"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"

Öykü > Yeraltı

olumsuz

Köpeklerin Aşkı

"Aşığım ona, bana getirin onu. Onunla evleneceğim" diyordu. Hepimiz şok geçirmiştik. Şaşkınlıkla ona bakıyorduk. Ne diyordu bu Allahın belası serseri. Semtte becermediği kız kalmamıştı ama hala bu son aşkım, bu son ulan diye haykırıyordu. Üstelik peşimizde polisler varken. Zavallı iki adamın hastanede kemikleri düzelirken bir it sürüsü gibi

karamsar

Tanrının Dönemeci

oklavayla yoğrulan bir bir nesil görüyorum.gözleri kanlı,akılları iltihaplı,düşleri harp malulu.ve kanlı basur kokuyor merdivenler.sansür tuzun üstünde eriyor.

olumsuz

Pavlovun Köpekleri 2

Şimdilik iştahımız yok diyoruz. "Kalkın temizlik, tuvalet, koşar adım, marş marş".bir emir daha...Bina içersi bir anda arı kovanına dönüyor... Tabaklar kaşıklar havada uçarken toplanıyor. Bir kişi bir torbanın içindeki bez parçalarını herkese dağıtıyor. Joplar gelene geçene sallanıyor. "Koridor" diyor bir gardiyan. "Siz şuraya siz de buraya çabuk olun

olumsuz

Arayış

Her Allah'ın günü o aranır. Bir önceki gün sahneden yok olmuştur. Ama ertesi gün tekrar aranır, yeniden bulunur. Bulunduğunda ise sonuna kadar, hiç acımadan o yok edilir. Onunla adeta savaşılır. İnsanı çok yorar. Buna rağmen sınırsız bir zamanla onunla gülünür, dertleşilir, bir yoldaş gibi. Ayrılma saati geldiğinde ise

heyecanlı

Adam ve Kadın

Dostoyevski keşke demenin ağırlığına şöyle değiniyor:"Aslında insanı en çok acıtan şey, hayal kırıklıkları değil. Yaşanması mümkünken, yaşayamadığı mutluluklardır.

olumsuz

İç İhtilalin Anatomisi

"Gözlerim bağlıydı.sesinden tanıyordum.gusto nun kaba sesi.brado kod adlı bu sınıf işbirlikçisi yıllardır...."

karışık

Topuklarından Omuzlarına Kadar Kadın

Umarsız yada dalgındı. Belkide bazı şeyleri konuşmaya , düşünmeye , gerek duymadan yapıyordu . Göğüslerini göstererek dolaşıyordu . Güzel ve biçimli göğüsleri ve mahallenin kadınları kin kusardı , ona . Aklını yitirmiş bir kuzgun kadar masumdu aslında. Yarı deli, çok tehlikeliydi. Ne zaman düşünmeyi bıraksa , bedeni tedirgin

karamsar

Süzülüyordu Kente O Karanlık Gece Gibi

Tepeden bakıyordu şehre,beyazlar giyinmiş o yüksek tepeden...Yirmi dört saat o beyaz elbisenin üstünde otururken kenti izliyordu o siyah lekeyle.Kucak açmıştı kimsesiz bir dağ,sarmıştı kollarıyla,unutması için bir daha hatırlamaması için basmıştı sımsıkı bağrına.Kenti dinliyordu kızaran kulaklarına aldırmadan,o kulakları sağır eden insan kalabalığının sesini.Herkes birbirine benziyordu yukarıdan bakınca,aynıydı herkes farklı

karamsar

Kötü Trip

"Ruhumda kazı çalışmaları vardı.umutsuz bir ağacın gölgesinde yıkanıyordu karamsarlığım."

üzgün

Mavi Gül Dalı ve Uçuruma Atılan Taşlar - 3

Yorgundu.Yorgunluğun son-ucu suskunluktu.Sustu.Suskunluğuna boğuldu.Yıldızlara masal anlatırken ama masalın sonunu bir türlü mutlu bitiremezken doldu.Gözleri doldu...
Mavi gül dalları arasındaki gece yürüyüşü bitmişti.Eteklerinde bir yığın yaprak,saçlarında tomurcuğa durmuş erik çiçekleri…Öylesine güzeldi gecenin içinde.Bu sadece düşteydi.Gerçekte neden hep hüzünlerdeydi?

üzgün

Şehrin Patikalarına

labirent ; Bir yönsüzlüğe doğru ilerleyen ve gözlerinde irileşen dehliz geçitlerinin karanlıklarını gizlemeye çalışan üzgün insanların...

olumlu

Jointy

Tanrı güneşi de alt etti. Ve güneş ışıklarını tanrının masasında bıraktı. Bunu gören polis ve asker gibi türlü pislik, jargoncu, yolsuz orospu çocukları ve arkalarından aleni kokuşmuşlar dünyayı terk etti. Ben kadınımın koynundayım. Durumu eşitledim ve kaybedecek bir şey kalmadı. İkimiz de toplamda yirmi gram jointy ediyoruz. Ölüm

Başa Dön