Mehmet SALİH
Acımanın Ayıp Sayıldığı Çağ
Kimse kimseye acımıyor artık. / Çünkü acımak, durmak demek. /
Sen de bir ödül almak ister misin?
"12 Ekim 2006: Orhan Pamuk'un Nobel kazandığı gün, Fransa'nın 'soykırım inkârı' yasasını kabul etmesi tesadüf değil. Bu yazı, Türkiye'yi eleştirerek uluslararası tanınırlık kazanan yazarlara dair acı bir eleştiri sunuyor. Yazara göre, ülkesini dışarıya şikayet edenler ödüllendiriliyor; kitapları çevriliyor, röportajları artıyor, fonlar açılıyor. Kimliğin eserden daha önemli olduğu bir
Beyinde kazanmak…
Bu metin, kazanma arzusu ile kaybetmeme rahatlığı arasındaki kritik farkı inceliyor. Çoğumuz, başarısızlık korkusuyla daha başlamadan mazeretler üretiriz. Gerçek kazananlar, sonuçtan korkmak yerine harekete geçerler. Zihnimiz kaybı düşünmeye odaklandığında, ne kadar önlem alırsak alalım asla tam güçle mücadele edemeyiz. Başarı, mazeretler yerine inançla gelir.
Bir eser bırakmak
Gece otobüsünde, uzun yolda eski bir şarkı çalarken, ölümsüzlük üzerine derin bir düşünce: Unutulmamak, nefes almaktan daha önemli. Herkes bir şeyler "olmaya" çalışırken, geride ne bırakacağını düşünmüyor. Oysa hayatın gerçek anlamı belki de budur - ölümden sonra bile hatırlanacak bir iz bırakmak. Çünkü bazıları gerçekten ölmez.
Korona Zamanı
Korona zamanıydı. / Takvim yaprakları değil, insanlar dökülüyordu. / Her
İyi ki olmamış
Kalabalığın içinde bir yüz gördüm. / Geçmişten kalma, / tamamlanmamış
Vebadan Koronaya
Bu yazı, korona salgını sırasında paniğin ve korkunun insan davranışları üzerindeki etkisini anlatıyor. Eski bir veba hikâyesiyle modern pandemiyi karşılaştırarak, gerçek tehlikeden çok korkunun insanları nasıl etkilediğini vurguluyor. 10 Nisan'daki sokağa çıkma yasağı ilanı sonrası yaşanan panik ve mesafe kurallarının unutulması, tarihten ders alamadığımızı gösteriyor.
Köylü ile yolcu
Bu kısa hikâye, bir köylü ve yolcu arasındaki diyalog üzerinden toplumsal mesajlar veriyor. İnsanların farklı karakterlere sahip olduğunu ve aynı talimata farklı tepkiler verebileceğini anlatıyor. Özellikle pandemi dönemindeki "evde kal" çağrılarına atıfta bulunarak, insanların ekonomik ve sosyal koşullarının gözetilmesi gerektiğini vurguluyor. Hikâye, toplumsal sorunlara basit çözümler aramanın yanıltıcı
Esin hanım ve İlham bey yıllar sonra
"Zamanla Değişen Yazarlık Yolculuğu" - Bir yazarın yıllar içinde değişen yazma deneyimini içten bir şekilde anlatan bu şiirsel metin, gençken aceleyle dökülen kelimelerin zamanla nasıl ağırlaştığını, ilhamın hiç gitmediğini ama sustuğu yerin büyüdüğünü anlatıyor. Yazmanın artık sadece anlatmak değil, kendisiyle yüzleşmek olduğunu, kelimelerin ağırlığını ve yazmadığı günlerin gerçek
Esin hanım ve İlham bey
Bir yazarın ilham ve yazma krizini içtenlikle anlattığı bu metin, yaratıcı sürecin inişli çıkışlı doğasını samimiyetle yansıtıyor. Yazar, ilhamın geldiği zamansız anları, sabah saatlerinin değerini ve şu an yaşadığı tıkanıklığı duygu dolu bir dille aktarırken, tüm yaratıcıların zaman zaman hissettiği o tanıdık boşluk hissini ustalıkla resmediyor.
Hayat ve poker
Bu yazı, duyguları açıkça yüzüne yansıtan kişilerin hayat oyununda nasıl savunmasız kaldığını anlatıyor. Dünya bir poker masasıdır; duygularınızı gizlemeyi öğrenmezseniz, insanlar zayıf noktalarınızı bulup kullanacaktır. Kendinizi herkese anlatmak yerine, dayandığınız değerleri göstermenin önemi vurgulanıyor. Dürüstlük ile savunmasızlık arasındaki ince çizgiyi ve duygusal maskeler takmanın bazen hayatta kalmanın anahtarı
Hayatın Hediyesi
Picasso'nun sözünden ilhamla, hayatın özünü sorgulayan düşündürücü bir metin. Gerçek hediyelerin illa parlak olmadığını, çoğu zaman acılarımızda gizlendiğini anlatıyor. Yeteneklerimizi keşfetmenin ve paylaşmanın zorluğunu, ancak verdikçe çoğaldığını vurguluyor. Hayatın "Ne verdin?" sorusunda saklı olduğunu ve bazı insanların, taşıdıkları derinlik nedeniyle geç açtığını hatırlatıyor. Sabır ve kendini keşif yolculuğuna
Ne Kadar Çok Öldük Yaşamak İçin
"Ne Kadar Çok Öldük Yaşamak İçin", Onat Kutlar'ın derin sözünden hareketle, yaşam uğruna kaybettiklerimizi düşündüren bir metin. Hayatta kalmak adına vazgeçtiklerimiz, sustuklarımız ve eksildiklerimizi sorgularken, toplumsal unutkanlığımıza da ayna tutuyor. Umut, cesaret ve hayallerimizden vazgeçişimizi anlatan bu düşünce parçası, hatırlamanın bir direniş olduğunu hatırlatıyor.
