Öykü > Soyut
O'nun Hikayesi
" Bir parçasını yitirmiş gibiydi. Elini yüzüne götürüp alnına dokunmak istedi. Saç tutamlarının arasında gizlenmiş eski bir yara izini arayıp buldu parmakları. Karanlık bir gecenin daha da karanlık sessizliği beyninde çanlar çalmaya başladı. Hıçkırıkl
Kaderin Kaşları
Coşkun bir su sesi yankılandı. Kız suya baktığında Hikâyecinin gözlerini gördü, onun da kaşları karaydı.
Her doğum gününde nehir çağladı, herkes Hikâyecinin sesiyle mutlu uykulara dalana kadar…
Her doğum gününde Hikâyecinin sesi duyuldu, yeni bir hikâye başlayana kadar…
Bir Apartman Boşluğu Kadar Sevdin Beni…
bu yazıyı yzarken o kadar etkilenmiştim ki. önyargıyla bakmaktır insanoğlunun zayıflığı. oysa hiç bilmez en degerli pırlantaların suyun altından çıktıgını... keyifli okumalar
İnsanlar, Hayatları ve Maskeleri
Elimde içki şişesi, senaryodan bağımsız kusmaya gittiğim sahilde kendime bir maske buldum. Artık roller değişmişti, maskesi olan tek adam bendim. Ve başrolünü üstlendiğim bu film midemi bulandırıyordu.
Bir Durma Anı Üzerine
Durmak her zaman bir eylemsizlik hali değil artık...Günümüzde bir tavır,bir karakter...Durmak = Vazgeçmek...
Son Adam
bir adam mayıs ayının sıkıntısını yıllardır üstünden atamıyorsa, ölen sevgilisinin yüzünü başkalarında görmekten korkuyorsa ve yıllardır bu korkuların korkusuyla ıssız bir adada yaşıyorsa şarap, kırmızı bir şapka ve kan rüyalara girmez mi?
Aşk İnsanı Üşütür Mü?
İkinci Genç Sait Faik Öykü Yarışması'na katılmış bir öyküdür. Yazarının ilk öykü denemelerinden olmasına rağmen sıradışılığıyla ve sağlam cümleleriyle okuyucusunu derinden etkilemektedir.
Ben Bir Otobüsüm
Bir yasanın üstünde çalışıyorum. Anlamlandıramadığım cümleler kuruyorum. Bir otobüs geliyor durağa. ...
Çocuk
-Ayıbın, ahlakın ve de dinin olmadığı bir yaşam kuruyorum kendime, gelmek ister misin?
Kırmızı Kayıkta Mavi Deniz
Son turna akınının son gününde, son kez bindiğinde balıkçıyla, deniz gözlü, dalga bakışlı küçük oğlu kırmızı kayığa, oynaşamadı kayıkla deniz.
Yaprak
"Özür dilerim beklettim." diyerek aktardı yazısını bizlere sayın Uysal. Bir de bir önceki öyküsünün (Aşk İnsanı Üşütür Mü?) oldukça uzun bir süre en çok okunanlarda olduğunun farkında olduğunu belirterek okuyucularına teşekkürlerini sundu. Bu öyküsüne değinmek gerekirse de gerçekten derin bir hüzün görmek mümkün. Ama yine de bizleri üzmeme
Yalnızlığının Umursamazlığında Paramparçasın
Yalnızlığın, bütün bir evrene yayılıyordu. Yağmur damlalarına, gökyüzüne, kaldırımlara, ceplerindeki bozuk paralarına..İnsanlığa dair herşey bozdurulmuştu. Farkındasızlığa mahkumdu sanki; dünya..
Azrail Oturuyormuş Yanıbaşımda
Yokluğunu kabullenemeyişimle bitiyordu hayatım;seni gördüğüm songün bu bitişin ilk günüydü,bense bitişle başlangıçların aynı güne sığdığını ilk defa seninle öğrenmiştim.Konuşmam için yalvaranlara inatla susuyordu dilim.Sıkıştırılırken kolu kırılan ve bir daha açılamayan mengeneden farksız çenem,öyle kenetlenmiş öyle kaynamıştı ki birbirine kimi açlık grevinde kimiyse dilini yuttu diyordu ve bir akşam
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20
KİTAP İZLERİ
Kendi Işığına Yürü
M. Kemal Sayar










