Bir Tebessümle Başlar Her Şey!..
Yetmedi mi, neden bir de mezarlıkta ki yakınlarınızı ziyaret etmiyorsunuz. Hayatın ne kadar kısa ve sorunları büyütmenin anlamsızlığını anlayacaksınız.
"Bu kadar erken uyanmak için ya bir devrimci olmalısın, ya da kahve makinen bozuk." — Douglas Adams"
"Bu kadar erken uyanmak için ya bir devrimci olmalısın, ya da kahve makinen bozuk." — Douglas Adams"
Yetmedi mi, neden bir de mezarlıkta ki yakınlarınızı ziyaret etmiyorsunuz. Hayatın ne kadar kısa ve sorunları büyütmenin anlamsızlığını anlayacaksınız.
"Avrupa Bizi Neden Sevmez?" başlıklı metin, Avrupalıların Türklere karşı tarihten gelen olumsuz bakışının nedenlerini sorgulayan, düşündürücü bir analiz sunuyor. İstanbul Üniversitesi'nde görev yapan Alman Profesör Naumark'ın bir öğrenci gezisinde bu konuya verdiği çarpıcı yanıt üzerinden, Avrupa-Türkiye ilişkilerinin karmaşık psikolojisini ve tarihsel arka planını samimiyetle ele alıyor.
Ne oluyor bana, kendimi çok kötü hissediyorum? Yoksa, yoksa!...Daha, çocuklarım çok küçük ne yaparlar bensiz, ya eşsiz bir tutkuyla sevdiğim eşim, ya hasta babam ya annem?
Gülümsüyorum, gülümsüyorum ve biliyorum ki her şey daha iyi olacak. Olmalı da artık ya! Bu bitirdiğim 5. olumlu bakış kitabı.
Sigarasından derin bir nefes daha çekti. Sigarası da olmasa ne yapardı?
Sıkıntılı olduğu anlarda en çabuk sarıldığı tek şey oydu. Günde iki, üç paket kadar içiyordu. Arabasını evinin önüne park etti
Hatırlıyorum, sevgilim tam 15 sene öncesiydi.
Türk askerlerinin 4 Temmuz 2003'te Süleymaniye'de Amerikan askerleri tarafından başlarına çuval geçirilerek gözaltına alınması, Türkiye'nin onuruna vurulan bir darbeydi. Amerika'nın sonradan dilediği özür yaraları sarmadı. Operasyonun Amerikan Bağımsızlık Günü'ne denk getirilmesi tesadüf değildi; Washington'ın sessiz olduğu bugünde Ankara'nın tepkileri karşılıksız kalacaktı. Bu olay, iki ülke ilişkilerinde silinmeyen bir
"Paranın da Sıcağı Yakar" ekonomideki sıcak para akışının tehlikelerini anlatıyor. Yabancı yatırımcıların kısa vadeli kâr için bir ülkeye para getirip, daha iyi fırsatlar bulduklarında aniden çıkış yapmaları ekonomileri nasıl sarsabilir? Yüksek faiz ve düşük kur ortamında bu risk daha da büyüyor. Uluslararası fonların hızlı hareketliliği karşısında ülkelerin aldığı
Türkiye'nin artan dış borç yükünü ve bunun ekonomik sonuçlarını eleştirel bir bakışla ele alan bu yazı, resmi söylemlerin aksine borçların azalmadığını vurguluyor. Özel sektör borçlarının kamu borcu gibi gösterilmemesine rağmen, kriz anlarında bu yükün de halka yansıdığını belirten metin, ekonomik gerçeklerle siyasi söylemler arasındaki çelişkiye dikkat çekiyor.
Büyük Atatürk dış ilişkilerde olmazsa olmaz koşulumuz MÜTEKABİLİYETTİR demişti. Yani, karşılıklı olmak
Ali, koşuyordu, hiç durmadan, ardına bakmadan. Nefes nefese kalmıştı , ama; durup dinlenecek zamanı yoktu.
İki insanın hayatlarını birbirine bağlayan sade ve samimi bir aşk hikâyesi. Maddi imkânsızlıklar içinde bile sevginin en değerli hediye olduğunu hatırlatan bu metin, günlük hayatın koşuşturması içinde yakalanan küçük mutluluk anlarını ve karşılıksız sevginin gücünü anlatıyor. Doğum günleri geçer, ama gerçek sevgi zamansızdır.
Bir eşin, hayat arkadaşına duyduğu derin şükran ve hayranlığı anlatan içten bir itiraf. Yazar, sabahın erken saatlerinde uyanan bir kocanın gözünden, fedakâr eşine olan sevgisini ve minnettarlığını samimi bir dille aktarıyor. Zorluklara rağmen hiç şikayet etmeyen, ailesini her şeyin üstünde tutan bir kadının varlığına şükretmenin verdiği huzur, metne
Kır kahvesinde bekleyen bir aşığın hikâyesi... Her ayın ilk cumartesi günü saat beşte buluştukları özel mekânda, sevdiği kadını bekleyen anlatıcı, geç kalan sevgilisini düşünürken beş yıllık rutinlerini ve bu büyülü mekânı anlatıyor. Ağaçların eşliğinde ulaşılan, doğayla iç içe olan Kamil Usta'nın kahvesinde, su sesi, çiçekler ve paylaşılan anılar
Neden şükretmeyiz halimize?.Neden mutluluğumuz
sadece 5 dakika?
Pozitif olmak gerçekten çok önemli de.Ne yapmalıyız
pozitif olabilmek için?
Yazmak benim için susulan yerleri konuşturmaktır. Hayatın içinde yaşanan kırılmaları, aile bağlarını, kayıpları ve yeniden başlama cesaretini yazıyorum.
Hikâyelerimde kahramanlar kusursuz değildir; düşerler, yanılırlar, bazen geç kalırlar. Ama tam da bu yüzden gerçektirler.
Yazdıklarım yaşanmışlıklardan beslenir. Acıyı inkâr etmem, umudu da eksik bırakmam. Çünkü inanırım ki insan, anlatabildiği kadar iyileşir.
1961 Gaziantep doğumluyum.Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F Maliye bölümü 1984 mezunuyum.Halen emekliyim.
Gaziantep
Kamuran Esen, Uğur İzzet Karakoç,Funda Bilgili ve tüm izedebiyat ailesi
Daha kendimi bir yazara benzetecek kadar iyi yazamıyorum
İhsan Oktay Anar