..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bir dost nedir? Öteki ben. -Zenon
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yeraltı
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Nefes...
Yasemin.Usun.Kaleli
Şiir > Soyut

Kimse bilmez .. o küçük dere kenarı iki çay bardağı Seni beni sevdayı kimse bilmez .. simidi bölüp paylaştığımız çobanı .... hani, uzanıp ellerime öpmüştün ya' parmak uçlarımı kimse bilmez .. unutmadığımı yaşayıp ..nefes alamadığımı Seni beni sevdayı kimse bilmez .. ama ben bilirim ölüm silecek vazgeçişinle kan tutan hafızamı.

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Yeraltı
 Tanrının Dönemeci  (selim çok)

oklavayla yoğrulan bir bir nesil görüyorum.gözleri kanlı,akılları iltihaplı,düşleri harp malulu.ve kanlı basur kokuyor merdivenler.sansür tuzun üstünde eriyor.
 Hırsızlar Kralı  (Şenol Durmuş)

Onlar varoşlar da, roman mahallelerin içlerinde tam gaz faaliyette sayılır. Hırsızlar, katiller, fahişeler dünyasının insanları misyonları gereği işbaşındadır. İlahiyatçılara göre tanrıya hizmet eden en kutsal işçilerdir onlar. İyi insanlar cennete hazırlanırken onlar günahları ile cehennemi dolduracaktır. Bu fani dünyada herkesin görevi belliydi.
 Peygamber Devesi Yönelim Kuşağı  (selim çok)

Evet adım kemaldi. Olgun,kuzgun,uygun biriydim.sokaklarda şaraba başlıyordum.
 Yıkılış  (selim çok)

bugün hava müthiş soğuk.bir şiir yazıyorum aklımda. camın buharından damıttığım bir şiir.ceketimdeki banknotlar beni şiir gibi sıkıştırıyor.
 Korsan Çıkmazı  (selim çok)

uyuşuk elleri cebinde bişeyleri yokluyordu.adam köşede varlığı zor seçilir şekilde duruyor ve yaklaşmakta olduğunu doğaya belli edecek biri ya da birilerini beklediği halinden belli oluyordu.biraz sonra doğaya varlığını belli edecekti o da.
 Eli Kanlı Toplum  (cem yılmaz)

Ön yargılarla ve dogmalarla örülü duvarlar arasındaki, hayata bir anahtar deliğinden daha küçük bir delikten bakan, içleri öfke ve kin yüklü insan yığınlarının çarpıttığı geçmişiyle yüzleşen Y., annesini yıllar sonra yeniden tanıyacaktır...
 Düş Köprüsü  (Fatma Şahin)

Henüz uyku tutmamış, umutlarını kadehlere saklayanların demlendiği; ya da benim gibi uykunun korunaklı kucağına sığınanların binbir zahmetle, çişe kalktıkları saat. Ben de içtiğim çaya savurduğum paslı küfürlerle yatağımdan çıkıyorum.
 Köpeklerin Aşkı  (Şenol Durmuş)

"Aşığım ona, bana getirin onu. Onunla evleneceğim" diyordu. Hepimiz şok geçirmiştik. Şaşkınlıkla ona bakıyorduk. Ne diyordu bu Allahın belası serseri. Semtte becermediği kız kalmamıştı ama hala bu son aşkım, bu son ulan diye haykırıyordu. Üstelik peşimizde polisler varken. Zavallı iki adamın hastanede kemikleri düzelirken bir it sürüsü gibi sığındığımız bu evde adam bizlere bir anda “Aşığım” diyordu.
 İnsan Çiftliği  (Burak 'Finrod' Mollamehmetoğlu)

Boğucu... İlk izlenim bu.
10 
 Saklan!  (Lemminkainen)

Doğa artık cezalandıracak güçte değil. Sancılar içinde. Doğa gebe. Yolu gözlenen son çocuk hayır değil, yıkım getirecek. Yerin altı onun geleceği yer. Kor madenler ve ateşin arasından. Ben burada, yerin ne üstü ne de altı...
11 
 Belki, Şaşkın Olur Sonrası  (Ozan Önen ODTÜ Genç Yazarlar Topluluğu Başkanı)

"Cilalanmış fayansları batır... Takım elbiseleri batır... Karşılıksız aşkını batır... Ulaşamadığın şehirlerin gemilerini batır! Sesinin kötü olmasına aldırmadan söyle şarkını... Bağır!..Tanımadığın insana sarılamıyorsan , yastığına sarıl!.."
12 
 Pavlovun Köpekleri 2  (Şenol Durmuş)

Şimdilik iştahımız yok diyoruz. "Kalkın temizlik, tuvalet, koşar adım, marş marş".bir emir daha...Bina içersi bir anda arı kovanına dönüyor... Tabaklar kaşıklar havada uçarken toplanıyor. Bir kişi bir torbanın içindeki bez parçalarını herkese dağıtıyor. Joplar gelene geçene sallanıyor. "Koridor" diyor bir gardiyan. "Siz şuraya siz de buraya çabuk olun lan ibneler!" diye haykırıyor. Avluya fırlıyoruz.
13 
 Cafer Kalfanın İsyanı  (şenol durmuş)

