..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bilen sever. -Leonardo da Vinci
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yeraltı
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Oysa Bizim
Ahmet Zeytinci
Şiir > Yaşam

Oysa bizim paylaşacak ne çok şeyimiz vardı diğer insanlar ile siyah derili bir Afrikalı ya da sarı ırktan bir delikanlıyla sade insanlar mı başka başka yaratılmışlar bazen bir kuş ile bir kediyle veya kanatları sarı bir kelebekle kimi zaman sessizlik dolu bir ormanda bir sincap ile ya da bir geyikle... aynı türküleri söyler aynı ağıtları yakarız elimizden uçup da ahrete göçenlere aynı göğün altında dinler

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Yeraltı
 Hırsızlar Kralı  (Şenol Durmuş)

Onlar varoşlar da, roman mahallelerin içlerinde tam gaz faaliyette sayılır. Hırsızlar, katiller, fahişeler dünyasının insanları misyonları gereği işbaşındadır. İlahiyatçılara göre tanrıya hizmet eden en kutsal işçilerdir onlar. İyi insanlar cennete hazırlanırken onlar günahları ile cehennemi dolduracaktır. Bu fani dünyada herkesin görevi belliydi.
 Mercedes - Benz 380sl II - III  (Betty Blue)

Sorun fiziksel olarak hapsolmam değilmiş. Kendimi yıllarca hapsetmem ve fark etmememmiş. Yola çıktım, arzuladığım o yola çıktım. Ama hiçbir şeyi istememiştim, sadece kusmuğumda boğulup insanları üzmek istemiştim. Sonra obsidyen benim yan komşum oldu ve o siktimin apartman dairesinde bir nebze mutlu olabildim. İşte böyle…
 Hamamelis  (Betty Blue)

Y.Y. Yaban yasemini. Senin için anlamım buydu. Zehirli. Öfkeli. Atropa. Hamamelis.
 Peygamber Devesi Yönelim Kuşağı  (selim çok)

Evet adım kemaldi. Olgun,kuzgun,uygun biriydim.sokaklarda şaraba başlıyordum.
 Buluşma  (vicdan sönmez)

Beyaz şarapla pişirilmiş Fransız usulü soğan çorbasının üstündeki kaşarı, çatalıyla bir ileri bir geri dürttü. İştahı yoktu. Kaçamak bakışlarla karın yağışını izlerken, havanın bu puslu halinden için için mutluluk duyuyordu
 Yıkılış  (selim çok)

bugün hava müthiş soğuk.bir şiir yazıyorum aklımda. camın buharından damıttığım bir şiir.ceketimdeki banknotlar beni şiir gibi sıkıştırıyor.
 İnsan Çiftliği  (Burak 'Finrod' Mollamehmetoğlu)

Boğucu... İlk izlenim bu.
 Eli Kanlı Toplum  (cem yılmaz)

Ön yargılarla ve dogmalarla örülü duvarlar arasındaki, hayata bir anahtar deliğinden daha küçük bir delikten bakan, içleri öfke ve kin yüklü insan yığınlarının çarpıttığı geçmişiyle yüzleşen Y., annesini yıllar sonra yeniden tanıyacaktır...
 Belki, Şaşkın Olur Sonrası  (Ozan Önen ODTÜ Genç Yazarlar Topluluğu Başkanı)

"Cilalanmış fayansları batır... Takım elbiseleri batır... Karşılıksız aşkını batır... Ulaşamadığın şehirlerin gemilerini batır! Sesinin kötü olmasına aldırmadan söyle şarkını... Bağır!..Tanımadığın insana sarılamıyorsan , yastığına sarıl!.."
10 
 Köpeklerin Aşkı  (Şenol Durmuş)

"Aşığım ona, bana getirin onu. Onunla evleneceğim" diyordu. Hepimiz şok geçirmiştik. Şaşkınlıkla ona bakıyorduk. Ne diyordu bu Allahın belası serseri. Semtte becermediği kız kalmamıştı ama hala bu son aşkım, bu son ulan diye haykırıyordu. Üstelik peşimizde polisler varken. Zavallı iki adamın hastanede kemikleri düzelirken bir it sürüsü gibi sığındığımız bu evde adam bizlere bir anda “Aşığım” diyordu.
11 
 Roza Geçidi  (Öner Fırat Tarakçı)

Yüzündeki ifade buralı değil.Sıkılmaktan ziyade sığamıyor sanki bu küçük yere,çok daha fazlası.Bedeninin sınırları yokmuş gibi dalgalanıyor gibi hayal ettim onu.Benim baharın gelişiyle birlikte güneş tenime işlerken esen soğuk yel zamanı hissetiğim sınırsızlığı onun üzerine resmettim.Düşüncelerimin veya hissettiklerimin somutlaşmış haliydi Roza.
12 
 Cafer Kalfanın İsyanı  (şenol durmuş)

