"Yazar olmak, hayatın sana fısıldadığı dedikoduları yüksek sesle haykırmaktır. Tabii, kim dinlerse..." – Dorothy Parker"

Öykü

Vakitsiz Duygular

Yaşanan ama anlatılamayan, anlatmaya değer insan bulunamayan ve en sonunda dünyaya haykırılan sevdalar... Küçük ve yalan gibidirler, tanımayanlara sevdayı, özlemi, vazgeçilemeyeni.
Sen tanır mısın ki vaz

Ayşe ile Ali'nin Hikayesi

Ardına kadar açık olan kapının eşiğinde kalakaldılar. Ne Ayşe bir adım yanaşabiliyordu ne de Ali. İçeriden yabancı bir koku geliyordu. Ali’nin burnunu sızlatan, Ayşe’nin midesini bulandıran yabancı bir koku...

Zar

yaşamı anlamılı kılan gözlemelerimizdir. göremeyen bir insanın ıstırabını yazarlardan başka kimse dile getiremez. bazen bir çocuğun minicik tebessümü bazen de acıyı gözlemler ve de duygu dünyamızda yoğurup okuyucuya sunarız.

Elif Kız

fakat anlayamadığım bir tuhaflık vardı. İstenilen kız karşımızda geçip gönül rahatlığı içinde çayını yudumluyordu.

Yazlık sinema

Zile bastı, odacıyı çağırdı, bir çay söyledi kendisine, bir sigara yaktı, kalktı pencereyi açtı. İçeriye lodosun taşıdığı sonbahar doldu.. İlk yağmur damlaları belediyenin avlusundaki tozları havalandırıyordu. Odacı çayını getirdi, masasına bıraktı.

Yol ve Külahi

"gün sona erdiğinde; ve yolun değil de külahinin yürüyüşünün sonu geldiğinde; yaşamı varmış olduğu amaçlar toplamına ya da eriştiği yerlerin toplamına değil de yürüyüşünün ya da yolculuğunun kendisine eşittir.."

Can Kuşum

Ağlıyordu sahibesi hıçkırıklarla kuş anlamış gibi konuverdi sahibinin omuzuna gözlerinden akan yaşları içiyordu

Sipil Üçlemesi II

Gürani’nin hiddeti, gözkapaklarının etrafındaki kırmızılıktan fark edilir olmuştu. Sinirinden oflayıp pufluyor, kah geziniyor, kah oturuyor, yerinde duramıyordu.

Pantolon

Çaylarını yudumlayıp, dolunaya karşı birer sigara yaktılar, hala büyüklerinden gizli sigara içiyor olmanın heyecanıyla.. Sonra türküler söylediler birlikte, sesleri ovada yankılandı:
Derdim çoktur hangisine yanayım
Yine tazelendi yürek yaresi
Ben bu d

Başa Dön