Fesat Ağacı'nın Ardı
İstanbul’un mehtapla şereflendirilmiş göğü, hepsinin garabet ve habis çığlıklarıyla ağırlaştı. Sabah kimse korkusunu üzerinden atamamıştı… Cinler de…
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
İstanbul’un mehtapla şereflendirilmiş göğü, hepsinin garabet ve habis çığlıklarıyla ağırlaştı. Sabah kimse korkusunu üzerinden atamamıştı… Cinler de…
Her gün, her saat, her dakika, her saniye onu yaşıyorum bütün bedenimde.
Annelere ve çocuklarına
Kerem Eksen
Nasıl da gülerdi canı istedi mi…
En anlamlı bakışlarıyla önce ümitlendirir, ardından bir uçurumun kenarına yapayalnız bırakır giderdi. Ben çaresiz, ben yorgun, ben bıkkın bu sevdadan.
Ah bilirdi o insafsız, diri diri yanardım o böyle yaptıkça
Soylu, Cervantes'in Don Quijote kitabını soruyordu. İstekte bulunan ve isteğin kendisi o denli gerçek dışıydı ki, Bay x rahatlıkla karşısındaki adamın zihninde yarattığı bir imgeden başka bir şey olmayacağını düşündü ardından tekrar kitaba gömüldü.
Koşar adım ilerliyordum en sonunda durmam gereken bir yerde duramadım ve ne olduğunu anlamadan kendimi kayanın ucuna asılmış kemente sarılmış olarak buldum. Çocuklar bağrışıyordu ama onları göremiyordum. Yardım edin, buradayım, diye cevap verdim onlara.
Bu hikayeyi daha önceden okumuş olabilirsiniz.
Ama ben yeni okudum ve çok beğendiğimden, henüz okumayanlarla paylaşmak istedim.
Büyükler için bir masal anlatmak istedim...
Kelebek kanatlı melekler.. Denizin üzerinde yürüyen bir adam... Dünün bugünün ve yarının dalgaları ile dünün, bugünün ve yarının butuları.
...Bir boşluk daha boşaldı nasıl olduysa, artık dolmayı bekler.
Konuşmuyordu,Konuşmıyacak mısın dedim.Sesim duvardan duvara çarpıp bana tekrar geri geldi.Cevap alamayacağımı anladıktan sonra yemesi için biraz yiyecek birazda su getirdim.Ne getirdiklerime baktı nede bana.O yüzdende yemesi içinde ısrar etmedim.Öylece
İhsan Oktay Anar