalanını alın. Ama önce, o kütüphanenin wifi şifresini verin." - Franz Kafka"

Öykü

Tanrılar da Sever

Melek, merakla sordu, “Nedir o kural?”
Tanrı, büyük bir sır veriyormuşçasına fısıldadı. “Aşkın ulaşılmazlığı…”
Melek anlamamıştı. “Öyleyse insanlar nasıl ulaşıyorlar?”
Tanrı bir kahkaha attı. “Ulaştıklarını kim söyledi ki?”

Sessizliğin Çığlığı

"Bak evladım, boşuna direniyorsun. Burada, senin gibi niceleri direnip, yenik düştüler. bizi yorma, kendini de üzme. Bizim de senin gibi evlatlarımız var. Sana eziyet etmeye hevesli değilz; ama bizi mecbur ediyorsun. O gün toplantıda başka kimler vardı, neler konuştunuz, ne karalar aldınız? Anlat...

Kurşun Meseli

İlerliyor hızını kesmeden dik yamaçlara. Umursamıyormuşcasına. Beyni hiçbir şey almıyor. Bir ara duraksıyor. Yorulduğundan değil. Nerede olduğunu merak ettiği için. Nerede olacağını yahut olup olmayacağını merak etmeden.

Bırakıp da Gidene

Nasıl da gülerdi canı istedi mi…
En anlamlı bakışlarıyla önce ümitlendirir, ardından bir uçurumun kenarına yapayalnız bırakır giderdi. Ben çaresiz, ben yorgun, ben bıkkın bu sevdadan.
Ah bilirdi o insafsız, diri diri yanardım o böyle yaptıkça

Aşk acıtır

Aslında sevgili olduklarından, daha da önemlisi beraber yaşamaya başladıklarından bu yana birbirleriyle ilgili her şeyi biliyorlardı.
Birden bire olmamıştı tabi ki, yavaş yavaş öğrenip keşfetmişlerdi birbirlerini.
Ama acaba bir insan diğeriyle ilgili

Süpriz Günü

Üst geçide tam girecektim ki iki tane inek gördüm. “Üst geçidi kullanın!” tabelasından etkilenmiş olacaklar ki yoldan geçmiyorlar karşıya. İnsanların itibar etmediği çok insancıl bir eylemi gerçekleştiren bu ineklerden etkilendiğimi itiraf etm

Kurtuluş Kaçıştı

Güneşin orada olduğunu biliyordum. Asık suratlı, gri mizaçlı bulutların ardında... Bizim onu özlememizi bekliyordu sanki. Hava bile kendi soğukluğundan rahatsız olmuştu. Buğulanmış camlar, içerinin sıcak olduğunun en güzel kanıtı, benim de huzur kaynağımdı.

Bir Avuç Rüzgâr

Denizle elele verdi, kayıklardan pek çoğunun iplerini kopardı, onları, isteseler de istemeseler de, engin sularda özgürce sürüklenecekleri bitmeyecek bir geziye çıkardı.

Başa Dön