Bir Gün Anladım: İnsan Kendini Küçülterek Büyüyemez
Chris Ott, adaletsiz yönetici davranışının psikolojik etkilerini çarpıcı biçimde ele alıyor. Sinirli bir patronla çalışmak zordur, ancak nedensiz öfke patlamaları yaşayan bir yönetici altında çalışmak çok daha yıpratıcıdır. Haksız yere azarlanmak, çalışanın durumu anlamlandırma ve kendini savunma hakkını elinden alır. Bu tür ortamlarda kişi işine odaklanmak yerine, bir
Cebimiz Değil, Sesimiz Boştu
Cebimiz Değil, Sesimiz Boştu / Babam derdi ki: / “Tek
30+ Yılın Ardından: Kendi İşinizi Kurmak Üzerine
Bugün geriye baktığımda şunu rahatlıkla söyleyebiliyorum: İş kurmak bir maraton. Hız değil, nefes önemli. Ve bazen en doğru iş kararı, yeni bir işe başlamak değil; doğru zamanda durabilmektir.
Hayallerim Renk Renk…
Erken uyanan bir dedenin huzur dolu sabah anı ve torunu Salih ile paylaştığı samimi dakikalar... Deniz manzarasında kahvesini yudumlayıp şükrederken, uykusu kaçan torunun masum sesiyle bölünen yazı vakti. Hayatın en değerli anları bazen bir bardak süt ve bir çocuğun gülümsemesinde saklıdır. Renkli hayallerin arasında, kuşaklar arası sevgi bağının
Kendince Yazılar
Tanıtım
Yazmak benim için susulan yerleri konuşturmaktır. Hayatın içinde yaşanan kırılmaları, aile bağlarını, kayıpları ve yeniden başlama cesaretini yazıyorum.
Hikâyelerimde kahramanlar kusursuz değildir; düşerler, yanılırlar, bazen geç kalırlar. Ama tam da bu yüzden gerçektirler.
Yazdıklarım yaşanmışlıklardan beslenir. Acıyı inkâr etmem, umudu da eksik bırakmam. Çünkü inanırım ki insan, anlatabildiği kadar iyileşir.
Geçmiş
1961 Gaziantep doğumluyum.Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F Maliye bölümü 1984 mezunuyum.Halen emekliyim.
Konum
Gaziantep
Etkiler
Kamuran Esen, Uğur İzzet Karakoç,Funda Bilgili ve tüm izedebiyat ailesi
Benzer Yazarlar
Daha kendimi bir yazara benzetecek kadar iyi yazamıyorum
Bağlantılar
Takip Ettiklerim
POPÜLER
-
01
-
02
Gece Terapisi
Mehmet SALİH
1 ay önce 1 dk okuma -
03
Bugün Yalnızdım
Mehmet SALİH
1 ay önce 1 dk okuma -
04
Seninle Yaşlanabilmek Ne Güzel
Mehmet SALİH
2 hafta önce 2 dk okuma -
05
Usturanın Altında Kalan Yıllar
Mehmet SALİH
1 hafta önce 1 dk okuma -
06
Yeniden Yapılmak…1995
Mehmet SALİH
2 hafta önce 2 dk okuma -
07
Sessiz Kalan
Mehmet SALİH
1 ay önce 2 dk okuma -
08
Gemileri Yakmadan
Mehmet SALİH
1 ay önce 1 dk okuma -
09
Annemin Uyurgezer Geceleri. (Ayfer Tunç) Roman Üzerine
Mehmet SALİH
1 ay önce 1 dk okuma -
10
Vebadan Koronaya
Mehmet SALİH
1 ay önce 2 dk okuma -
11
Engereğin Gözü ( Zülfü Livaneli) Roman Üzerine
Mehmet SALİH
1 ay önce 2 dk okuma -
12
Ona benden...
Mehmet SALİH
1 ay önce 1 dk okuma -
13
Köylü ile yolcu
Mehmet SALİH
1 ay önce 2 dk okuma -
14
başarı denilen şey bazen sadece hayatta kalmaktır
Mehmet SALİH
1 ay önce 1 dk okuma -
15
Hayatın En Büyük Boşluğu
Mehmet SALİH
1 ay önce 1 dk okuma -
16
Bekle Beni (Z.Livaneli ) Roman Üzerine
Mehmet SALİH
1 ay önce 1 dk okuma -
17
İyi ki olmamış
Mehmet SALİH
1 ay önce 1 dk okuma -
18
Bir eser bırakmak
Mehmet SALİH
1 ay önce 2 dk okuma -
19
Geçtim Gidiyorum
Mehmet SALİH
2 hafta önce 1 dk okuma -
20
Ciddiye almayın bu hayatı .
Mehmet SALİH
1 ay önce 1 dk okuma
KİTAP İZLERİ
Gözyaşı Konağı
Şebnem İşigüzel