..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Zaman dostluğu güçlendirir, aşkı zayıflatır. -La Bruyere
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Şiir > Aşk ve Romantizm > İsa Kantarcı




7 Kasım 2022
Atla Gider Çeşmeye  
atlar

İsa Kantarcı



:EJ:
AYRANI YOK İÇMEYE, ATLA GİDER ÇEŞMEYE

Türk insanını özetler bu deyim: Ayranı yok içmeye, atla gider çeşmeye.
Banka kredisi en çok ne için çekilmiş: Araç yakıtı için.
Gazetede öyle okudum.
Herkeste araç var, 300 milyar, 400 milyar…
Teneke bence onlar, çöp.
Onlar teneke bile değil; karton kutu.
Neden mi?
Sık sık yol kenarına park etmiş kamyon ve tırlara çarpar o araçlar, hurda olurlar. Gazetelerde bunların fotoğrafları var, hiç incelediniz mi? Kamyonda çok az hasar olur.
O 300 milyarlık, 400 milyarlık araçları alanlar eşyanın büyüsüne kapılan insanlar, nefislerinin büyüsüne…ego, benlik, saçma salan şey, desinler…filan. Prestij mi diyelim adına.
Trilyonlarım olsa beş kuruş vermem o araçların birine.
2. el kullanılmış bir araç da işini görebilir adamın. Ama o araca aşık olduğu kadın gibi bakar, böyle bir bağımlılık bu. Bu tipler çöp tipler, bunlar ülkenin siyasetine, düşüncesine, fikrine, geleceğine hiçbir şey katmaz, katamaz, kof, temelsiz insanlar.
Bende öyle sevgiler yoktur, bağımlılıklar.
Komşu eve bir araç gider gelir, eski kartal, bilirsiniz, kadın sürer, bir çocuğu var, bazı lambaları yanmaz, kadının işini görüyor, tamam, zihniyet bu, sağlam, iş görsün yeter.
İnsanlar bir şeyler edinmek denen şeylerin çok pis büyüsünde, bir kadın, bir ev, bir çocuk, bir ne bileyim, böyle şeyler.
Yaşamak edindiğin bilgelik dışında hiçbir şeydir, o edindiklerin de seni bilge yapmaz birader, koskocaman bir sıfırım, bunu kavrıyorum, bir mizah geliştiriyorum, bir huzur buluyorum, birkaç şey dışında hiçbir şeye bağı değilim, Allah, annem, yazdığım romanlarım, kuşlarım. Bir iki dost, Yaşamak denen bu rüyada uyanık kalmak, farkında olmak en mühimi.
Adamın 300 ya da 400 milyarını o araca gömdüğünü görünce şaşıyorum, kesin Marslı.
Aklı fikri olan hiç kimse bir karton kutuya (o araç bence karton kutu)o parayı gömmez. Tramvay kullanır, otobüs, bisiklet.
Zehirlenmiş yürek, kafa, şuurdur bu. Kaybolmuş kişidir bu.
Bu şahısların tedavi görmesi gerek bence. Çünkü bunlar tüketim toplumu denen cehennemin üyeleridirler. Cehennemi besleyen odunlardır bunlar, odun, kütük, çalı çırpı.
O araçlara karton kutu dedim, kanıtı ise trafik kazalarındaki hurda halleridir, boşa konuşmam. O araçlar sağlam araçlar değildirler, göze hoş gelsin diye yaparlar bir şeyler, teknik özellikler cart curt…siz hiç o araçların kamyon gibi sağlam olanını gördünüz mi, tıra ya da kamyona arkada çarpsın ve sağlam kalsın; üretilmedi o araç.
400 milyar verdin aldı o aracı; ama kaza yaparsan hayatını kurtarır mı bu araç…tan sağlam çıkar mısın? Adam bunu hiç düşünmüyor. Hayatın mı önemli olan, yoksa birilerine hava atmak mi önemli olan.
Eski kamyonları, kamyonetleri satın alın, kaza yapsanız da içinden sağ çıkarsınız, ayrıca mahalle çocuklarını pikniğe götürürsünüz, fiyatı: 60 milyar, geçen gün baktım, eski bir kamyonet, kırmızı.
İnsanlar para ile, dünya ile öyle saçma sapan bir ilişki kurmuşlar ki; adamım bu ilişki seni cehenneme sürükler, biteceksiniz, ölünce çok mankafa hayat yaşadım diyeceksiniz. Eh, siz benim gibi yoğun bakımda ölüm kalım savaşı vermediğiniz için tapın lan dünyaya, tapın tabi, haklısınız.

Kalpten, kafada yanlış her şeyi atmadan asla aydınlanamazsın, bilinç altından bütün yanlışları atmadan da asla ilerleyemezsin, ağırlıklı olarak kendine düşman olacaksın, kendini eleştireceksin, kendini beğenmeyeceksin, kendini beğeneceksen de çok zor beğeneceksin, “bu oldu” demeyeceksin, “biliyorum” demeyeceksin, çünkü bilmek bitmeyen bir süreçtir, “biliyorum” demek algılarını kapatır, çürütür ve yozlaştırır seni.

İSA KANTARCI



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın aşk ve romantizm kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yalnız
En Güzel Sevişme Yerleri
Onun Sırtını Hayal Ediyorum
Aşık Olduğun Kişiye Uzak Dur
12,13 Yaşında İki Kız…
Atlardan Daha Güzel Bir Kıza
Gümüş Rüya Kızlar
Yağmurda Yürüyen Kızlar
Yaşamınıza Kozmik Güç Katmanın Teknikleri 1
Kız Yağmur Gibi

Yazarın şiir ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kelebek
Acı Zorsa Kırmızıdır Sevişmek İçindir
Kılıçsı Bir İç Acısıyla
Zen Zifin
Dişlerinin Beyaz Sessizliği
İlk Sarıldığın Senindir
Baskıdan Kör Olmuş Ruhlar Ülkesi
Kibrin Anatomisi
Ellerindeki Güç

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
İki Yalnız [Öykü]
Boğa Yılanı Aşk [Öykü]
Sevgi ve Arkadaşlık Hikayesi [Öykü]
Aşkın Yangın Gözleri [Öykü]
Atlar ve İnsanlar [Öykü]
Siyah Yavru Sokak Kedisi [Öykü]
Beni Çapa Gibi Aşağı Çeken Bir Şey Varsa [Öykü]
Kutsal Azize Çoraplar [Öykü]
Eski Siyah Mersedes [Öykü]
Hiç Kullanılmamış Kızlar ve Adamlar [Roman]


İsa Kantarcı kimdir?

yazar

Etkilendiği Yazarlar:
jack london


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © İsa Kantarcı, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.