Pazar, Biricik Sendromumdu Benim
...
eğlence programı “Pazar 94” yayına girerdi. Belki de bu yüzden Pazar gününü tek kelimeyle tanımlayın deseler hiç duraksamadan “Mustafa Yolaşan” derdim.
"Yarınki gazetede intihar ettiğimi okursan, bil ki bu sadece pazarlama stratejimin bir parçasıdır." — Oscar Wilde"
"Yarınki gazetede intihar ettiğimi okursan, bil ki bu sadece pazarlama stratejimin bir parçasıdır." — Oscar Wilde"
...
eğlence programı “Pazar 94” yayına girerdi. Belki de bu yüzden Pazar gününü tek kelimeyle tanımlayın deseler hiç duraksamadan “Mustafa Yolaşan” derdim.
“ En iyi Blanca büyücüsü bir kadın mı?”
“Flanemeth, bütün anlattıklarımdan aklında bu mu kaldı?”
“Evet sana ait ne varsa yaktım, biliyorum. Herşeyi yakma hastalığım bundan kaldı belkide. Ama bir bu kolyeyi yakamadım, yokedemedim. Demiştin ya, ‘bu yüreğim’ diye, ondan belkide... Çıkartıp atmak, kolaydı ya, içimden de çok defalar geçi
Zülfü Livaneli
bir telaş uyandım bu sabah. parlak sarı acıtan İstanbul güneşinin tozlu camlarımdan günaydın dediği bir güne....
Güçlü değilim işte! Olmam gerektiği kadar güçlü değilim! Karşı koyamadım özlediğim dudaklardan çıkan özlemediğim sözcüklere...
Gecenin bilimeyen bir saatinde bilinmeyen bir yerde, kim bu kız acaba? (tamamı)
Umut, yaptığı işin şakaya gelir bir tarafının olmadığını, ortamın ciddiyetinden anladı. Tazecik yüzünde hüzün kasırgaları esti. Yaptığının yanlışlığının farkına vardı: utandı. Gözlerini kucağından kaldırmadı. Ezildi; üzüldü. Dudakları titredi. Pişmanlık
Görevini profösyonelce yapan insanlara her zaman saygı duyduğunu anımsadı.
Nurişlerin evinin karşısında komşuları Çetine ait, her tarafını asmaların sardığı, pembe üzüm salkımlarıyla süslü bir bağevi vardı. Girişi domates tarlası, arkası asmaydı. Yoldan girip tarlanın önündeki patikadan birkaç adım atılınca sol tarafta ağzı ko
Şermin Yaşar