Öykü

Zeus'un Kızı; Olta, Balık ve Deniz
Ama balıkları tutarken, ağızlarından demir çengeli çıkarırken, babamın ameliyatlarda gösterdiği özeni gösteriyor, acıtmamaya dikkat ediyordum. Ve onları, asla çıkamayacakları , üstü kesilmiş su dolu, plastik bidonun içine atarken hiçbir şey düşünmüyordum, onların biten hayatları dışında. İçeri tıkıldıklarında, bir süre kurtulduklarını düşünürler, azalan oksijen ve değişmeyen görüntü onlara her
Babam
Babam, her sabah pırıl pırıl tıraşını olur, öyle çıkardı evden; bir kere bile kirli sakalla golaştığını görmedim onun.
Gün Görmezdi, İda'dan
Kırık döküklük var dilime düşenlerinde. Tekrar denemeliyim. Sorun seçtiklerim olabilir. Hafızam. Dur bakayım. Zorluyorum, ama… Sözcükler, derinlere inmiş gibi. Çıkarabilseydim. Soğuktan dilim de tutulmuş olabilir. Az sonra kalmaz bir şeyciğim. Evet evet.
Yere yuvarlanmıştım. Bunu nasıl düşünemedim. Kanayan yerim yok ki. Çarpma derinde eser bırakmıştır belki.
Gezegenin Yeni İnsanları
Uzaylılar yeni insan prototipinin hayata başlaması için binlerce yılı heyecanla beklemişti. İlk örnekler üç yüz altmış kişiydi. Bedenleri zayıf yapılı ama DNA larının çok üstün özelliklere sahip olması, yeni bedenleri kendileri hayata geçirmelerine rağmen uzaylıları kıskandırıyordu.
İnsanlar Tıpkı Bir Vücudun Hücreleri Gibidirler
Bir gün; hiç tanımadığınız yabancı bir ülkede bulunduğunuzda, paranız çalınıyor ve siz dilini dahi bilmediğiniz bu ülkenin insanlarının gözü önünde, yüzünüzü kızartacak bir durumda kalıyorsunuz...
Bir Kaz Göndersem Yolar mısın?
Bir varmış bir yokmuş. Günlerden bir gün padişah ava çıkmış. Avda kimsenin olmadığı bir yerde bir kulübe görmüş. Veziri ile kapıyı çalmışlar, tek başına bir kız kapıyı açmış.
E. T
Duman koca bir leke olup düşüyor aramıza. Konuşmalarımız kuru dal ve yaprak yığınına gömülü. Kırılgan. Tetikte. Kıvılcımla harlamaya hazır. Geceyle iplik iplik dağılmasa sabaha dek ateşin başında öylece kalabilirdik. Gözlüğüyle oynamaktan usanıyor sonunda. Dili çözülüyor. Öksürüklerin arasında işittin mi ? Şeytanın aklına gelmeyecek şeyler anlattı. Hem, yüzünde gölgeler
Saide İle Tek Başına
Namık ile arkadaşlığımız okul dışına da taşmıştı.
Nazmi, bizimle gezip tozmak yerine yurtta/okulda kalıp ders çalışmayı tercih ediyordu.
Keloğlan Zenginler Ülkesinde
Zaman zaman içinde, zaman saman içinde, saman duman içinde, yaman bir Keloğlan yaşarmış. Bu Keloğlan çok çalışkanmış. Çok çalışır, çok kazanırım umuduyla köyünden ayrılmış, şehre çalışmaya gitmiş. Günler, haftalar, aylar birbirini kovalamış, fakat Keloğlan istediğini bir türlü elde edememiş. Şehirde iş varmış var olmasına da bulduğu işler sürekli
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19












