İyi ki olmamış
Kalabalığın içinde bir yüz gördüm. / Geçmişten kalma, / tamamlanmamış
"Sabah 8'de uyanıp, dünyayı kurtarmaya çalışmak... Eh, en azından kahvemi bitirmiş olurum." – Douglas Adams"
"Sabah 8'de uyanıp, dünyayı kurtarmaya çalışmak... Eh, en azından kahvemi bitirmiş olurum." – Douglas Adams"
Kalabalığın içinde bir yüz gördüm. / Geçmişten kalma, / tamamlanmamış
Bu yazı, korona salgını sırasında paniğin ve korkunun insan davranışları üzerindeki etkisini anlatıyor. Eski bir veba hikâyesiyle modern pandemiyi karşılaştırarak, gerçek tehlikeden çok korkunun insanları nasıl etkilediğini vurguluyor. 10 Nisan'daki sokağa çıkma yasağı ilanı sonrası yaşanan panik ve mesafe kurallarının unutulması, tarihten ders alamadığımızı gösteriyor.
Bu kısa hikâye, bir köylü ve yolcu arasındaki diyalog üzerinden toplumsal mesajlar veriyor. İnsanların farklı karakterlere sahip olduğunu ve aynı talimata farklı tepkiler verebileceğini anlatıyor. Özellikle pandemi dönemindeki "evde kal" çağrılarına atıfta bulunarak, insanların ekonomik ve sosyal koşullarının gözetilmesi gerektiğini vurguluyor. Hikâye, toplumsal sorunlara basit çözümler aramanın yanıltıcı
"Zamanla Değişen Yazarlık Yolculuğu" - Bir yazarın yıllar içinde değişen yazma deneyimini içten bir şekilde anlatan bu şiirsel metin, gençken aceleyle dökülen kelimelerin zamanla nasıl ağırlaştığını, ilhamın hiç gitmediğini ama sustuğu yerin büyüdüğünü anlatıyor. Yazmanın artık sadece anlatmak değil, kendisiyle yüzleşmek olduğunu, kelimelerin ağırlığını ve yazmadığı günlerin gerçek
Bir yazarın ilham ve yazma krizini içtenlikle anlattığı bu metin, yaratıcı sürecin inişli çıkışlı doğasını samimiyetle yansıtıyor. Yazar, ilhamın geldiği zamansız anları, sabah saatlerinin değerini ve şu an yaşadığı tıkanıklığı duygu dolu bir dille aktarırken, tüm yaratıcıların zaman zaman hissettiği o tanıdık boşluk hissini ustalıkla resmediyor.
Bu yazı, duyguları açıkça yüzüne yansıtan kişilerin hayat oyununda nasıl savunmasız kaldığını anlatıyor. Dünya bir poker masasıdır; duygularınızı gizlemeyi öğrenmezseniz, insanlar zayıf noktalarınızı bulup kullanacaktır. Kendinizi herkese anlatmak yerine, dayandığınız değerleri göstermenin önemi vurgulanıyor. Dürüstlük ile savunmasızlık arasındaki ince çizgiyi ve duygusal maskeler takmanın bazen hayatta kalmanın anahtarı
Picasso'nun sözünden ilhamla, hayatın özünü sorgulayan düşündürücü bir metin. Gerçek hediyelerin illa parlak olmadığını, çoğu zaman acılarımızda gizlendiğini anlatıyor. Yeteneklerimizi keşfetmenin ve paylaşmanın zorluğunu, ancak verdikçe çoğaldığını vurguluyor. Hayatın "Ne verdin?" sorusunda saklı olduğunu ve bazı insanların, taşıdıkları derinlik nedeniyle geç açtığını hatırlatıyor. Sabır ve kendini keşif yolculuğuna
"Ne Kadar Çok Öldük Yaşamak İçin", Onat Kutlar'ın derin sözünden hareketle, yaşam uğruna kaybettiklerimizi düşündüren bir metin. Hayatta kalmak adına vazgeçtiklerimiz, sustuklarımız ve eksildiklerimizi sorgularken, toplumsal unutkanlığımıza da ayna tutuyor. Umut, cesaret ve hayallerimizden vazgeçişimizi anlatan bu düşünce parçası, hatırlamanın bir direniş olduğunu hatırlatıyor.
