Sessizce Veda 8. Bölüm
Niyetle başlanan bir aşk değildi bu, bana inan.
Sevgime inan, bu aşka inan.
İçimde sessizce büyüyen sana inan...
"“İlk kez aldatmaya kalkıştığımızda, ne karmaşık bir ağ öreriz.” — **Walter Scott**"
"“İlk kez aldatmaya kalkıştığımızda, ne karmaşık bir ağ öreriz.” — **Walter Scott**"
Niyetle başlanan bir aşk değildi bu, bana inan.
Sevgime inan, bu aşka inan.
İçimde sessizce büyüyen sana inan...
Tez-Can buraya geleli kaç gün, kaç ay ya da kaç yıl olmuştu? Bilemezdi. Bırakın bunu bilmeyi o gün günlerden ne olduğunu sorsanız, bunun bile cevabını veremezdi. Buradaki zaman anlayışı çok farklıydı, belki de tuhaftı. Kimse zamanla ilgilenmiyordu, zamansa bildiği gibi akıp gidiyordu. Yoo belki de akmıyordu, gitmiyordu; duruyordu

Her günkü gibi önce dizlerimin üstünde, ellerimdeki kırışıklıklarda, sol elimin yüzük parmağının altındaki beyazlıkta, kırılgan tırnakların içinde aradım. Yüzümde, göz çukurlarıma birikmiş çapakların altına, yavaşça terliklere götürdüğüm ayaklarımın şekli bozulmuş parmaklarının arasına, baktım. Usulca tuvalete yürürken, lambanın düğmesinin üstündeki izleri de es geçmedim. Lavobada temizlik işini yaparken içim
Oğlum Hasan sen İstanbullar da dolaş dur havanı yap bakalım.O sıfır traktörü alıp millete hava yapacam derken bütün köyü birbirine kattın durdun.Milleti birbirine düşürdün.Köyü traktör garajına çevirdin sonrada sıkıyı görünce kaçtın gittin.
Bir kanguru varmış. Kesesinde yavrusunu taşırmış. Zamanla yavru büyümüş, keseye zor sığar olmuş. Ayrılık vakti gelmiş, çatmış.
Anne kanguru: " Benim güzel yavrum, artık büyüdün, kocaman oldun. Ayrılacağız, sen yoluna ben yoluma. "
Bunun üzerine yavru kanguru: " Anne, ne olur beni bırakma. Ben
Elini hayatından çektiği anda karşısında gördüğü Serpil onu seviyor muydu?
Boyoz, bira, deniz, Serpil ve Mualla... Onu kim seviyordu? Ya da o kimi seviyordu?
Ayşecik in babası sarayın sütçüsüydü. Saray yakınlarındaki bir kasabada küçük bir çiftliği vardı. Her sabah saraya taze süt götürürdü. Çiftliklerinden saray rahatça görülüyordu. İki yıldır Ayşecik arada sırada, Baba ben de seninle geleyim. Sarayın nasıl bir yer olduğunu çok merak ediyorum der dururdu. Fakat babası Ayşecik in kaybolacağından
Bireysel olarak 2005 yılında yayınladığım 'Gün Aşımı'
kitabımdan alınan anıdır. Mevcudu kalmamıştır. Kültür
Bakanlığına 2. baskısının yapılması için yazdım, şimdilik
tahsisatımız yok, orjinal Cd'sini gönder, gerekirse ileride
basabiliriz mealinde bir yazı aldım. Şu anda sağlık sorunum
Gerçektan Alman kızı Helga'nın Halim'e "Sen Furunlu'da kimlerden olmak var ?" diye sorması şaşırtıcıydı. Doğrusu işkillenmiştim.
Gomlegimin dugmesini acip kravatimi gevsetesim geliyor. Aksine, tam oturdugundan emin olmak icin iyice yukari cekiyorum. Prezentabl gorunmem gerek. Cunku biliyorum karakterimize neler giydigimizin degil, vucudumuza neler giydigimizin onemli oldugu yillari yasiyoruz.
ah şu sinekler el aldırmıyor inekler. Heryer sinek.OFF! masada pislik vardı.ah şu ilk elde vuramadığım pis joker!