"Okumayı sevenin her yerde bir evi vardır. — Hazel Rochman"

Öykü

Biraz Daha Işık!

Toplu taşıma merkezi, kentin tam ortasındadır. Otobüsler oradan kalkar, dönüp dolaşıp oraya gelirler. Kısır bir döngünün başlama ve bitiş noktasıdır burası. Ya da tilki ile kürkçü dükkânı hikâyesinin bir tezahürüydü bu durum. Şehrimizin tek kültür ve sanat merkezide buradadır. Yaz kış telaşı hiç bitmez. Bir hengâme bir koşuşturma.

Çağlayan

Ganyan bayiinde, bir altılı kuponu yatırdıktan sonra, aklıma, şehrin kasvetinden uzaklaşmak düşüyor. Bunun yolu, motosikletimin mekanik içgüdüsüyle, üzerinde Hayyamın söğüt ağacını bulabileceğim mekâna ulaşmak. En ideal olanı ise, biraz uzak olmasına rağmen Çağlayan Motosikletim, sahibi olduğumdan beri beni yanlış bir yere götürmemiştir.
Her gün kalkıp meyhaneye

Gece, Mehtap, Selene, Apollon ve Ben

Balkon küpeştelerine dizilmiş, pembe, vişne çürüğü, beyaz, kırmızı, ebruli sakız sardunyaları, pür dikkat şimdi. Yaprağına elin değmeye görsün, çığlıklar atarlar, buram buram sakız kokarsın.
Bu ıssızlığı giyinip, dinginliği ve erinci kuşanıp, deliliğini saklayıp üstüme üstüme gelme gece… Gelme.
Şaşırırım, yolumu sapıtırım, yiter gider, deliririm

Son Fırsat (!)

Mersin’e girdiklerinde ufak ama sevimli tren garı Ayla’nın dikkatini çekti.Pozcu semtindeki lüks binalara imrenerek baktı.Mersin’in az ötesindeki Mezitli kasabasında deniz kenarında evden çok motele ya da pansiyona benzeyen bir binanın yanında durdular.Yaşlı bir bayan arabayı görünce yaşından beklenmeyen bir çabuklukla aşağıya indi,bahçe kapısını açtı,arabayı içeri sokmalarını söyledi.

Yıldız Yağmuru

Küçük bir ilçede yaşıyoruz ya, belediye hoparlöründen yapılan duyuru, doğal olarak herkesin ilgisini çekti. Gönüllerde yatan aslanların çoğu, kuyruklarını bir ters yüz edip havalandırdılar

Bir Öykücümüzden Bir Öykümüz Var

Bekir Sıtkı Kunt; konuşma dilini yazı diline getirme anlayışını benimser: "...Dilde ölçü , dilde realizmdir; yani yaşayan dil ile yazmaktır. Halkın dili, sanatçının kendi dili olmalıdır." der.
Yapılan bir söyleşi de, sanat anlayışını özet olarak şöyle dile getirir: "Sanatın tek amacı ve yolu halk için olmaktır.

Kimsesiz

Dün gece, hüznü koynuma alıp sabahladım. Bakışlarından yüreğimde kalan son katre de kirpiklerimden düştü. Teselli sözcüğünün en uzak anlamını aradım lügatlerde bulamadım. Sonra alelacele çevirdim lügatin sayfalarını vefa sözcüğünü anlamını okumak için. İçinde sen yoktun. Yalnız bir tebessümün yadigar kalmıştı maziden. Onu astım yüreğimin cidarına. Kimseye bir şey

Başa Dön