Chris Ott, adaletsiz yönetici davranışının psikolojik etkilerini çarpıcı biçimde ele alıyor. Sinirli bir patronla çalışmak zordur, ancak nedensiz öfke patlamaları yaşayan bir yönetici altında çalışmak çok daha yıpratıcıdır. Haksız yere azarlanmak, çalışanın durumu anlamlandırma ve kendini savunma hakkını elinden alır. Bu tür ortamlarda kişi işine odaklanmak yerine, bir
Cebimiz Değil, Sesimiz Boştu / Babam derdi ki: / “Tek
Bugün geriye baktığımda şunu rahatlıkla söyleyebiliyorum: İş kurmak bir maraton. Hız değil, nefes önemli. Ve bazen en doğru iş kararı, yeni bir işe başlamak değil; doğru zamanda durabilmektir.
Erken uyanan bir dedenin huzur dolu sabah anı ve torunu Salih ile paylaştığı samimi dakikalar... Deniz manzarasında kahvesini yudumlayıp şükrederken, uykusu kaçan torunun masum sesiyle bölünen yazı vakti. Hayatın en değerli anları bazen bir bardak süt ve bir çocuğun gülümsemesinde saklıdır. Renkli hayallerin arasında, kuşaklar arası sevgi bağının
Hayatın iniş çıkışlarını samimi bir dille anlatan bu metin, maddi zorluklar yaşayan birinin iç dünyasını yansıtıyor. Yazar, 2004'te yaşadığı ekonomik çöküşten sonra dostunun uzattığı yardım eliyle hayata tutunmasını ve zamanla kazandığı huzuru paylaşıyor. "Paranın önemi" ve "gerçek mutluluk" üzerine düşündüren içten bir hayat dersi.
Parasızlıkla boğuşan bir kişinin borç isteme konusundaki iç sıkıntılarını anlatan samimi bir hikâye. Yeni işe başlamışken babasını kaybeden anlatıcı, tüm zorluklara rağmen kirasını ödemeye çalışırken yaşadığı duygusal çelişkileri içten bir dille paylaşıyor. Ekonomik zorluklar ve kişisel gururun çarpıştığı bu kısa anlatı, pek çoğumuzun yaşadığı "istemek zordur" duygusunu ustaca
Bu etkileyici metin, gerçek dostluğun maddi durumla değil, yürekten bağlanmakla ilgili olduğunu anlatıyor. Uzun süredir işsiz olan bir adamın, zor günlerinde yanında olan arkadaşı Ali'nin desteğiyle hayata tutunma çabasını gösteriyor. Sadece 50 TL ile eve dönmenin bile, tamamen parasız dönmekten daha iyi olduğu düşüncesiyle avunan karakterin, ekonomik zorluklar
İÇİMDE BİRİKEN ŞEY / Bazı şeyler vardır, adı konmaz. /
Bu dokunaklı yazı, yıllar sonra bile devam eden bir aşkın samimi portresini çiziyor. Yazar, sabahın erken saatlerinde uyanıp yanındaki eşine bakarken hissettiği derin minnettarlığı anlatıyor. Zamanın pek çok şeyi değiştirmesine rağmen, eşiyle kurdukları bağın ve birbirlerine duydukları sevginin nasıl aynı kaldığını, hayatın zorluklarına birlikte göğüs germenin değerini içten
ALTMIŞI AŞMIŞ BİR ADAM ARIYORUM / (Lynda Lemay’a selamla) /
Yazmak benim için susulan yerleri konuşturmaktır. Hayatın içinde yaşanan kırılmaları, aile bağlarını, kayıpları ve yeniden başlama cesaretini yazıyorum.
Hikâyelerimde kahramanlar kusursuz değildir; düşerler, yanılırlar, bazen geç kalırlar. Ama tam da bu yüzden gerçektirler.
Yazdıklarım yaşanmışlıklardan beslenir. Acıyı inkâr etmem, umudu da eksik bırakmam. Çünkü inanırım ki insan, anlatabildiği kadar iyileşir.
1961 Gaziantep doğumluyum.Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F Maliye bölümü 1984 mezunuyum.Halen emekliyim.
Gaziantep
Kamuran Esen, Uğur İzzet Karakoç,Funda Bilgili ve tüm izedebiyat ailesi
Daha kendimi bir yazara benzetecek kadar iyi yazamıyorum