"Yazmak, bir çölü geçmek gibidir; vardığınızda ne bir vaha kalmıştır ne de sizden bir dirhem et." – Franz Kafka"

Öykü

Bağbozumu

Nurişlerin evinin karşısında komşuları Çetine ait, her tarafını asmaların sardığı, pembe üzüm salkımlarıyla süslü bir bağevi vardı. Girişi domates tarlası, arkası asmaydı. Yoldan girip tarlanın önündeki patikadan birkaç adım atılınca sol tarafta ağzı ko

yazı resim

Şaşkın Palyaçolar

Soylu, Cervantes'in Don Quijote kitabını soruyordu. İstekte bulunan ve isteğin kendisi o denli gerçek dışıydı ki, Bay x rahatlıkla karşısındaki adamın zihninde yarattığı bir imgeden başka bir şey olmayacağını düşündü ardından tekrar kitaba gömüldü.

Işıktakiler

Tanrı vampirlere son bir şans daha vermek istedi. Cennete gitmek istiyorlarsa, dünyadaki dengeyi bozan karanlığın vampirlerini yenmeleri gerekiyordu. Bu görevi kabul eden vampirlere ışık vampirleri adı verildi.

Ve... Veya...

Saati duvara vurup kırdım. Artık ses çıkmıyor. Film bitti. Sabaha birkaç saat kaldı. Annemi uyandırsam... leyla horluyor. Birilerini arasam ve biraz konuşsam, şimdi dışarı çıkıp biraz hava alsam veya...

Namaz

Üstündeki başındaki tozu silkerek
ihtiyarin yüzüne baktı. "Siz de kimsiniz?" dedi.
İhtiyar gülümsedi: "Ben senin namazlarınım".
"Neden bu kadar geç kaldınız? Son anda yetiştiniz.

Her Yer Bulantı

Anılarımdır bana yaşamı sevdiren. İyi veya kötü diye ayrım yaparsan aralarında , kötü kefesine koydukların karabasan gibi ruhunun sana kalmış tek yerini kemirir, yer bitirir.

İyi Kadındı Ya Erken Öldü

Elleri, uzun süre hayatta bekletildiğinden belki buruş kırış; gözleri düşük voltajlı
avize ışığı solgunluğundaydı. Ayakları, -hastalıktanmış sonradan kadınlar söyledi-
tombul tombul, bacakları iki bacağımdan biraz in

Gri Dünya - 1

Evet çok komik şeyler yaptığımız oldu orada... Tanrı bize gerçekten kızdı çünkü artık bizim aptallıklarımıza daha fazla dayanamadı. Onun düzenini bozuyor kendimizi onun yerine koyuyorduk… Aslında hiçbir zaman bize ait olmayan şeyleri birbirimizden almaya çalışıyorduk.

Başa Dön