Okuyucu gardaş ben Cafer Kalfa. Vallahi billahi sinirimden çıldırmak üzereyim. Zaten asabi bir adamım. Ama eşeklik ben de tabii ki. Bu yazar arkadaşın hayat hikayemi böyle yorumlayıp yazacağını bilseydim şerefsizim böyle bir işe girişmezdim. Bu nasıl yazarlık; bu nasıl insanlık? Allahı mı inkar edeyim anlamış değilim. Kabul ediyorum hikayeyi ben anlattım o da yazdı ama okuyunca perişan oldum.
13 
 Pavlovun Köpekleri  (Şenol Durmuş)

Köpekler gibi... Sayı kırk elli, bazen yetmiş. Her gün birkaç tane daha sürümüze katılıyor. Sokak köşelerinde ki çöp konteynırlarına yanaşan özgür türlerimiz bizlerden daha şanslı. İstedikleri kadar poşetleri, ekmekleri, artıkları, kemikleri parçalama şansına sahipler.Onlar şanslı ya bizler?. Bir tencerenin içinde sunulan bakliyat, sebzeden çorbadan başka seçenek yok.Daha ne isteyecekler?.Kemik mi?..Burada çok lüks.
14 
 Saklan!  (Lemminkainen)

Doğa artık cezalandıracak güçte değil. Sancılar içinde. Doğa gebe. Yolu gözlenen son çocuk hayır değil, yıkım getirecek. Yerin altı onun geleceği yer. Kor madenler ve ateşin arasından. Ben burada, yerin ne üstü ne de altı...
15 
 Tanrının Dönemeci  (selim çok)

oklavayla yoğrulan bir bir nesil görüyorum.gözleri kanlı,akılları iltihaplı,düşleri harp malulu.ve kanlı basur kokuyor merdivenler.sansür tuzun üstünde eriyor.
16 
 Pavlovun Köpekleri 2  (Şenol Durmuş)

Şimdilik iştahımız yok diyoruz. "Kalkın temizlik, tuvalet, koşar adım, marş marş".bir emir daha...Bina içersi bir anda arı kovanına dönüyor... Tabaklar kaşıklar havada uçarken toplanıyor. Bir kişi bir torbanın içindeki bez parçalarını herkese dağıtıyor. Joplar gelene geçene sallanıyor. "Koridor" diyor bir gardiyan. "Siz şuraya siz de buraya çabuk olun lan ibneler!" diye haykırıyor. Avluya fırlıyoruz.
17 
 Hilkat Garibesi  (ömer kırat)

Daha önce günlüğüme girişini yazdığım öykünün tamamı...
18 
 Topal Hayri  (Şenol Durmuş)

Yaşlı adamı belediye otobüsünde gören herhangi biri, genç, kadın hatta ondan daha yaşlı biri ona yerini verirdi. Bastonlu, tek ayağı, bir kolu sakat, tek gözlü ihtiyar acınacak bir durumdadır. Ayakta güçlükle durmasının sebeplerinden biridir ihtiyarlığı. Bir nedende sarhoşluğudur. Ağzından yayılan alkol kokusundan irkilseler de kanında dolaşan diğer maddeleri hiç kimse tahmin edemez. Yanında oturan bir yolcu eğer topal Hayri'yi tanımış olsaydı, ilk durakta bu otobüsü terk ederdi.
19 
 Mavi Gül Dalı ve Uçuruma Atılan Taşlar - 3  (Hacer Aktaş)

Yorgundu.Yorgunluğun son-ucu suskunluktu.Sustu.Suskunluğuna boğuldu.Yıldızlara masal anlatırken ama masalın sonunu bir türlü mutlu bitiremezken doldu.Gözleri doldu... Mavi gül dalları arasındaki gece yürüyüşü bitmişti.Eteklerinde bir yığın yaprak,saçlarında tomurcuğa durmuş erik çiçekleri…Öylesine güzeldi gecenin içinde.Bu sadece düşteydi.Gerçekte neden hep hüzünlerdeydi?
20 
 Yanlış Adım  (Esin Yardımlı)

Çatının sonuna kadar, kenardaki su oluğu boyunca yürüdü. Sonra durdu, son bir kez arkasındaki hiçliğe, hiçlikteki çocuğa doğru baktı. Gözlerini kazağının koluna sildi. Kollarını açtı, kafasını yukarı kaldırdı.. Tekrar yürümeye başladı.. Gözlerini kapadı..

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Buluşma
vicdan sönmez
Öykü > Yeraltı
Hamamelis
Betty Blue
Öykü > Yeraltı
Tanrının Dönemeci
selim çok
Öykü > Yeraltı
Korsan Çıkmazı
selim çok
Öykü > Yeraltı
Yıkılış
selim çok
Öykü > Yeraltı
Düş Köprüsü
Fatma Şahin
Öykü > Yeraltı
Eli Kanlı Toplum
cem yılmaz
Öykü > Yeraltı
Rıfkı
Şenol Durmuş
Öykü > Yeraltı
1453.
Şenol Durmuş
Öykü > Yeraltı

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.