"Yazmak, konuşmadan söylemenin yoludur. — Jules Renard"

Öykü

Gizem'li Yer

Bez ayakkabılarındaki ıslaklığı hissetti,omzundaki büyük resim çantasının askısını tutuyordu sol eliyle,yürürken sanki destek alıyordu,bir şeye ihtiyacı vardı ama neye ihtiyacı olduğunu o da bilmiyordu,yalnızca acılarını törpülemeye,ruhunu bir an olsun iyileştirmeye çabalıyordu.Sahte gülüşleri bırakıp kahkahalar atmak istiyordu,feri parlayan gözler arıyordu.Oradaydı işte yine,gizemli yerine gelmişti yine.Kimse yoktu üstelik bu sefer,biraz

yazı resim

Kalıpçının Kalıpları

Sabahları gözümü açar açmaz, kedilerin ve itlerin mamalarını hazırlıyor, birbirlerini kaşımaktan sırtları kanamış tiplerin yerdeki sülüetlerine basmamaya çalışarak apar topar ofise gidiyordum.

Tanrılar da Sever

Melek, merakla sordu, “Nedir o kural?”
Tanrı, büyük bir sır veriyormuşçasına fısıldadı. “Aşkın ulaşılmazlığı…”
Melek anlamamıştı. “Öyleyse insanlar nasıl ulaşıyorlar?”
Tanrı bir kahkaha attı. “Ulaştıklarını kim söyledi ki?”

Yalova Vapuru

bir telaş uyandım bu sabah. parlak sarı acıtan İstanbul güneşinin tozlu camlarımdan günaydın dediği bir güne....

Almanya Rehberinin 4.Bölümü

Kişisel bilgileri; Adı:Faşistus Soyadı: Hitler’in iti Doğum tarihi ve yeri: Doğum tarihi tam olarak bilinmemesine rağmen malesef insanlığın doğuşuyla aynı zamana denk geldiği zannediliyor.Doğum yeri ise kin,nefret,kendini beğenilmişlik.

Can Kuşum

Ağlıyordu sahibesi hıçkırıklarla kuş anlamış gibi konuverdi sahibinin omuzuna gözlerinden akan yaşları içiyordu

Bir Ölüm Bir Yaşam

Yataktan kalktı zorlukla yürüyerek yanıma geldi.
“Gidebiliriz artık. Bundan sonra yalnız bebeğim için, kocamın bana bıraktığı emaneti için yaşayacağım. Oğlumun adını YAŞAM koyacağım.
Yaşam bana sevdiğim adamı, kocamı bağışlamadı. Umarım oğlumu YAŞAM’IMI bana bağışlar.” dedi.
Ve ağır adımlarla.Kucağımda YAŞAM’la birlikte odasına gittik.

Honça

Mahallenin koyunları sıra ile güdülürdü. Sıra babama geldiğinde, otlatmak için gittiği dağlarda doğan kuzu ile oğlakları eşeğin sırtındaki heybeye koyardı. Eve geldiğinde; heybedeki kuzu ve oğlakları kucağıma alıp doğruca sahiplerine götürürdüm

Başa Dön