"Yazmak, zamanı görünür kılar. — Margaret Atwood"

Öykü

Bugün Kimin İçin Ne Yaptım?

Evden 50-60 metre uzaklaştığımda karşıma bir sokak köpeği çıktı.Bana bakıyor.”Neresinden ısırsam ne kadar et koparırım” diye düşünmediğini sanıyorum.Çünkü bakışları dostça,tanıdık birine bakar gibi.

Köpekler Sokağı

Şehrin hiçte sevilmeyen bir bölgesinin sokağıydı. Söylentilere göre bu sokağın insanları uğursuzdu. O insanların kadın cinsleri ise kutsal kitaplarda bile lanetlenmişti. Elbette inananlar için söylenmişti. O kadınlar ile yatan dindar bir erkeğin güya kırk yıl boyunca bir kiremitle keselenmesi gerekiyordu.Günah, sevap seçeneğinde becermek belkide en iyi tercihti...

yazı resim

Zeus'un Kızı; Olta, Balık ve Deniz

Ama balıkları tutarken, ağızlarından demir çengeli çıkarırken, babamın ameliyatlarda gösterdiği özeni gösteriyor, acıtmamaya dikkat ediyordum. Ve onları, asla çıkamayacakları , üstü kesilmiş su dolu, plastik bidonun içine atarken hiçbir şey düşünmüyordum, onların biten hayatları dışında. İçeri tıkıldıklarında, bir süre kurtulduklarını düşünürler, azalan oksijen ve değişmeyen görüntü onlara her

Kadin Adamlar

Savaş, ülkemizin kaderiydi. Ne Amerika’sı ne Rus’u ne de bir başkası bizleri rahat bırakmadı. Bomba sesleriyle uyandık. Köyümüzü ele geçirenlerin esiri olduk. Savaşın yoksul kurbanları gibi oradan oraya savrulduk. Bir erkeğin kadınlarla göz temasının karşılığı, kırbaç veya ölümdü. Bir ara ucundan yakaladığımız özgürlük, bir kelebek gibi avuçlarımızın arasından

Naturel

...O evreni yaratan tanrı gibi yalnız ve sancılı, sağa sola ateşler bırakmış; o ateşler güneşlere dönüşmüş, soğumuş taşa, kayaya buza dönüşmüş ama yok. O yarattığı mavi gezegene ilk düşen yağmur damlası gibi; ardından yıllarca suya dönüşmüş fırtınalarla kayaları dövmüş, kayayı balçığa çevirmiş yine de yokluğunu var edememiş, dönüştüğü

Küçük Saba

Kaç yaşındasın? diye sordum.
Beş, dedi,.
Ama beş yaşındaki çocuklar anaokuluna gidiyor. Sen de, anaokuluna gitsen ya, dedim.
Aklı karıştı.
Çı-ıh! layarak itiraz etti. Ben okula gideceğim.

Davetsiz Konuk - 2 -

Bir süre açığa doğru serin suları kulaçladım. Güneşin tenimdeki sıcaklığından şimdi eser yoktu. Yorulana kadar yüzdüm. Arada ayak bileklerimden parmak uçlarıma doğru kasılmalar oluyor, sırt üstü uzanıyordum. Böylelikle kramp oluşmasını engelliyordum.

Başa Dön