Okuyucu gardaş ben Cafer Kalfa. Vallahi billahi sinirimden çıldırmak üzereyim. Zaten asabi bir adamım. Ama eşeklik ben de tabii ki. Bu yazar arkadaşın hayat hikayemi böyle yorumlayıp yazacağını bilseydim şerefsizim böyle bir işe girişmezdim. Bu nasıl yazarlık; bu nasıl insanlık? Allahı mı inkar edeyim anlamış değilim. Kabul ediyorum hikayeyi ben anlattım o da yazdı ama okuyunca perişan oldum.
14 
 Gerzekler  (Şenol Durmuş)

Ona göre insanların büyük çoğunluğu gerzek sınıfına giriyordu. Bu tip insanları gördüğünde ya da birine kızdığında ona kısaca gerzo demekten çekinmezdi. Yolda, minibüste, çarşıda, pazarda kimi görse hiç fark etmiyordu. Yeter ki öyle birisini görmesin.
15 
 Pavlovun Köpekleri  (Şenol Durmuş)

Köpekler gibi... Sayı kırk elli, bazen yetmiş. Her gün birkaç tane daha sürümüze katılıyor. Sokak köşelerinde ki çöp konteynırlarına yanaşan özgür türlerimiz bizlerden daha şanslı. İstedikleri kadar poşetleri, ekmekleri, artıkları, kemikleri parçalama şansına sahipler.Onlar şanslı ya bizler?. Bir tencerenin içinde sunulan bakliyat, sebzeden çorbadan başka seçenek yok.Daha ne isteyecekler?.Kemik mi?..Burada çok lüks.
16 
 Sefiller  (şenol durmuş)

Tekrar masaları gözden geçirmeye başladım. Acaba tanıdık biri var mıydı? Gruplar halinde insanlar homurdanarak bazıları gülerek biralarını içerken, ensesi kalın olanların masaları köfteler, balıklar, çeşitli mezelerle dolmuştu. Çoğunluğu esnaf, minibüs, taksi sahibi olan bu kişileri iyi tanırdım. Her gün sabahtan akşama kadar böyle yer içerlerdi. Bende de öyle gelir olsa tabii ki ben de yer içerdim. Yüzde sekseni sığır gibi şişman, semizdi. Suratları kanlı canlıydı. Bir domuz sürüsü gibi yaşıyorlardı.
17 
 Hilkat Garibesi  (ömer kırat)

Daha önce günlüğüme girişini yazdığım öykünün tamamı...
18 
 Topal Hayri  (Şenol Durmuş)

Yaşlı adamı belediye otobüsünde gören herhangi biri, genç, kadın hatta ondan daha yaşlı biri ona yerini verirdi. Bastonlu, tek ayağı, bir kolu sakat, tek gözlü ihtiyar acınacak bir durumdadır. Ayakta güçlükle durmasının sebeplerinden biridir ihtiyarlığı. Bir nedende sarhoşluğudur. Ağzından yayılan alkol kokusundan irkilseler de kanında dolaşan diğer maddeleri hiç kimse tahmin edemez. Yanında oturan bir yolcu eğer topal Hayri'yi tanımış olsaydı, ilk durakta bu otobüsü terk ederdi.
19 
 Yanlış Adım  (Esin Yardımlı)

Çatının sonuna kadar, kenardaki su oluğu boyunca yürüdü. Sonra durdu, son bir kez arkasındaki hiçliğe, hiçlikteki çocuğa doğru baktı. Gözlerini kazağının koluna sildi. Kollarını açtı, kafasını yukarı kaldırdı.. Tekrar yürümeye başladı.. Gözlerini kapadı..
20 
 Mavi Gül Dalı ve Uçuruma Atılan Taşlar - 3  (Hacer Aktaş)

Yorgundu.Yorgunluğun son-ucu suskunluktu.Sustu.Suskunluğuna boğuldu.Yıldızlara masal anlatırken ama masalın sonunu bir türlü mutlu bitiremezken doldu.Gözleri doldu... Mavi gül dalları arasındaki gece yürüyüşü bitmişti.Eteklerinde bir yığın yaprak,saçlarında tomurcuğa durmuş erik çiçekleri…Öylesine güzeldi gecenin içinde.Bu sadece düşteydi.Gerçekte neden hep hüzünlerdeydi?

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Tanrının Dönemeci
selim çok
Öykü > Yeraltı
Korsan Çıkmazı
selim çok
Öykü > Yeraltı
Yıkılış
selim çok
Öykü > Yeraltı
Düş Köprüsü
Fatma Şahin
Öykü > Yeraltı
Eli Kanlı Toplum
cem yılmaz
Öykü > Yeraltı
Rıfkı
Şenol Durmuş
Öykü > Yeraltı
1453.
Şenol Durmuş
Öykü > Yeraltı
Protez
Gülbahar Karakoç
Öykü > Yeraltı
Soru (N)
sirin aydin
Öykü > Yeraltı
Öldür Beni
Şenol Durmuş
Öykü > Yeraltı

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2017 | © , 2017
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.