"Yazmak, varoluşsal bir bunalımın, kağıda dökülmüş şarap lekesidir." - Charles Bukowski (Kurgusal Alıntı)"

Öykü > Soyut

üzgün

Denizin Üzerine Kar Yağıyor

“İnsan sayfiye yerine gidince, sıcaktan bunalıp ayaklarını sokabileceği, suya atlayıp serinleyebileceği, mis gibi kokusunu içine çekebileceği bir deniz arıyor” diye düşündü Nermin, kıyıda karla kaplanmış taşların üzerinden yılların eskittiği, rüzgarın tahtalarını uçurduğu iskeleye bakarken . Bir de çocuk sesleri.. Çocuk seslerini arıyor insan: Kız, erkek, mutlu, huzursuz, bağıran,

üzgün

Beyaz Kuş

beyazsız bir kuştu o her gün yice sararan ruhuma siyahı döken.içimde hiç bitmeyen matemi göstermişti bana

karamsar

Boşluk

Çok büyük ve çok yoğun tutkular veya fazla şiddetli saplantılar, insanın hayatını bir düş haline getirir. Ya da düşü gerçek hayata aktarır..

üzgün

Hazan Bakışlı Melek

İçini ısıtan sıcacık gülüşlerinin ardında, güzel gözlerinden taşan anlamlarında hazan saklıydı hep. Çocukça sırnaşmalarında, masum cilvelerinde içten içten bir sırrı saklar gibiydi. Bir gizem, bir tutku vardı yaratılışında.

üzgün

İnsanlar, Hayatları ve Maskeleri

Elimde içki şişesi, senaryodan bağımsız kusmaya gittiğim sahilde kendime bir maske buldum. Artık roller değişmişti, maskesi olan tek adam bendim. Ve başrolünü üstlendiğim bu film midemi bulandırıyordu.

üzgün

Çizmeli Ayakkabı

Siyah deri minicik bir etek ve hafif göğüs dekolteli askılı dar bir bulüz. Ama kesinlikle askılı... Evet, rengide bordo.

karışık

Bir Soluk Nefes

Fedakâr, özverili bir anne olmuştum. Onlar için bütün hayallerimden vazgeçmiştim. Şimdi ise onları ardımda bırakıp hayallerimin yolculuğuna çıkıyordum. Hatta kaçıyordum çok uzaklara… Belki bu kaçış, kendime yolculuk olacaktı. Bir köy öğretmeni olup minicik yürekleri sevgimle doldurabilmek, çocukların çoraklaşmış, üşümüş kalplerini ısıtabilmek istiyordum.

düşündürücü

O'nun Hikayesi

" Bir parçasını yitirmiş gibiydi. Elini yüzüne götürüp alnına dokunmak istedi. Saç tutamlarının arasında gizlenmiş eski bir yara izini arayıp buldu parmakları. Karanlık bir gecenin daha da karanlık sessizliği beyninde çanlar çalmaya başladı. Hıçkırıkl

üzgün

Bir Kaşın Yarılması

İçsel savaşında kişiliklerine yenilip duran biri belki bir deli. Ne demek istiyorum? Herkes içindeki sesle tartışabilir bu hepimizin deli olduğunu mu gösteriyor? Yapma gayet iyi biliyosun, deliliğin övünülecek bir yanı var...

karışık

Maskeli Balo

Masanın üzerine koyduğum davetiyeyi hafifçe ona doğru sürüyorum (ah keşke ‘’davetiye önünde be adam açıp da baksana ‘’diyebilsem...) dizlerini sallıyor, kravatını sağa sola çekiştiriyor. Anlaşıldı! Bir beş dakika daha orada oturamayacak. Şimdi beklediğim soru;

düşündürücü

Benlezülkarneyn

Elimi kaldırıp selamlıyorum. Selamımı hemen arkasında yürüyen Türkeşçi genç karşılıyor. Oysa başparmağımla birleştirdiğim ortaparmaklarım gencin yüzüne değil, gökyüzüne bakıyor. O anlamıyor. Ama Zülkarneyn anlıyor.

üzgün

Ve yine...

...Gözlerim oraya kilitlendikçe , kirlenen ruhum özgür kaldı... Temizlenmeye mi gitti -bilinmez- ama beni terk etmişti.. Ben oradaydım... Gözlerim çoktan o siyah noktanın derinliklerinde kaybolmuş, bilinmeyenin gizemini yaşıyordu... Ve ben halen yatağımda

Başa Dön