"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazansan bile, kollarında hep o soğukluk kalır." - Stephen King"

Öykü

Yüreği Tabuta Sarılı Mualla Hanım...

Her zamanki yerinde... mahalle meydanına bakan odasında, demirden korkulukları pas tutmuş, çerçevelerinin boyaları dökülmüş penceresinin önünde ahşap sandalyesinin üzerinde, üstünde gri battaniyesiyle uyuyakalmıştı....

Kirli Çamaşır Sepeti

yeni bir güne başlamıştı şimdi.. işlerini bitirip eve dönmeyi sabırsızlıkla bekliyordu..
nihayet saatler sonra evindeydi… yemeğini yiyip, dinlendi biraz.. düşündü… kitabını aldı eline, işaretlediği yerden okumaya devam ederken uyuyakaldı.. yine konuşmaya başladı kendiyle!! Anladı bu sefer… uyanmalıydı… derin bir nefes alarak açtı gözlerini karanlık odasında!! Elinde

seçim sizin

Mutlu sonla bitmeyen aşklar vardır. Verilen yeminlerin unutulduğu, gözlerinin renginin, sesinin tonunun hatırlanamadığı aşklar. Kimse bu aşkların kahramanlarından olmak istemez. Herkes bir kalpte derin yaralar açmak ve arada bir, ince bir sızı ile anılmak

Kâbus

Çok etkilendiğim bir rûyanın ardından yazılmıştır. Şimdiye değin en beğenilen hikâyelerimden birisi...
dipnot: Dialoglarda ve "iç hesaplaşma monologlarında" konuşma dilini kullandım, düzeltmeye gitmedim, bu şekilde hikayeyi daha canlı kıldığıma inanıyorum, eleştirilmeden önce belirtmek istedim...

Iska!

bir daha ne zaman gelirim bu sokağa , ne zaman görürüm bir daha o ayakları bilmiyorum. neleri daha ne kadar ıskalarım bilmiyorum işte. beremi ıslık çalarak çantama koyuyorum , her çıkarışımda biraz daha erken takıyorum. cebimde durdukça yada ben çıkardıkç

kokun

Akşam eve döndüğümde başının izinin kaldığı, kokunun sindiği yastığa tüm özlemimle sarıldım. Ardından gözyaşlarımın eşliğinde, geride bıraktığın tüm eşyaları bir odaya topladım ve o odaya senin adını verdim.

Başa Dön