"Gelecek, şimdinin bir icadıysa, bu kadar kötü bir icat için hepimizden özür diliyorum." — Douglas Adams"

Mehmet SALİH

Avrupa Türkleri Neden Sevmez

"Avrupa Bizi Neden Sevmez?" başlıklı metin, Avrupalıların Türklere karşı tarihten gelen olumsuz bakışının nedenlerini sorgulayan, düşündürücü bir analiz sunuyor. İstanbul Üniversitesi'nde görev yapan Alman Profesör Naumark'ın bir öğrenci gezisinde bu konuya verdiği çarpıcı yanıt üzerinden, Avrupa-Türkiye ilişkilerinin karmaşık psikolojisini ve tarihsel arka planını samimiyetle ele alıyor.

Çeyrek Kalayı Hissetmek...

Ne oluyor bana, kendimi çok kötü hissediyorum? Yoksa, yoksa!...Daha, çocuklarım çok küçük ne yaparlar bensiz, ya eşsiz bir tutkuyla sevdiğim eşim, ya hasta babam ya annem?

Oyun Bitince 1 - 13. Bölüm

Sigarasından derin bir nefes daha çekti. Sigarası da olmasa ne yapardı?
Sıkıntılı olduğu anlarda en çabuk sarıldığı tek şey oydu. Günde iki, üç paket kadar içiyordu. Arabasını evinin önüne park etti

Çuvalı Çıkartmak...

Türk askerlerinin 4 Temmuz 2003'te Süleymaniye'de Amerikan askerleri tarafından başlarına çuval geçirilerek gözaltına alınması, Türkiye'nin onuruna vurulan bir darbeydi. Amerika'nın sonradan dilediği özür yaraları sarmadı. Operasyonun Amerikan Bağımsızlık Günü'ne denk getirilmesi tesadüf değildi; Washington'ın sessiz olduğu bugünde Ankara'nın tepkileri karşılıksız kalacaktı. Bu olay, iki ülke ilişkilerinde silinmeyen bir

Paranın da Sıcağı Yakar...

"Paranın da Sıcağı Yakar" ekonomideki sıcak para akışının tehlikelerini anlatıyor. Yabancı yatırımcıların kısa vadeli kâr için bir ülkeye para getirip, daha iyi fırsatlar bulduklarında aniden çıkış yapmaları ekonomileri nasıl sarsabilir? Yüksek faiz ve düşük kur ortamında bu risk daha da büyüyor. Uluslararası fonların hızlı hareketliliği karşısında ülkelerin aldığı

Borçlar Nereye, Biz Nereye?

Türkiye'nin artan dış borç yükünü ve bunun ekonomik sonuçlarını eleştirel bir bakışla ele alan bu yazı, resmi söylemlerin aksine borçların azalmadığını vurguluyor. Özel sektör borçlarının kamu borcu gibi gösterilmemesine rağmen, kriz anlarında bu yükün de halka yansıdığını belirten metin, ekonomik gerçeklerle siyasi söylemler arasındaki çelişkiye dikkat çekiyor.

Mor Menekşe

Durmaksızın koşan Ali, çiçekçiden aldığı mor menekşelerle eve doğru telaşla ilerliyor. Ankara'dayken komşusundan aldığı gizemli mesaj ve eşine ulaşamaması içini kemirir. Uzaklaşan ambulans sireni, hamile eşi için duyduğu endişeyi daha da artırır. Gerilim dolu bu koşuşturma, Ali'nin bilinmeze doğru adım adım yaklaştığı duygusal bir yolculuğu anlatıyor.

Nice Yıllara Gülüm!..

İki insanın hayatlarını birbirine bağlayan sade ve samimi bir aşk hikâyesi. Maddi imkânsızlıklar içinde bile sevginin en değerli hediye olduğunu hatırlatan bu metin, günlük hayatın koşuşturması içinde yakalanan küçük mutluluk anlarını ve karşılıksız sevginin gücünü anlatıyor. Doğum günleri geçer, ama gerçek sevgi zamansızdır.

Allah'ım Ben Ne Kadar Şanslıyım!..

Bir eşin, hayat arkadaşına duyduğu derin şükran ve hayranlığı anlatan içten bir itiraf. Yazar, sabahın erken saatlerinde uyanan bir kocanın gözünden, fedakâr eşine olan sevgisini ve minnettarlığını samimi bir dille aktarıyor. Zorluklara rağmen hiç şikayet etmeyen, ailesini her şeyin üstünde tutan bir kadının varlığına şükretmenin verdiği huzur, metne

Kır Kahvesinde

Kır kahvesinde bekleyen bir aşığın hikâyesi... Her ayın ilk cumartesi günü saat beşte buluştukları özel mekânda, sevdiği kadını bekleyen anlatıcı, geç kalan sevgilisini düşünürken beş yıllık rutinlerini ve bu büyülü mekânı anlatıyor. Ağaçların eşliğinde ulaşılan, doğayla iç içe olan Kamil Usta'nın kahvesinde, su sesi, çiçekler ve paylaşılan anılar

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku
Başa Dön