"Yazmak, konuşmadan söylemenin yoludur. — Jules Renard"

Öykü

Ömür Uzun, Aşk Kısa!

Herkes gündelik yaşamın hay-huyunda, herkes işinde-gücünde;
mutlular mutlu-mutsuzlar mutsuz. Ama yine de insan gibiler.
Ben, insan gibi olamıyorum.
Kimse görmüyor ama ben farkındayım ‘büyük son’un,
o kıyametin gelip-çattığının.

Piyano Göz Yaşları

“Sessizlik hakim garip bir şekilde bu aralar sarayın avlusuna. Ne yeşilliği ve çeşit çeşit gülleriyle övündüğümüz bahçenin tadı, ne de derin derin ürpertisiyle suyunu bir havuza akıtan heykelin gizemi kalmıştı artık. Sessizliğin içine işlediği bir saray avlusu...sessizliği sizin bedeninize takılı kılan bir umutsuzluk ve umursamazlık. Sessizliği...siz yapan gerçeklik.

Mektup

Farkli bi veletti basindan beri. Deli ederdi, sabirlarini sinardi adeta. Dedigi dedik oldu hep. Hep baskaldiridi, isyankardi. Dunyayi sevmiyorsa bu haliyle, pesetmege niyeti yoktu, degistirecekti. Denizi kaplara sigdirmak olur muydu. Keske olaydi, komsunun cocugu gibi olaydi da Denizi, ayrilmayaydi yanlarindan. Oturaydi dizini kirip, evleneydi de torun vereydi keske.

Her Hangi Bir Gün

Haftanın hangi gününün hangi saatinde olduğumu bilemiyordum, önemi de yoktu zaten bunun. Duvarda asılı kalmış bir takvim yaprağının Pazartesi yüzü, hep pazartesiymiş hissini veriyordu bana –ki Salı veya çarşambanın bir belirlenmişliği yokken yaşamımda böylesi bir hisse neden kapıldığımı anlayamıyordum.

Zar

yaşamı anlamılı kılan gözlemelerimizdir. göremeyen bir insanın ıstırabını yazarlardan başka kimse dile getiremez. bazen bir çocuğun minicik tebessümü bazen de acıyı gözlemler ve de duygu dünyamızda yoğurup okuyucuya sunarız.

Resim

Korkuyorum bu resimden. Ne diye getirip odanın ortasına astın sanki?

Başa Dön